Türk-İş, DİSK ve Hak-İş neden susuyor?

Türk-İş, DİSK ve Hak-İş neden susuyor?

TEKSİF Bakırköy Şube Başkanı Çetin Yelken, işyerlerinin üniversitelere peşkeşine karşı verilen mücadelenin yalnızca Bakırköy Sümerbank için değil...

Türk-İş, DİSK ve Hak-İş neden susuyor?
TEKSİF Bakırköy Şube Başkanı Çetin Yelken, işyerlerinin üniversitelere peşkeşine karşı verilen mücadelenin yalnızca Bakırköy Sümerbank için değil, tüm Türkiye için önemli olduğunu belirterek, işçilerin her türlü mücadeleye hazır olduğunu söyledi. Çetin Yelken, "50 yılda yapılmayan, 12 Eylül'de yapılamayan saldırılar çok hızlı bir sürede yapılıyor. SSK geçti, tahkim geçti, asgari ücret geçti. Daha ne bekliyoruz? Türk-İş, Hak-İş, DİSK ne bekliyor?" diyerek, sendikaları göreve çağırdı.
Yeni saldırıların hazırlığı
Bakırköy Sümerbank'taki son durum üzerine görüşlerini aldığımız Çetin Yelken, direnişleri karşısında hükümetin geri adım attığını, ancak bunun özelleştirmenin duracağı ya da Bakırköy Sümerbank'ın kapanmayacağı anlamına gelmediğine vurgu yaptı.
"Biz çok iyi biliyoruz ki, bu geri adımda yeni saldırılara hazırlanmak gibi bir amaç var. Şu anda bu süreç yaşanıyor. Ama biz de boş durmuyoruz, hazırlanıyoruz. Güçlü olan kazanacak. Bizim de gücümüz emeğimiz, emeğimizin örgütlenmesi. Biz Bakırköy Sümerbank olarak çok kararlıyız. Ama Türkiye için aynı şeyi söyleyemiyorum. Üst üste mağlubiyetler aldık.
Eğer Avrupa'daki, Amerika'daki gibi mafya usulü sendikacılığa razı olmayacaksak, bu kadar peş peşe gelen mağlubiyetten sonra mutlaka mücadele taktiğimizi hazırlamamız gerektiğine inanıyoruz" diyen Yelken, özelleştirme uygulamalarına kamuoyunun dikkatini çekmeye çalıştıklarını bunda da başarılı olduklarını söyledi.
Herkes sahip çıkmalı
12 yıldır sıcak mücadelenin içinde olan Sümerbank işçileriyle bu bekleyiş süresi içinde de toplantılarını sürdürdüklerini aktaran Yelken, "15 günde bir mutlaka Sümerbank'ın özelinde delege toplantısı yapıyoruz. Bakıyoruz yeterli olmuyor. Çünkü iş yok, moral de bozuk. 'Ne olacağız' havası var. Onu kırmak için de yemekhanede toplantı yaptık. Ne kadar etkili olduk bilmiyorum ama işçi arkadaşların şunu anlaması gerekiyor. Bu mücadele sadece kendileri için değil, Türkiye için de çok önemli.
Aynı şeyi özel sektörde de yaşıyoruz. Özel sektörde o duyarlılığı gösteremiyoruz. Neden? Çünkü ordaki mücadele henüz Bakırköy Sümerbank'ın kimliğine ulaşmamış. Bakırköy Sümerbank ve onun gibi öncü işyerleri Türkiye'deki birçok insan için umut oldu. Bu nedenle herkes sahip çıkmalı" dedi.
Şube yönetimlerinin suçu
İşçi ve emekçileri sefalete mahkûm eden her türlü hak gaspının büyük bir hızla sürdüğüne dikkat çeken Yelken, sendikaları suçlayarak, "SSK geçti, tahkim geçti, asgari ücret geçti. Türk-İş, Hak-İş, DİSK daha ne bekliyor? Niye susuyorsunuz?" dedi. Saldırıların "günah savar, yasak savar" gibi geçiştirilemeyeceğini belirten Yelken, şube başkanlarını kastederek, şunları söyledi: "En çok kendimize ve Türk-İş'e kızıyorum. 50 yılda yapılmayan, 12 Eylül'de yapılamayan saldırılar çok hızlı bir sürede yapılıyor. Başta şube başkan ve yöneticilerinin çok büyük suçu var. Hep üste bağımlı, güdümlü, onların hatırı için konuşan onların hatırı için susan olmaktan kendimizi kurtarmalıyız."
www.evrensel.net