Sümerbank

Sümerbank'a iş yok

İşçi anne-babaya Sümerbank'tan karşılanmak üzere yılda iki kez verilen giyecek yardımlarının zamanı dört gözle beklenir...

Sümerbank'a iş yok
İşçi anne-babaya Sümerbank'tan karşılanmak üzere yılda iki kez verilen giyecek yardımlarının zamanı dört gözle beklenir, o gün geldiğinde de ayakkabıdan nevresim takımına, gömlekten battaniyeye kadar çok çeşitli malın satışa sunulduğu mağzada saatler harcanarak, çoktan belirlenmiş olan ihtiyaçlar karşılanırdı. Kalitesini kimsenin tartışamadığı sıcacık pazenlerin, tiril tiril basmaların özenle dikilerek giysiye dönüştürülmesi -özellikle de çocuklarca- sabırsızlıkla beklenir ve giyildiğinde "Ne güzelmiş, nereden aldın?" sorularına verilen "Sümerbank'tan" yanıtı, "Vakko'dan" dercesine gururla çıkardı ağızlardan.
Yıllar geçtikçe verdiği çocuk, yakacak vb. yardımları gibi giyecek yardımlarına da göz koyan devlet, işçi emekçiler için alışverişin neredeyse tek adresi olan Sümerbankları da elden çıkarmanın planlarını yaparak, sinsice uygulamaya başladı. Gözkoyduğu yerlerden biri de 950 işçinin çalıştığı Bakırköy Sümerbank'tı.
İşçilerin, fabrikalarının kapatılmasına karşı günlerce sürdürdükleri coşkulu direnişlerine sahne olan Bakırköy Sümerbank'tayız. Cumhuriyet döneminin ilk fabrikalarından olan Sümerbank, 1986'da dokumadan konfeksiyona dönüştürüldüğünde 3000 bin olan işçi sayısı, sendikanın da katkılarıyla 500'lere kadar inmiş ve 2500'e yakın işçi işten atılmış.
Paslanmış dikenli tellerle çevrili 99 dönüm arazi üzerine kurulan ve üç ana üretim ünitesinden oluşan fabrikanın dar işçi kapısından girerek, temsilcilik odasına yöneliyoruz. Burada bir süre işçilerle sohbet ettikten sonra, fabrikayı dolaşmaya başlıyoruz. Boyası dökülmüş, kırık dökük oturakların olduğu uzun ve dar bir koridordan, girişinde basılı kartların sıralandığı atölye bölümlerine çıkarken, kulaklarımız gürültülü makine seslerini duymaya hazırlanıyor. Ancak oldukça geniş alanında onlarca makinenin sıralandığı atölyelerde çalışan makine sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Fabrikada 20 gündür iş olmadığını öğreniyoruz. İşçiler sık yaşadıkları bu durumdan hoşnut değiller. Sıkılmamak için bir gömlekle bir gün uğraştıklarını söylüyorlar. İşsiz bırakılarak morallerinin bozulmak istendiğini belirten işçiler, hiçbir şeyin fabrikalarına ve işlerine sahip çıkmalarını engelleyemeyeceğini ifade ediyor.
Üç ana atölyede de durum aynı. Kumaş toplarının konulduğu çelik rafların ve kesimlerin yapıldığı metrelerce uzunluktaki masaların bomboş olduğu atölye duvarlarında '80'li yıllardan kalma, Sümerbank'ın ülke için önemini anlatan afişlerle, kalite çemberinin savunulduğu afişler dikkat çekiyor.
www.evrensel.net