Kızıl Savaşçı geri döndü!

Güney Amerika ülkelerinden Ekvador bugünlerde 13 yerli kabilesinin devrimci hareketiyle çalkalanıyor. Melezlerin ardından nüfusun ikinci büyük dilimini oluşturan yerlilerin ayaklanma olasılığı gerici Mahuad hükümetini korkutuyor. Bugün sokaklara dökülecek olan yerliler sosyalist politikalar uygulanmasını istiyor

Kızıl Savaşçı geri döndü!
"Kızgınlığın da ötesindeyiz" diye gürlüyor, Ekvador'un 13 yerli kabilesini bünyesinde toplayan radikal bir örgütün yöneticilerinden Fernando Villavicencio: "Şamanlar değişimin gelmekte olduğunu söylediler. Akbabanın yüzyılı başlıyor; Kızıl Savaşçı geri döndü."
Devlet Başkanı Jamil Mahuad'ın, 17 aylık hükümetini kurtarma çabasını tehlikeye atan son engel, Ekvador siyasi ve ekonomik krizin pençesindeyken, bir yerli ayaklanması olasılığı. Harvard eğitimli devlet başkanı, bir askeri darbeden son anda, kabinesi istifa edip orduya yaltaklandıktan sonra, sıkıyönetim ilan ederek kurtuldu. Polis her gün, Mahuad'ı kınayıp resimlerini yakan sendikacılar, işçiler, öğretmenler ve öğrencilerle çatışıyor. Ulusal para birimi sucre yerlerde sürünmekte; dolara endekslenen fiyatlar ise denetimden tamamen çıkmış durumda.
Yerliler devrim istiyor
Mahuad'ın istifası talepleri yükselirken, Ekvador'un yerli kabileleri de, devlet başkanını, tüm kongreyi ve Anayasa Mahkemesi'ni devirecek bir devrim istiyor. Yerliler, beş kişiden oluşan geleneksel bir konseyin iktidarı eline alarak, neoliberal politikalara son verip sosyalist politikalara geçmesini talep ediyorlar. CONAIE (Ekvador Yerli Milliyetleri Ulusal Konfederasyonu) üyeleri, bugün sokaklara dökülecek.
Villavicencio, "Cumartesi günü yolları kapatıp ülkeyi felç edeceğiz" diyor. "Şehirlere gıda girmediğinde devlet bizimle konuşmak zorunda kalacak. Yeterince baskı gördük. Yaşamlarımızda değişim istiyoruz. Ve bazılarımız bunun için ölmeye hazır; çünkü ölüm diktatörlükten daha iyidir."
Ekvador yerlileri güçlü geleneksel bağlara sahip. İspanyolca yerine Quechua konuşuyorlar; başkent Quito'da bile tüyler ve geleneksel kolyelerle dolaşıyorlar. Mestizosları (melezler) dışta tutarsak, nüfusun yüzde 40'ını oluşturan bu yerliler, güçlü ve giderek sesini yükselten bir grup. And dağlarından Amazon'a kadar, bu ülkenin yerlileri daha iyi bir yaşam için savaşıyor.
'Kaos yaratacağız'
Ekvador'un en büyük ikinci gazetesi El Hoy'un editörü Carlos Jijon'a göre, ülkenin yerlileri sadece radikal bir toplumsal değişim değil, aynı zamanda egemen sınıflardan tam bir özerklik istiyorlar. "Kendi topraklarının sahibi olmak ve geleneklerini sürdürmek istiyorlar" diyor Jijon. "Orta sınıf ve medya onlardan korkuyor, çünkü gerçek bir siyasi dönüşüm başaramasalar bile, kaos yaratacak güce sahipler."
Yerlilerin radikalizmi, Ekvador Katolik Kilisesi'nin bir siyasi eğitim programı başlattığı 1960'lara dayanıyor. Bundan 20 yıl sonra, Pachacutik adlı bir siyasi partiyi kurdular ve bugün kongrede birkaç sandalyeleri var. 13 kabileyi temsil eden rengarenk kaşkolunu düğümleyen Villavicencio, planlarını anlatıyor, "Taleplerimize boyun eğilene dek kaos yaratacağız. Onlara yeterince şans tanıdık, ama bizi görmezden geldiler. Halk, ikinci sınıf vatandaş olmaktan bıktı artık."
Ekvador Katolik Üniversitesi İnsan Bilimleri Bölümü'nden Profesör Milton Benitez, yerlilerin sisteme karşı kitlesel eyleme geçmesinin, ülke politikasında önemli bir değişim olduğunu belirtiyor. "Uzun bir süre boyunca olmasa da, ülkeyi felç edecek güçleri var" diyor Benitez.
Sıradan bir bağ
Ekvadorlu yerlileri birbirine bağlayan çok sıradan bir bağ var: Yoksulluk. Julio Cesar Cando 41 yaşında, ama daha yaşlı gösteriyor. Çömlekçilikten kazandığı ayda 40 dolarla geniş ailesine bakmak zorunda ve ekonomik krizin ortasında, günlük yaşamın giderek daha güçleştiğini görüyor. Sucre tamamen terkedilmeden önce enflasyon yüzde 60'larda dolaşıyordu. "Hayat hiç bu kadar kötü olmamıştı" diyor Cando. "Bir şeyler yapmak gerek. Toplumumuzda başarılı olmak zor, özellikle de yerliler için. Sokağa çıkıp eylemlere katılacak ve yolları kapatacağım, çünkü değişime ihtiyacımız var. Yerli liderlerimizin dediklerini pek anlamıyorum. Tek bildiğim, ailemin daha çok yemeğe ihtiyacı olduğu." (The Independent'tan çevrilmiştir)
www.evrensel.net