Belediyelere özelleştirme şartlı borç

Belediyelere özelleştirme şartlı borç

Dünya Bankası belediyelere verdiği 'şartlı' kredilerle belediyeleri özelleştirmeye yönlendiriyor. DB Türkiye'de belediyelerin aldığı kredilerin yüzde 67'sini karşılıyor.

Belediyelere özelleştirme şartlı borç
Gökhan Biçici
Son yıllarda kamu iktasadi teşekküllerininin yanı sıra yerel yönetimlerin kuruluşları da özelleştirme kapsamına alındı. Özellikle 1984 yılına kadar kamudan kendilerine aktarılan kaynakla hizmet üreten belediyeler, İller Bankası tarafından verilen paranın belediye kaynaklarının ancak yüzde 15'ini karşılayabilir hale gelmesiyle, yabancı sermayeye bağımlı hale getirildiler. Ve belediyelere çözüm olarak özelleştirmenin dayatılmasına başlandı.
Belediyelerin sorumluluk alanına giren kentsel altyapı hizmetlerinin vaat ettiği rantın da etkisiyle hızla piyasaya açılan bu alanın en önemli müşterileri ise yabancı tekeller oldu.
Bu süreci şekillendiren ise Dünya Bankası oldu. Verdiği 'şartlı' kredilerle belediyeleri özelleştirmeye yönlendiren DB Türkiye'de belediyelerin aldığı kredilerin yüzde 67'sini karşılıyor.
Bu da DB'nin, kendisiyle kredi ilişkisine giren belediyeleri üzerinde giderek daha fazla hakimiyet kurduğunu; özelleştirme, taşeronlaştırma dayatmaları için güç kazandığını gösteriyor.
Ödenmeyen borçların yüzde 82'si belediyelerin
Geçtiğimiz ay yayınlanan Hazine Müsteşarlığı verileri, son yıllarda ortaya çıkan bu tablonun boyutlarını çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Hazine Müsteşarlığı verilerine göre, belediyelerin kullandığı kredilerin ve borçların toplam Hazine garantili borçlar içerisindeki oranı yüzde 35'e ulaşmış durumda. Haziran 1999 itibariyle toplam 5,9 milyar dolara ulaşan garantili ya da devirli borçlardan vadesi geldiği halde ödenmeyenlerin tutarıysa ekim sonu itibariyle 3 milyar dolar, yani 1.55 katrilyon lira. Bu 3 milyar dolarlık ödenmeyen borçlar içerisinde belediyelerin payının yüzde 82'lere ulaştığı da dikkate alındığında, belediyelerin nasıl bir yükle karşı karşıya kaldığı daha iyi anlaşılıyor.
Dışa bağımlılıktaki artış trendi olarak da okunabilecek bu rakamların tek zararıysa ifade edildiği gibi belediyelerin ödemeler dengesini veya nakit para akışını bozulmasından gelmiyor.
Krediler Dünya Bankası'ndan
"Yerelleştirme, yabancılaştıma, özelleştirme" olarak da tanımlanabilecek bir kıskaca alınan yerel yönetimler, kamu hizmetleri alanını piyasaya açmaya zorlanarak, bu hizmetlerinin tasfiyesi amaçlanıyor. Bu da kredi 'kırbacı' kullanılarak yapılıyor. Borç veren kurumların en önemli şartının özelleştirmenin hızlandırılması ve başta altyapı olmak üzere, önemli hizmetlerin piyasaya ve yabancı sermayeye açılması olması, bu politikanın bir yansıması olarak ortaya çıkıyor. Öyle ki kredi verenin projeye yönelik belirlediği şartlar nedeniyle, yerel yönetimler tam bir yabancı sermaye kuşatmasına uğramış durumda. Bu kuşatmadaki aslan payı ise Türkiye'de yerel yönetimlerin kullandığı kredilerin yüzde 67'sini veren Dünya Bankası'na ait.
Geçtiğimiz hafta özelleştirileceği açıklanan EGO'nun, Ankara Belediyesi ve ASKİ'yle birlikte en çok Hazine garantili dış borç kullanan kurumlardan birisi olması, özelleştirme girişimiyle, dış bağımlılık arasındaki ilişkiyi de gündeme getirdi.
İzmir'de yaşanan ÇALBİR deneyimi de, EGO'ya ilişkin şüphelerin hiç de yersiz olmadığını gösteriyor. 1998 Mayısı'nda Dünya Bankası'yla 13,1 milyon dolarlık bir kredi anlaşması imzalayan Çeşme ve Alaçatı belediyelerinin kendi aralarında oluşturdukları ÇALBİR adlı yerel yönetim birliği, bu anlaşmanın hükümlerine göre, belediyelerin temel amacı olan altyapı ve hizmetlerini kendi bünyesinde toplayacak. İşletmecilik alternatifi yaratılması dayatması ile birlikte verilen kredi hükümlerine göre ayrıca, "yeni bir kurumsal yapılanma gerçekleştirmek", "hizmetlerin etkinliğini özel işletmeci tarafından idare edilerek artırmak" durumunda kalacak. Anlaşma uyarınca ayrıca verilen kredinin yüzde 30'unun ise hizmetin özelleştirilmesi için kullanılması isteniyor. Bu da DB'nin altyapı kredileri vermesindeki asıl amacın özelleştirme olduğunu ortaya koyuyor.
www.evrensel.net