Banliyö hatlarının devri

   özelleştirmeye hazırlık amaçlı

Banliyö hatlarının devri
   özelleştirmeye hazırlık amaçlı
TCDD'de 'Yeniden Yapılandırma' adı altında başlatılan özelleştirme ve taşeronlaştırma uygulamaları sürüyor. 1999'un son haftalarında gündeme gelen banliyö hatlarının Büyükşehir Belediyesi'ne devri projesinin de bu TCDD'nin özelleştirilmesinin önemli bir aşaması olarak değerlendiriliyor. Protokolü imzalanan bu devrin bir sonraki aşaması, bu hatların Ulaşım AŞ'ye satılması olacak.
Haydarpaşa Tren Garı'nda çalışan Demiryol-İş üyesi işçiler de bu devir kararına karşı çıktılar. Demiryollarının parça parça özelleştirildiğini belirten Abidin Ardınç adlı işçi, "Örneğin, çamaşırhaneyi özelleştiriyorlar. Demiryolunun altyapısını, elektriğini, suyunu, elemanını kullanarak kâr elde ediyorlar. Şu an ise banliyö hatlarının Büyükşehir Belediyesi'ne satılması gündemde. Bu anlaşma sağlanmış. Belediyenin ise bu hattı Ulaşım AŞ'ye satacağı söyleniyor. Böyle tek tek, parça parça özelleştirilerek günün birinde sıra atölyelere gelecek. Sonra da tüm TCDD özelleştirilerecek. Ve biz bunun tedirginliğini yaşıyoruz" dedi.
Sendikalar sessiz
Sendikaları Demiryol-İş'in özelleştirme uygulamalarına karşı yeterli tepki göstermediğini ya da sessiz kaldığını söyleyen Ardınç, örgütlü oldukları Haydarpaşa Şubesi'nde yönetimin değiştiğini, ama durumun değişmesi için tabandan tepki geliştirilmesinin şart olduğunu vurguladı: "Bunları böyle başıboş bırakırsak asla değiştiremeyiz. Bizim tabandan iteklememiz lazım. Fakat işçiler yıldırılmaya ve sindirilmeye çalışılıyor. Bu işyerinin yüzde 50'si emekliliği gelmiş işçilerden oluşuyor. Böylesi bir işyerinden tepki gelmesi zor. Tabanda tepki olmayınca da sendika ağaları yerinde oturuyor. Zaten onlar günü kurtarma derdindeler." "Özelleştirme düpedüz ekmeğimize saldırıdır" diyen Ardınç, çözümün örgütlenmekten ve mücadele etmekten geçtiğini belirtiyor.
Tren kazaları artacak
İşyeri temsilcisi Abdullah Koçak banliyö hatlarının özelleştirilmesinin olumsuz sonuçlar getireceğine dikkat çekerek, tren kazalarının daha da artacağını söyledi. Koçak, demiryolu taşımacılığının geliştiği ülkelerde bile bu sonucun yaşandığını belirterek, İngiltere'de aynı nedenle meydana gelen kazaları hatırlattı.
Banliyö hatlarının devrinin özelleştirmeye yumuşak geçiş amacı taşıdığını belirten işyeri temsilcisi Tuncay Velioğulları da şunları söyledi: "Banliyö hatları belediyelerin üstesinden geleceği bir iş değil. Bu iş için 500 milyon dolarlık bir yatırım gerekiyor. Metronun bitirilmesi için belediyenin 80 milyon dolara ihtiyacı varken bu parayı nasıl temin edecek. Belediye bu yatırımı yapabilecek durumda değil. Fakat sermayedarlar olması için baskı yapıyor. Çünkü daha sonra bu hat Ulaşım AŞ'ye devredilecek."
Fatura işçiye ve halka
Özelleştirmenin örgütlenmeye yönelik en önemli saldırı olduğunu ifade eden Velioğulları, TCDD'ye bağlı işyerlerinde özelleştirmenin nasıl hayata geçirildiğini şu sözlerle anlattı: "TCDD'de bir işyeri özelleştiriliyor ve oranın işçileri başka bir atölyeye getiriliyor. Bu böyle sürüyor ve bir gün gelecek atölye kalmayacak, hepimiz kapının önüne konacağız. Ve o zaman iş işten geçmiş olacak. Şu an yol atölyesinin kapatılması kararı çıkmış. Bu sürüp gidecek."
Özelleştirmenin faturasının sadece demiryolu işçilerine değil, halka da ödettirileceğini ifade eden Velioğulları, özelleştirildikten sonra küçük ve kâr getirmeyen istasyonların kaldırılacağına, fiyatın artırılacağına dikkat çekti.
www.evrensel.net