Kamu emekçileri

Kamu emekçileri

   direngen bir KESK istiyor

Kamu emekçileri direngen bir KESK istiyor
Sultan Özer
Hükümet ülke kaynaklarının ulusal ve uluslararası sermayeye akıtılması için büyük çabalar harcarken, emek örgütleri ise mücadeleyi yeterince öremedi. Bu emek örgütlerinden birisi olan KESK, sermayenin saldırılarına karşı mücadeleyi önüne hedef koyup, örgütsel yapısını değerlendirme ve kendini sorgulama kararı aldı. KESK GYK'sının 21-22-23 Ocak günleri yapacağı toplantıda, hem KESK'in örgütsel yapısı, karar alma ve uygulama süreçleri, işyeri örgütlenmelerinde karşılaşılan sorunlar ele alınacak hem de sermayenin saldırılarına karşı mücadele yöntemleri tartışılacak.
KESK'e bağlı sendikalarda bu gündemli toplantı ve tartışmalar ise sürüyor. Görüşlerine başvurduğumuz bazı şube başkanları, KESK GYK'sının ve bütün olarak KESK'in sorgulanması gerektiğini dile getirdiler. Hükümetin IMF direktifli saldırılarının önümüzdeki dönemde de süreceğini ve başta uyum yasaları ve 'sahte sendika yasası' olmak üzere saldırı yasalarının çıkarılacağının görüldüğünü kaydeden şube başkanları, buna karşı KESK'in on yıllık fiili ve meşru mücadele zeminine uygun, aktif, kararlı, sistemli bir mücadele sergilemesi gerektiğinin altını çizdiler.
Haber-Sen Ankara Şube Başkanı Abdullah Kahraman, saldırıların böyle sürmesi halinde bırakın kamu emekçilerinin grevli toplusözleşmeli sendika hakkını, işçilerin bile toplusözleşme haklarını kullanamayacaklarını söyledi. Kahraman, "Özelleştirme saldırısı toplumun her kesimine yönelik bir saldırı. Bunun için işçiler ve kamu emekçilerinin ortak karşı çıkışı örgütlenmeli" dedi. "KESK'in ya da diğer örgütlerin tek başına yaptığı eylemlerin karşılığını bulmadığı, üstelik tabanda bir soğukluğu, yılgınlığı da beraberinde getirdiği" değerlendirmesini yapan Kahraman, işyerlerinden başlayarak ciddi bir genel grevin örgütlenmesi için çalışmalar yapılmasını önerdi.
'Taban hazır değil' söylemi
KESK'in önümüzdeki dönemde çok direngen ve kararlı tavır koymasının zorunlu olduğuna işaret eden Tüm Sosyal-Sen Ankara Şube Başkanı Ahmet Ersun Genç ise, KESK'in aldığı kararların arkasında durması gerektiğini söyledi. KESK'in içinde bulunduğu durumu, "devletle uzlaşmacı tavır içine giren bir yönelim" olarak değerlendiren Genç, bunun alınan kararlarda da görüldüğünü ifade etti. "Taban hazır değil" söyleminin terk edilmesini isteyen Genç, "Toplantıda hata ve zaaflar ortaya çıkartılarak, KESK'in tabana güven veren, tabanı harekete geçirecek bir önderlik durumuna gelmesi sağlanmalı" diye konuştu.
Eğitim-Sen Ankara 2 No'lu Şube Başkanı Nazım Alkaya, toplantıda hem sorunları tartışıp masaya yatırmanın hem de neler yapılabileceği konusunun ele alınacağını söyledi. Temel noktanın işyeri örgütleri ve karar alma süreçlerinde karşılaşılan sorunlar olduğunu dile getiren Alkaya, bu doğrultuda eğitim ve örgütlenme çalışmalarına özel bir önem vermek ve mücadele sürecini daha derinleştirerek götürmek gerektiğini belirtti.
Bedel ödeten bir KESK
KESK GYK'sının hantal bir yapıda olduğunu belirterek, daraltılmasını ve yerine genişletilmiş başkanlar kurulu gibi bir yapılanmanın oluşturulmasını öneren Enerji Yapı Yol-Sen Ankara 1 No'lu Şube Başkanı Sefa Koçoğlu ise, KESK'in daha demokratik merkeziyetçi, daha disiplinli, daha derli toplu olmasına işaret ederek, hak alan bir örgüt olmak için çaba harcanmasını istedi. KESK'in sınıf bilincine uygun bir konuma getirilmesinin önemine vurgu yapan Koçoğlu, kendilerini çetin bir mücadelenin beklediğini ve KESK'in bedel ödeyen değil, bedel ödettiren bir örgüt olması gerektiğini kaydetti.
www.evrensel.net