Sabit ücret yasadışı

Sabit ücret yasadışı

İki cep telefonu abonesi, "sabit ücret" adı altında alınan paranın istenemeyeceğinin tespiti ve şu ana kadar ödedikleri paranın tahsili için Turkcell ve Telsim şirketleri aleyhinde dava açtı.

Sabit ücret yasadışı
Hikmet Gürbüz ve Oğuzhan Akyol adlı telefon aboneleri, kullandıkları cep telefonu için "sabit ücret" adı altında alınan paranın istenemeyeceğinin tespiti ve şu ana kadar ödedikleri paranın tahsili için Turkcell ve Telsim şirketleri aleyhinde dava açtı.
Davacıların avukatı Sermin Gürbüz tarafından hazırlanan ve sulh hukuk mahkemesine verilen dava dilekçesinde, davalı Turkcell'in hizmetten yararlanmak isteyen abonelere tek tip abonelik sözleşmesini imzalattığı ifade edilerek, sözleşmeye göre, abonelerden "sabit ücret" adı altında her ay 2 milyon 173 bin 913 lira tahsil ettiği bildirildi. Sabit ücret adı altında alınan bu paranın neye karşılık alındığının belli olmadığı ve yasal dayanağının bulunmadığı kaydedilen dilekçede, 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu'na 4000 sayılı kanunla eklenen ek 18. maddede, "Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi ile lisans ve ruhsat alan sermaye şirketlerinin yapacağı iş ve hizmetlerin karşılığı olarak alınacak ücretler ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslar, Ulaştırma Bakanı'nın onayı ile yürürlüğe konulur" hükmünün yer aldığı vurgulandı. Dilekçede, şöyle devam edildi:
Yasal dayanağı yok
"Ulaştırma Bakanlığı'nca hazırlanan Katma Değerli Telekomünikasyon Hizmetleri Lisans Yönetmeliği'nin 4. bölümünde tarifeler ile ilgili hükümler yer almaktadır. Bu bölümde yer alan 38. maddeye göre bakanlık, işletmeciler tarafından uygulanabilecek azami fiyatları belirlemeye yetkilidir. Bakanlık, bu maksatla işletmecinin yapacağı katma değerli hizmetin özelliğini göz önünde bulundurarak ve işletmecilerin de görüşünü almak suretiyle azami fiyatların saptanmasında kullanılacak usul ve esasları tespit eder. İşletmeciler yatırım maliyetlerini, faiz, işletme ve bakım giderlerini değerlendirmeye alarak bakanlığın belirlediği üst sınıra kadar fiyatı tespit etmekte serbesttir."
Dava dilekçesinde, yasa ve yönetmelik hükümlerine bakıldığında sabit ücret adı altında hiçbir düzenlemeye yer verilmediğinin ve ücretten "lisans ve ruhsat alan sermaye şirketlerinin yapacağı iş ve hizmetlerin karşılığı olarak" söz edildiğinin görüldüğü belirtilerek, "Bu hükümler karşısında ancak iş ve hizmetin karşılığının tarifeye konulabileceği, hukuk bakımından iş ve hizmetin karşılığı olmayan ve ne amaçla alındığı da belli olmayan sabit ücret adı altında alınan paranın tarifeye konulamayacağı açıktır" denildi.
www.evrensel.net