Depremzede öğrenci

   bürokrasi engeliyle boğuşuyor

Depremzede öğrenci
   bürokrasi engeliyle boğuşuyor
Muzaffer Özkurt
Deprem bölgesinde bulunan okulların açılacağı yönünde açıklamalar yapılırken, depremzede öğrenciler sadece okulların açılması kararı almanın hiçbir sorunu çözmeyeceğini düşünüyor. Özellikle, bölge dışından okumaya gelen öğrenciler ciddi bir kalacak yer sorunu ile karşı karşıya. İkametgah, belge ve evrak alma sorunu gibi bürokrasi engelleri nedeniyle depremzedelere tanınan birçok haktan yararlanamayan öğrencilere, onlarca engel çıkarılıyor.
Başka ilde yaşayan birçok öğrencinin, okullarını bırakmaya karar verdiği, ya da "nerede kalacağım" kaygısıyla gelmekten korktuğu ifade ediliyor. Öğrenciler, birçok arkadaşlarının artık okula gelemeyeceğini söylediğini ifade ediyor.
Adapazarı'nda bulunan Meslek Yüksekokulu Turizm Bölümü birinci sınıf öğrencisi Vildane İlkaya, Adapazarlı olduğunu ve okullarının 28 Şubat'ta açılacağının söylendiğini dile getirerek, "Okulların açılmasını istiyoruz. Ama tüm yurtlar yıkıldı ve öğrencilerin yerleşim problemlerinin çözümü için hiçbir şey yapılmadı" diyor.
Prefabriklere kira isteniyor
Pek çok yerde yapılan prefabrik evlerin öğrencilere kiralanmak istendiğini anlatan İlkaya, bu evlerin peşin alınan yıllık kiralarının 600 milyon lirayı bulduğunu anlatıyor. İlkaya, deprem bölgesinde yaşıyan gençlerin hiçbir sosyal faaliyetlerinin olmadığına dikkat çekerek, okulların bir an önce açılmasını istediklerin aktarıyor. Harç ödemelerinde deprem bölgesinde bulunan öğrencilere kolaylık tanınması ve bir öğrenciye yetecek kadar burs verilmesini istediklerin belirten İlkaya, bu konuda devlet tarafından hiçbir girişimde bulunulmadığından yakınıyor. Bir dönemlerini kaybettiklerini ve bundan dolayı geri kaldıklarını ifade eden İlkaya, öğrenciler başka okullara gönderilerek telafi olanağı olduğu halde, bunun gerçekleştirilmediğini söylüyor.
Düzce'de kalacak yer yok
12 Kasım depreminde büyük hasar gören Düzce'de de benzer bir durum söz konusu. Düzce'de de üniversitelerin 17 Ocak'ta açılacağı söyleniyor. Düzce'de bulunan yurt kapasitesi 450 iken bunun yanına 180 kişilik ek bina yapıldığı belirtiliyor. Toplam kapasitesi 630'u bulan yurda karşılık ise yaklaşık 5000 öğrenci var. Üstelik var olan yurt koşulları da çadırlarda yaşamaktan aşağıya kalmıyor, çünkü öğrencileri buraları "Hayvanlar dahi yaşamaz" diyerek nitelendiriyorlar.
Okullar sorunla açılacak
Mağdur öğrencilerden birisi de Düzce Teknik Eğitim Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Adnan Şengül. Kirada oturduğu evin yıkıldığını belirten Şengül, muhtarlığın kendisine ikametgah vermediğini, bu nedenle kriz merkezinin kendisine zorluk çıkarttığını belirtiyor. Şengül, yaşadıklarını şöyle anlatıyor: "Bana fatura ya da ikametgah getir diyorlar. Ben yeni taşındım. Öğrenci olduğum için de ikametgahımı buraya aldırmamıştım. Bu nedenle bana zorluk çıkartıyorlar" diyen Şengül, öğrenciler için hiçbir çalışmanın yapılmadığını, okulların açılması durumunda öğrencilerin pek çok sorunla boğuşması gerektiğini kaydediyor. Deprem bölgesinde yaşayanlarla aynı imkânlardan faydalanmak istediklerini ifade eden Şengül, "17 Ocak'tan sonra nerede kalacağız? Çadırda mı kalacağız? Öğrencileri mağdur durumda bırakıyorlar".
Bir çadırda 200 kişi
Lise ve ilköğretim okullarındaki öğrenciler de aynı mağduriyeti yaşıyor. Çünkü çocuklarını okula göndermek isteyen depremzedeler, yaşama savaşının yanında çocuğuna defter, kitap ve giyecek sağlamak zorunda kalıyor. 17 yaşındaki Düzce Lisesi 1. sınıf öğrencisi Ender Kurnaz, yıkılan binalarının önüne 11 tane çadır koyduklarını ve ileride öğrenimlerine burada devam etmek zorunda kalacaklarına dikkat çekiyor.
Okullarında kayıtlı öğrenci sayısının 2000 olduğunu anlatan Kurnaz, "Bu çadırlara nasıl sığacağız, nasıl öğrenim göreceğiz bilemiyorum. Okullar için 12 Ocak'ta açılacak diyorlar. Açılacak bir şekilde, ama nasıl açılacak?" diye soruyor. Öğretmenlerin depremden sonra tayinlerini alarak gittiklerini belirten Kurnaz, okullarında sadece 10 tane öğretmen kaldığını söylüyor.
Çok geri kaldık
"Eğitim olarak çok geri kaldık. Bize yardımcı olmak istiyorlarsa, en başta öğretmen sağlasınlar ve prefabrik okullar kursunlar" diyen kurnaz, Endüstri Meslek Lisesi'nde okuyan arkadaşlarının çok güçlük çektiğini, 50 kişilik çadırlarda üç sınıf bir arada 200 kişi ders görmeye çalıştıklarını ifade ediyor.
Hava şartlarının kötülüğünden yakınan Kurnaz, "Soğukta çadırda nasıl eğitim görülür bilemiyorum" diyor. Kurnaz, son olarak maddi sıkıntı içinde olduklarını söyleyerek, "İnsanlar defter mi alacak, kitap mı alacak bilemiyor. Bütün ders araçlarımız ve kıyafetlerimiz enkaz altında kaldı. Ders araç ve gereçlerini devletin sağlaması gerekiyor" diyor.
www.evrensel.net