Olmayan hakların tanıtımı kampanyası

Olmayan hakların tanıtımı kampanyası

Türkiye'deki 28 milyon çocuktan 12 milyon 723 bin 59'u, "yazılı" olan hakları çalınmış olarak yaşamak zorunda bırakılıyor.

Olmayan hakların tanıtımı kampanyası
Rojda İldan
" İstanbul'a dokuz yıl önce geldik biz. Babam vefat ettiği için Şırnak'tan buraya taşındık. Şimdi izin verseler giderim. Oranın toprağını, suyunu çok özledim. Burayı hiç sevmiyorum. Çünkü çok zorluklar var burada. Fakirleri bırakın zenginler bile çok sıkıntı çekiyor. Bizleri tanıyorsunuz işte. Bizler okumak istediğimiz için yargılanıyoruz. Altı arkadaşız. 2000 yılında çocukların haklarını konuşacaklarmış. Sanki bu memlekette başka sorun kalmadı da çocuk haklarını konuşacaklar? Türkiye Avrupa Birliği'ne girerken konusu çocuk mu olacak? Mafya adamları birinci duruşmalarında beraat ediyorlar, beraatleri isteniyor. Okumak isteyen çocuklar ise mahkemelerde yagılanıyor. Bu memlekette çocuklar, hakkını arayamayacak mı? Çocuklar hakkını arayamazken çocuk haklarını mı konuşacak onlar? Biz kötü bir şey yapmadık. Bunu herkes biliyor. Ailemiz de, arkadaşlarımız da, öğretmenlerimiz de, müdürümüz de bizim haklı olduğumuzu söylüyor. Bir öğrencinin en doğal hakkıdır okumak, öğretmen istemek. Bunu onlar suç olarak görüyorlar. Kendileri konuşmasınlar, çocuklara söz hakkı tanısınlar. Türkiye'de çocukların çoğu okuyamıyor, örneğin sokak çocukları. Haklarımız var, ama çoğumuz kullanamıyoruz. Bu hakları kullanmayı istedik, kullandık. Yargılanıyoruz. Yeni yılda herkesin haklarını kullanmasını istiyorum."
Yukarıdaki satırları yazan G.Ü. şu anda üç yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor. G.Ü. eğitim haklarını istedikleri için eylem yapma haklarını kullanan ve bu yüzden de haklarında üç yıla kadar hapis istemiyle dava açılan Atatürk Eğitim Çiftliği İlköğretim Okulu öğrencilerinden biri. Onlar, çocuk hakları ihlallerinin zihnimizde yer eden en son örnekleri. Bize 'haklarını tanıdıklarını' ama Türkiye'de 'hakkın olmadığını' söyleyen, onlardan biri G.Ü.
Görünen 12 milyon
İstatistikler G.Ü. ve arkadaşları gibi seslerini duyuramasalar bile Türkiye'de yazılı olan haklarını kullanamayan milyonlarca çocuk olduğunu, Türkiye'deki 28 milyon çocuktan 12 milyon 723 bin 59 çocuğun haklarının çalınmış olduğunu gösteriyor. Hakları çalınmış olan bu çocukların 12 milyonu işçilik yapıyor. Bu 12 milyon çocuğun yaşları 6 ile 14 arasında değişiyor. Yani ülkemizdeki 12 milyon çocuk eğitim, dinlenme ve doğru gelişim hakkını 'hayatta kalmak için çalışmalıyım, ekmek aslanın ağzında' diyerek kullanamıyor. İstatistikler sokakta yaşayan çocuk sayısının 21 bin olduğunu da belirtiyor. 21 bir rakamı da eğitim, doğru gelişim, dinlenme haklarıyla beraber barınma hakkı da elinden alınmış olan 21 bin sokak çocuğu olduğunu vurguluyor. İstatistikler yine 700 bin çocuğun kimsesiz, 2059 çocuğun ise 'suçlu' olduğu için dört duvar arasında olduğunu söylüyor. Bu rakamlar sayılanları, görülenleri ifade ediyor, görünmeyen ama hakları ellerinden alınan belki bir 12 milyon daha çocuk var ülkemizde.
Organizatör SHÇEK
Çocukların 'hak'sızlıklarının had safhaya vardığı bu yıl Türkiye bütün bir yıl sürecek olan bir kampanyaya imza atıyor. "Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin Tanıtımı Kampanyası". UNICEF'in isteği doğrultusunda düzenlenen bu bir yıllık kampanyanın amacı ise çocuklara ve çocuk olmayanlara çocuk haklarının tanıtılması. Peki bu kampanyayı yürütme işini kim üstlenecek? UNICEF bu işi çocukları koruma ve kollamada üstüne olmayan, kurumlarında tecavüz ve dayağın eksik olmadığı Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK)'na vermiş. UNICEF'in ültimatomu doğrultusunda her ilin İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü sivil toplum örgütleriyle beraber kampanyayı kendi ilinde örgütleyecek.
www.evrensel.net