Boğaz güvenliği tehlikede!

Boğaz güvenliği tehlikede!

Çanakkale ve İstanbul boğazlarını, kıyılarına dikilecek radar kuleleri tehlikesi bekliyor. Kulelerin ihalesinin, sabıkalı bir ABD'li firmaya verilmesi ise ayrı bir tehlike oluşturuyor.

Boğaz güvenliği tehlikede!
Özlem Albayrak
Denizcilik Müsteşarlığı Muhabere ve Elektronik Dairesi Başkanlığı'nın, Çanakkale ve İstanbul boğazlarında güvenli geçişi sağlayacağı iddiasıyla, Kültür Bakanlığı'nı ulusal hakemle devre dışı bıraktıktan sonra yapımına başladığı radar kuleleri için yargı süreci başladı. İnşaat yasağı bulunan Boğaziçi SİT alanına, doğal dokuyu bozacak şekilde, yükseklikleri 40 metreyi bulan radar kulelerinin yerleştirilmek istenmesi, mart ayından beri Kültür Bakanlığı, Denizcilik Müsteşarlığı ve mimarlar arasında tartışılıyor.
"Boğazlardan radar sistemi ile güvenli geçiş sağlanabileceği" iddiasıyla yapılmaya çalışılan "Gemi Trafik Yönetim ve Bilgi Sistemi" Boğaziçi SİT alanın kıyı kuşağına 40 metreyi bulan 17 radar kulesi ve 2000 metrekarelik büyük bir yönetim binası kurulmasını öngörüyor. İTÜ Vakfı adına Ragıp Buluç'un hazırladığı radar kuleleri, Kanlıca İskelesi bitişiğine, Kandilli'deki Edip Efendi Yalısı'nın bahçesine, Üsküdar'daki Şemsi Paşa Camisi yanına yapılacak. Bu yerlerin imar yasağının bulunduğu bölgeler olduğuna dikkat çekiliyor. Ayrıca, Ahırkapı'da Topkapı Sarayı'nın tam önüne dikilmesi planlanan radar kuleleri, Çanakkale Bogazı'nda ise birinci derece arkeolojik SİT'lerde inşa edilecek.
Projenin hayata geçirilmesi için Kültür Bakanlığı'na bağlı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun izninin alınması gerekiyordu. Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığı Muhabere ve Elektronik Dairesi Başkanlığı 3 Mart 1999 tarihinde İstanbul Boğaziçi'nde Radar Kuleleri ve Tesisleri kurmak için İstanbul 3 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'na başvuruda bulundu. Ancak Kurul, Müsteşarlığın mart ve nisan aylarında yaptığı izin başvurularını, projeyi Boğaziçi'nden tanker geçişini meşru ve devamlı kılacak girişimler olarak tanımlayarak reddetti. Kurul'un farklı tarihlerde yapılan başvurulara karşı verdiği kararlarda İstanbul ve Boğaziçi'nin sadece ulusal yasalarla değil uluslararası anlaşmalara göre de korunması gereken bir SİT olduğu hatırlatıldı.
Bakü-Ceyhan projesi
Kurul'un kararında, "Kurulumuzun 17.03.1994 tarih ve 6466 sayılı kararında da belirtildiği üzere ulusal ve evrensel ölçekte korunması gerekli bir dünya mirası niteliğindeki Boğaziçi'nin petrol tankerlerine geçiş yolu olamayacağına ve hükümetlerin de bu sorunu çözmek üzere Hazar ve Kafkas petrollerinin Akdeniz'e boru hattıyla taşınması yönünde ciddi hazırlıklar içinde olmasının dikkate alınması gerektiğine, bu nedenle Boğaziçi'nden tanker geçişini meşru ve devamlı kılacak girişimlerin yukardaki temel koruma ilkesiyle çelişen yönünün irdelenmesi" gerektiği belirtilerek proje geri çevrildi.
ABD'nin baskısı ile AGİT Zirvesi'nde büyük gürültü koparılarak imzalanan ve petrol tankerlerini gereksiz hale getirecek Bakü-Ceyhan projesine rağmen, Hükümet, yine ABD'nin baskısıyla Boğazlar'dan tanker geçişini sürekli kılacak projeyi hayata geçirmek için elinden geleni yaptı.
www.evrensel.net