Ya paranı ya canını

Yeni bir devinime gebe olan dünyada kapitalizm yolun sonunda ancak şimdilik uzatmaları oynamayı sürdürüyor.

Ya paranı ya canını
Yaşar Öztürk
Bir televizyon programında Sakıp Ağa, SA şirketlerinin dünyaya açıldığını, uluslararası şirketler ile evlilikler yaptıklarını ballandıra ballandıra anlattıktan sonra yakın bir gelecekte dünyayı bir avuç şirketin yöneteceğini söyledi.
Avrupalı olmanın (!) sarhoşluğu içindekiler ve onların vokalistleri liberal gazeteciler "Tarihin sonu geldi" diye bayram edip duruyorlar. Sorun tarihin sorunu mu? Kapitalizmin sonu mu? Yeni bir devinime gebe olan dünyada kapitalizm yolun sonunda ancak şimdilik uzatmaları oynamayı sürdürüyor. Fırtınanın koptuğu yerlerde şimdi başka rüzgârlar estiğinin en inkâr edilmezi WTO'nun toplantısındaki gelişmeler değil mi?
Yazın Yayıncılık "Ya Paranı Ya Canını", "Dünya Bankası ve IMF'nin Üçüncü Dünya Politikaları" adı altında Eric Toussaint'in çok önemli bir çalışmasını yayınladı. Meral Berberyan'ın Türkçeye kazandırdığı kitap, son yıllarda Türkiye'nin talanı planlarının aslında dünyayı talan etmenin bir parçası olduğunu gözler önüne seriyor. 364 sayfalık kitap XVIII bölümden oluşuyor. Önsöz, giriş ve yazarın Türkçe basım için yazdığı önsöz dışında kitabın sonuna eklenen Zamandizin Dünya Bankası/ IMF ve Üçüncü Dünya Ülkeleri ve sözlükçe, kitabı, el altında tutulması gereken bir yapıt haline getirmiş.
Kitabın adı "Ya Paranı Ya Canını" olmasına karşın Evrensel Yayınları arasında çıkan Kapitalizmin Kara Kitabı'nı da okuyunca insanın içinden bu kitabın adı "hem paranı hem de canını" olmalı demek geliyor.
Kitaba önsöz yazan Le Monde Diplomatique, yazarı Christian de Brie. "Çağdaş tarih, dünyanın çokuluslu şirketlerden oluşan sayıları giderek azalan devasa şirket toplulukları tarafından fethinin tarihidir. Bu şirket toplulukları piyasaları denetim altına almak için daimi bir savaşa girişiyor ve tüm insani etkinlikleri kâr etme mantığına bağlı kılma eğilimi gösteriyor." Bu mantık yediden yetmişe iliklere işledi. Erol Simavi Hürriyet grubunun Aydın Doğan'a satılması sırasında araya giren çok yakın bir dostunun bu işten komisyon aldığını duyduğunda çok şaşırıyor. Bir başka örnek ise yıllarca yürüttüğü kazı çalışmaları sırasında yöre köylüsüne eğitimden sağlığa, köy ormanından, kurduğu kooperatif ile köyün el dokumalarını dünyaya taşıyan katkıları olan Prof. Dr. Halet Çambel'in tespiti "Para Allah oldu". Bireysel hırs ve kâr etme mantığı toplumsal çıkarı bir tarafa itiyor.
Kitabın giriş bölümünde 45 maddeden oluşan bir metin aslında kitabın özeti ve vermek istediği mesajın bildirgesi sayılabilir. Eric Toussaint Türkçe basım için yazdığı önsözde üç alternatiften yola çıkıyor. "Birincisi Güney-Güney ticaretinin kalkınması alternatif için temel bir unsur teşkil etmektedir. İkincisi Tobin Vergisi. / Sermayenin vergilendirilmesi/ Üçüncüsü insanlık için öncelikli hedeflere ulaşmak için gerekli tedbirleri kim uygulayabilir, sorusunun yanıtı." Üçüncü Dünya halklarının çok fazla geri ödeme yaptığını, dünya nüfusunun çoğunluğunun gelirlerinin düştüğünü, zenginliğin küçük bir azınlığın elinde toplanmasının ivme kazandığını, şirket alım/ birleşmelerinin hızlandığını, özel aktörlerin balonlarının söndüğünü alt başlıklar arasında veren Eric Toussaint okurların 1990 yılında kurulan Üçüncü Dünya Borcunu İptal Komitesi'nin adres, telefon ve fakslarına başvurabileceklerini yazıyor.
Dünyasallaşmayı, neoliberal saldırıları, sermayenin içindeki çürüyüşü ve çöküşünü rakamları ve tarihsel geçmişi ile sunan kitap, Dünya Bankası ve IMF için "Yarım asırdan fazla oldu, yeter artık" diyor. Üçüncü Dünya'nın içinde bulunduğu borç tuzağını 1992 yılında Rio'da toplanan Çevre Zirvesi'nde Küba lideri Castro ekolojik kriz içindeki dünyada Üçüncü Dünya'ya dayatılan yeni oyunları dile getirerek ortaya koydu. Üçüncü Dünya'nın gelişmiş dünyadan olan alacaklarını dile getirdi. Castro-Bush çekişmesi dünyaya yansıtılmadı. Eric Toussaint Üçüncü Dünya borç tuzağını her yönü ile irdeliyor.
Neoliberal ideoloji ve politikaları boyalanan ve cilalanan maskelerini indirerek sorgulayan "Ya Paranı Ya Canını" kitabında Arjantin, Meksika, Cezayir, Ruanda örnek olarak inceleniyor. Asya fırtınası, Asya Kaplanları ele alınıyor. Eleştirilerin ardından alternatif yollar sıralanıyor ve karşı saldırıların da küreselleşmesinin de zorunluluğu ortaya çıkıyor. 150 yıldır yeryüzünü gezen hayaletin sözleri bir kez daha doğrulanıyor. "Zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyleri yok. Kazanacakları bir dünya var."
www.evrensel.net