Çete isyanında idare parmağı

Ankara Ulucanlar Cezaevi'ndeki son isyanın, cezaevi idaresi tarafından organize edildiği öne sürüldü.

Çete isyanında idare parmağı
Ankara Ulucanlar Cezaevi, idare ve çete üyeleri tarafından oluşturulan çifte çetenin kıskacı altında. Ulucanlar Cezaevi'nde 22 Aralık günü yaşanan isyanın, cezaevi idaresi tarafından tezgâhlandığı belirtiliyor.
Tüm Yargı-Sen Genel Başkanı Tekin Yıldız, Ulucanlar Cezaevi 1'inci Müdürü Rüstem Cinkılıç ve adamlarının, sendika üyesi memurlardan intikam almak amacıyla çete mensubu bazı mahkûmlarla işbirliğine giderek isyan organize ettiklerini açıkladı.
Yıldız önceki dün düzenlediği basın toplantısında, 16 Aralık günü sendikalarına gelen 70 infaz koruma memurunun, Ulucanlar Cezaevi'nde Fatih Bucak ve adamlarının çıkardığı isyanın, cezaevi idaresinin bu mahkûmlarla kurduğu yasadışı ilişkisi sonrasında meydana geldiğini kendilerine ilettiğini söyledi. Yıldız, infaz koruma memurlarının bu beyanlarının basında yer almasından sonra cezaevi idaresinin, sendikaya bu sorunları aktaran 150'ye yakın memuru tehditlerle yıldırmaya çalıştığını kaydetti.
İntikam isyanı
Son olarak 22 Aralık'taki sözde isyanın, başka kılıflar altında ve kirli ilişkileri basına yansıtan infaz koruma memurlarının görevde olduğu sırada çıkartıldığına işaret eden Yıldız, idare çetesinin 1, 2 ve 3'üncü koğuştaki mahkûmlarla olayı "Af Yasası" kılıfında tezgâhlayarak, memurlardan intikam alma girişiminde bulunduğunu vurguladı. Olaylarda yaralanan 5 arkadaşlarının işkenceye maruz kaldıklarını, boğazlarına keskin bir alet dayandırılarak tehdit edildiğini belirten Yıldız, arkadaşlarının daha sonra Numune Hastanesi'ne kaldırıldığını ve yoğun bakımda tutulduğunu dile getirdi.
Mahkûmun sendika sorgusu
Rehin alınan ve şişlenen infaz koruma memurlarına, "İdareyle olan ilişkileri sendikaya hanginiz ihbar ettiniz?", "Hanginiz sendikalısınız?" şeklinde sorular sorulduğuna dikkat çeken Yıldız, idare çetesi hakkında hazırladıkları suç duyurusunu Adalet Bakanlığı, Cezaevleri Genel Müdürlüğü ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiklerini, ancak başvurularının dikkate alınmadığını belirtti. Yıldız, idare çetesinin infaz koruma memurlarının hayatını hiçe sayarak ve devlet malını heba ederek bu isyanı tertiplemesini kınadı.
Görevden alınmaları gerekiyor
Ulucanlar'daki çetenin bir an evvel görevden alınması gerektiğini belirten Yıldız, cezaevi birinci ve ikinci müdürü ile bazı başgardiyanların cezaevini pislik yuvası haline getirdiğini ve bu idare çetesinin mal varlıklarının araştırılmasını talep ettiklerini dile getirdi. Cezaevi doktorlarının, infaz koruma memurlarının hasta sevk kâğıdını imzalamadan önce bu memurların sendikalı olup olmadığını araştırdıktan sonra işlem yaptığını aktaran Yıldız, idarenin memurlara senelik izin verip vermemekte de keyfi davrandığını söyledi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Zamlara tepki büyüyor
İstanbul Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencileri, Maraş katliamını protesto ettiler.
Dün, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi kantini önünde toplanan yaklaşık 400 öğrenci, "Çorum bir daha asla, Maraş bir daha asla, Sivas bir daha asla, çözüm faşizme karşı savaşta", "Faşizme karşı omuz omuza" sloganlarını haykırarak, fakülte içinde yürüşe geçtiler. Fakültenin bütün koridorlarını dolaşan öğrenciler, daha sonra Hergele Meydanı'na inerek burada bir dakika saygı duruşunda bulundular. Öğrenciler yaptıkları konuşmalarda, Maraş katliamının bir devlet provokasyonu olduğunu vurguladılar.
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Kampüsü'nde de dün saat 12.30 sıralarında bir araya gelen öğrenciler, Maraş katliamında öldürülenleri ve İzmir'de öldürülen üniversite öğrencisi Serkan Eroğlu'nu andılar. Öğrenciler sık sık, "Maraş'ın katili Susurluk devleti", "Serkan'ın katili Susurluk devleti" sloganlarını haykırdılar.
İHD'den yazılı açıklama
Öte yandan, İHD İstanbul Şubesi'den yapılan yazılı açıklamada, Maraş katliamının bir insanlık suçu tarihi olduğu belirtildi. Açıklamada, şöyle denildi: "Maraş katliamının sorumluları yargılanmazken, katliamı planlayan ve gerçekleştiren anlayış ve bu anlayışın uzantılarına hâlâ her yerde rastlamaktayız. Bu anlayış bazen üniversitede gençlere saldırırken, bazen işkence odalarında gösteriyor kendini."
www.evrensel.net