Aynı evde mektuplaşıyorlar!

Aynı evde mektuplaşıyorlar!

İşyerindeki çalışma koşullarına karşı örgütlenerek Tekgıda-İş Sendikası’na üye oldukları için işten atılan işçiler işlerine sendikalı olarak dönmekte kararlı. İşten atılan kadın işçilerle işyerinde yaşadıkları sorunları konuştuk.600’ün üzerinde işçinin çalıştığı Elvan Gı

Arife Onat

600’ün üzerinde işçinin çalıştığı Elvan Gıda fabrikasında  işçilerin yüzde 70’ini kadınlar oluşturuyor. Fabrikanın önemli bir bölümünü oluşturan kadın işçiler, fabrikada tüm işçilerin yaşadığı sorunların dışında, kadın olmaktan kaynaklı da birçok sorun yaşadıklarını söylüyorlar.

En az  50 kadın işçinin çalıştığı bir fabrikada kreş hakkı yasal bir zorunluluk iken, çalışan işçilerin yarısından fazlasının  kadın olduğu bir fabrikada kreş bulunmuyor. Elvan Gıda’da çalışan işçi kadınlar, hem fabrikada yaşadıkları zorlukları, hem evdeki zorlukları anlatırken çocuklarına olan özlemlerini özellikle belirtiyorlar.

Kadın işçilerin, özellikle özel günlerinde çok fazla sıkıntı yaşadıklarını sık sık lavaboya gitmek zorunda oldukları halde buna izin verilmediğini anlatan kadınlar “İşe gelemeyince 3 günün kesiliyor. Birçok arkadaşımız özel günlerinde lavaboya gitmesine izin verilmediği için utanç yaşıyorlar. Kadınların özel günlerinde 3 gün izinli olması gerekiyor”diyorlar. Kadın işçiler, “Fabrikada emziren anneler var ve 10 dakika lavabo arasında  sütlerini lavaboda kavanoza sağıp akşam eve götürüyorlar” diye anlatıyorlar çalışan anne olmanın zorluklarını.

HÜKÜMETE SESLENİYORUZ

“Tüm bu koşulların düzelmesi için sendikaya üye olduk” diyen kadın işçiler, patronun işçileri bölmek için çok çeşitli şeyler yaptığını söylüyorlar. Kadın işçiler patronun içeride çalışan arkadaşlarına, ‘sendikaya üye olmayın size fazla zam yaparım’ dediğini belirterek, “Erzaklar her zamankinden fazla veriliyor. Patron şeflere ‘etrafınıza iyi bakın, sendikaya üye olan ya da olabilecek kişileri bulursanız bulduğunuz kişi başına 10 TL lira veririm’ diyor” diyerek patronun sendikayı engellemek için yaptıklarını anlatıyorlar.

Kadın işçiler, AKP hükümetine de sesleniyorlar “Buradan Evrensel gazetesi aracılığı ile devlete sesleniyoruz. Her seçim dönemi AKP’li milletvekilleri fabrikada bizimle toplantı yapıp oy istiyorlar. Şimdi gelsinler Elvan işçisinin halini görsünler” diye

‘BEN SANA BAKARIM ANNE’

8 saat çalışsak daha iyi olur diyen 2 çocuk annesi Seval Yılmaz çocuklarına teyzelerinin baktığını söylüyor. “Çocuklarımız evde ağlıyor biz anneler fabrikada ağlıyoruz. Fabrikaya telefon sokmak yasak. Çocuğumuz hasta oluyor, arayıp nasıl olduğunu öğrenemiyoruz” diyen Yılmaz fabrikanın hapishane gibi olduğunu söylüyor. 8 yaşında bir oğlu 10 yaşında bir kızının olduğunu belirten Yılmaz “Çocuklar ilgi istiyor ama ben çocuklarımı bir kere bile okula götüremedim. Çocuklarımın her şeyi ile teyzeleri ilgileniyor. Oğlum bana ‘anne ne olur işe gitme ben büyüyünce çalışırım sana bakarım’ diyor. Bu durum beni çok yıpratıyor” diyor

ÇOCUĞUM İŞTEN ÇIKARILMAMA SEVİNİYOR!

Yasemin Karabaş 4 yıldır Elvan Gıda'da çalışan bir kadın işçi ve 1 çocuk annesi. Kızına kayınvalidesinin baktığını söyleyen Yasemin 8 aylıkken ayrılmış çocuğundan. Çalışırken kızının kendisini gezmeye götürmesini istediğini ama yorgun olduğu için götüremediğini belirten Karabaş “Sendikaya üye olduğum için işten atıldım. işten atıldığımdan beri kızım benimle yatıyor. Bir şey istiyor, ‘işten çıkarıldım alamam’ diyorum işten atılmama yanında olduğum için seviniyor, ama istediğini alamadığım için de çok üzülüyor” şeklinde anlatıyor çocuğunun yaşadıklarını.

KOŞ BİR MAKİNEYE BAK KOŞ ÖBÜR MAKİNEYE BAK...

İşçilik hayatına 15 yaşında Elvan Gıda'da başlayan  Hatice Demir ‘ben 8 yıldır burada çalışıyorum’ derken, çalışma temposunu anlatıyor ve anlatırken adeta nefes almıyor. “Dolumdan çıkan malın kalitesine bakıyorum, Robotların bantlara mal çekmesine bakıyorum, banttan makineye gidişine bakıyorum, zaman zaman duruyor, arıza yapıyor, soketler kayıyor, bobin bitiyor, ve 4 makine arası çok dar olmasına  rağmen  bu işlerin hepsine ben bakıyorum. Yerler kirleniyor temizliyoruz, makinenin birine bakıyorsun öbürü duruyor, koş ona bak koş buna bak. Makine 1 dakikadan fazla durursa hat sorumlularından fırça yiyorsun. 12 saat esir gibi çalışıyoruz. Camdan bakmak bile yasak”

Fabrikada kadın işçilerin  sadece, toplama, terazi, etiket, yapıştırma, kutulama gibi işleri yapması gerekirken bunların yanında bir de 4 makineye bakmasının istendiğini vurgulayan Demir, “Hamile arkadaşlara da ağır işler yaptırılıyor. 2 aylık hamile bir arkadaşımıza makineci yok diye 4 makineye baktırdılar. Bebeğini düşürdü ve işten çıktı.  Sabah saat 10-11 arası, akşam 17:00‘ da 10 dakika lavabo hakkı var. Acil ihtiyacımız oluyor gidemiyoruz” diyerek işyerindeki şartları anlatıyor.

Annesinin hasta olduğunu belirten Demir, “Evdeki tüm işleri de ben yapmak zorundayım. Kendime 1 saat bile ayıramıyorum. Bir Pazar günümüz var mesai olursa mesaiye gitmek zorundasın . Mesai olmazsa sabah uyandıktan sonra, ev temizliği, ütü, çamaşır bir de pazara gittin mi gün bitiyor” şeklinde kendisi için bir şeyler yapamamasının nedenlerini sıralıyor.

BÜTÜN DÜNYAMIZ ELVAN OLMUŞ

Bütün dünyamız Elvan olmuş diyen Songül Alpar, “Elvan dışında başka bir arkadaşım yok. Ne çocuğuma ne eşime zaman ayırabiliyorum. Eşimin yüzünü göremiyorum. Çocuğum anne sevgisine ve ilgisine muhtaç” diye anlatıyor fabrikanın hayatlarına ne derece girdiğini.

6 yıldır Elvan’da çalıştığını ve 5 yıl önce eşini kaybettiğini söyleyen Hanife Köker “3 çocuğum var ve okula gidiyorlar. Ben çalışarak onlara bakmaya çalışıyorum. Evim kira. Sendikaya Üye oldum diye noter huzurunda istifaya zorladılar. İstifa etmedim işten atıldım” diyor. (İstanbul/EVRENSEL)


KENDİMİ KADIN OLARAK HİSSEDEMİYORUM

2 çocuk annesi Nuran Bozkaya “Kendimi ne kadın olarak, ne de bir anne olarak  olarak hissediyorum” diyerek başlıyor sözlerine “Çünkü ben çocuklarıma annelik yapamıyorum. Bizim çoluğumuz çocuğumuz Elvan olmuş” diyor. Çocuklarınla ilgilenebilmek için 1 yıl gece vardiyasında çalıştığını söyleyen Bozkaya “Sabah işten geliyorum çocuklara kahvaltı verdikten sonra okula götürüyorum.  Çocuklar okuldayken 1-2 saat uyuma sansım oluyor. Yemek, temizlik derken iş saati geliyor ve işe gidiyorum. Eşimle iş saatlerimiz çakışmadığı için benim çocuğum sabah ve akşam olmak üzere her gün 2 saat yalnız kalıyor” diyor. Eşiyle evli gibi olmadığını söyleyen Bozkaya “Artık eşimle mektuplarla, aynanın kenarına sıkıştırılan notlarla konuşuyoruz. Bu durumdan çocuklar çok etkileniyor. Benim çocuğum bana ‘anne artık işe gitme’ diyor” dedi. Çocuğunun eğitimiyle de ilgilenemediğini anlatan Bozkaya “ Öğretmenlerin veliden bazı beklentileri oluyor ve ben yapamıyorum” diyerek çocuğunun da bu durumdan etkilendiğini söylüyor.


FABRİKA ÖNÜNDE EYLEM

Elvan Gıda’da işten atılan işçiler,  önceki gün sendikaları Tek Gıda-İş ile birlikte  yine fabrika önündeydiler. Fabrika önünde bir açıklama yapan Tek Gıda-İş Avrupa Yakası Şube Başkanı Muzaffer Dilek, atılan işçiler işe geri alınana kadar uzlaşmaya gitmeyeceklerini belirterek “Eylemlerimiz burası ile sınırlı kalmayacak. Gün geçtikçe daha da güçleniyoruz” dedi. Bayramda da 3 gün boyunca fabrika önünde olacaklarını duyuran Dilek, “ Fabrikanın çikolata satış yerine gelen ve 100 –200 kişinin çikolata almak için kuyruğa girdiği o günde burada olacağız. Çünkü o satılan çikolatalarda Elvan işçisinin gözyaşları var” dedi.

www.evrensel.net