Eğitim paraya endeksli

Bütçeden yeterli kaynak ayrılmayan eğtimin faturası öğrencilere çıkarılıyor. İlköğretim okulları ve liselerde, ihtiyaç listeleri çıkarılarak, öğrencilerden para isteniyor.

Eğitim paraya endeksli
Halil İmrek
Adana Ticaret Odası Anadolu Lisesi (ATO)'nde "Okulun ihtiyacı var" denilerek öğrencilerden milyarlarca lira toplandığı ortaya çıktı. Toplanan paraların akıbetinin bilinmemesi ve okul için hiçbir harcama yapılmamış olması "büyük bir yolsuzluk" iddiasını gündeme getirdi.
3 yıldır para topluyorlar
Konuya ilişkin olarak gazetemize açıklamada bulunan ATO lisesi öğrencileri, okulun üç yıl önce eğitim-öğretime başladığını, binanın yeni olması nedeniyle birçok eksiği bulunduğunu, bu amaçla sürekli olarak kendilerinden para toplandığını, ancak bugüne kadar okulun hiçbir ihtiyacının giderilmediğini söylediler. Okulun toplam mevcudunun 1200 olduğunu belirten öğrenciler, şimdi yine, "Okulun ihtiyacı var" denilerek, kişi başına 20 milyon lira istendiğini kaydederek, bunun 24 milyar liraya denk geldiğine dikkat çektiler. Son sınıftaki bazı arkadaşlarının okul yönetimine tepki göstererek, istenilen parayı ödemediğini söyleyen öğrenciler, "20 milyon lirayı ödemekte güçlük çekiyoruz. Bazı arkadaşlarımız parayı ödemiyor, ancak tepkiler bireysel olduğu için okul yönetimine geri adım attıracak bir güce erişemiyoruz" diye konuştular.
Okul yönetiminin para toplama kararı almadan önce, bilinçli olarak bir baskı furyası başlattığını vurgulayan öğrenciler, kılık kıyafet, okula geç gelme gibi gerekçelerle disiplin cenderesine alındıklarını, ardından da para konusunun gündeme getirildiğini anlattılar.
Velilere yazı gönderildi
ATO Okul Yönetimi adına Okul Müdürü Tahsin Kocaboğa, Aile Birliği Başkanı Ümran Tuluk ve Okul Koruma Derneği Başkanı Şükran Keskin'in imzalayıp velilere gönderdiği yazıda; Milli Eğitim Bakanlığı Araştırma Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı'nın 1999/61 sayılı genelgesinden alıntı yapılarak, eğitime sadece bütçeden kaynak aktarımının yetersiz olduğu belirtiliyor ve velilerden destek isteniyor. Yeterli bir eğitim talep edenlerin eğitime katkıda bulunmalarının vatandaşlık görevi olduğu öne sürülen yazıda, "Eğitim ve öğretimi daha düzenli kılmak, güzeli yakalamak için kurulan Koruma Derneği, Aile Birliği, öğretmen temsilcileri ve okul yönetiminin ortak tespiti sonucu okulumuzun ihtiyaçları ve bu ihtiyaçların karşılanabilmesi için belirlenen maliyet tutarı için göstereceğiniz ilgiden dolayı teşekür ederiz" deniliyor.
20 milyon lira isteniyor
Ek yazıda ise okul yönetiminin 06.12.1999 tarihinde aldığı karar gereği öğrenci velilerinden 1. dönem için on milyon, ikinci dönem için de on milyon olmak üzere 20 milyon lira talep ediliyor.
"Personel gideri, fotokopi, baskı makinesi, malmeze giderleri, pencere, kapı-pencere bakım ve onarımı, kırılan camların değiştirilmesi, okulun idari odalarına klima, tuvalet, çeşme, su tanklarının bakımı ve onarımı, bahçe tanzimi" gibi bir ihtiyaç listesi çıkarılan yazıda, paraların elden verilmesi ya da İş Bankası Toros Şubesi'ne yatırılması gerektiği belirtiliyor.
Her şeyden para alınıyor
Bu arada, benzer uygulamaların Adana genelinde birçok okulda uygulandığı belirtiliyor. İncirlik Lisesi'nde de öğrencilerden yakıt gideri olarak 1 milyon lira toplanırken, eğitimin tam gün olduğu okulda bir öğün yemek 630 bin liraya satılıyor. Hiçbir okulda yemeğin bu kadar pahalı olmadığını söyleyen İncirlik Lisesi öğrencileri, her sınavda kâğıt ve fotokopi parası ödemekten yakınıyorlar. Liseli öğrenciler, bu tür uygulamalarla eğitimin adım adım paralı hale getirildiğine dikkat çekiyorlar. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Aslıtürk'e 'Çakıcı kıyağı' yapılacak mı?
İngiliz polis teşkilatı Scotland Yard'ın özel birimi tarafından, önceki gün yakalanan Şişli eski Belediye Başkanı Gülay Aslıtürk'ün 2. duruşması 7 Ocak 2000 tarihinde görülecek.
Aslıtürk, 29 Aralık tarihine kadar kefalet ücreti olan 250 bin paundu (215 milyar) ödemesi halinde serbest kalacak. Yakalanmasının ve ilk duruşmasının görülmesinin ardından Kuzey Londra'daki Halloway Road Kadınlar Cezaevi'ne konulan Aslıtürk'ün, kefaletini ödemesi halinde serbest kalacak olmasına rağmen, her gün 09.00-11.00 saatleri arasında polise başvurarak, ülke sınırları içerisinde olduğuna dair imza atması gerekiyor.
Öte yandan Adalet Bakanlığı, Aslıtürk'ün yakalanmasına ilişkin İngiltere Adalet Bakanlığı'ndan faks mesajıyla bilgi istedi. Alınan bilgiye göre, Adalet Bakanlığı, Aslıtürk'ün İngiltere'de yakalandığı haberinin gelmesi üzerine harekete geçti. Bakanlık, İngiltere Adalet Bakanlığı'na çektiği faksta, Aslıtürk'ün yakalandığının teyit edilmesini isterken, yakalanmasına ilişkin ayrıntılı bilgi de talep etti. İngiltere Adalet Bakanlığı'ndan bu bilgiler ulaştıktan sonra, Aslıtürk'ün Türkiye'ye iade talebine ilişkin dosyanın hazırlığına başlanacak.
Adalet Bakanlığı'nda, Aslıtürk'le ilgili olarak daha önce İstanbul'daki mahkemelerden gelen bilgilerin bulunduğu, ancak bu bilgilerin yeniden ilgili mahkemelerden istendikten sonra dosyaya son şeklinin verileceği belirtildi. Adalet Bakanlığı, Suçluların İadesine İlişkin Avrupa Sözleşmesi'ne göre, İngiltere'ye 40 gün içinde iade talebini içeren dosyayı gönderecek.
40 yıl hapsi isteniyor
Şişli eski Belediye Başkanı Aslıtürk, başkanlığı döneminde çeşitli yolsuzluklara karıştığı gerekçesiyle hakkında açılan 3 davada yargılanıyor. İstanbul 2. ve 6. ağır ceza mahkemelerindeki davalarda hakkında gıyabi tutukluluk kararı bulunan Aslıtürk'ün, toplam 40 yıldan az olmamak üzere ağır hapisle cezalandırılması isteniyor. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Aslıtürk'ün de aralarında bulunduğu 25 sanık hakkında görülen davada, 11 milyar liraya yapılması gereken inşaatların Abaküs AŞ adlı firmaya 115 milyar lira ödenerek yaptırıldığı belirtiliyor.
İstanbul Cumhuriyet Savcısı Hasan Eker tarafından hazırlanan iddianamede, suç tarihinde Şişli Belediyesi sınırları içinde bulunan Milli Savunma Bakanlığı adına tahsisli Hazine arazisinin, belediyeye devri konusunda görüşmeler yapıldığı belirtiliyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyacı olan tesislerin yapılması karşılığında, arazinin Şişli Belediyesi'ne devredilmesi konusunda anlaşma sağlandığı kaydedilen iddianamede, belediyenin de bağlı kuruluşu ŞİPA AŞ'ye yetki verdiği anlatılıyor.
Arazi karşılığı yapılacak tesisler için 11 milyar lira harcanmasının karara bağlandığı, ancak ŞİPA AŞ'nin yapılacak işleri, aralarında bir sözleşme olmadan, mali durumu iyi olmayan, hatta tasfiye halindeki Abaküs AŞ'ye yaptırdığı belirtilen iddianamede, bu şirketin de 115 milyar lira harcama yaptığını bildirdiği kaydediliyor.
Sahte faturalar
İddianamede, Abaküs AŞ'nin 115 milyar lirayı ŞİPA AŞ aracılığıyla belediyeden tahsil ettiği, ibraz ettiği faturaların da bir kısmının sahte olduğu bildiriliyor. Buna göre iddianamede, bu gibi işlerin İhale Yasası'na göre yaptırılması gerektiği halde, bu gereğe uyulmayarak "zimmet" suçunun işlendiği ifade ediliyor.
İddianamede, Şişli eski Belediye Başkanı Gülay Aslıtürk, Şişli Belediyesi'nde görevli Oğuz Öngen, Mesut Haydaroğlu, Gökhan Şahin, Nalan Öngen, İbrahim Koşan, Tanju Gürsu, Erdinç Yaravul, Mehmet Yüksel Kasımoğlu, Halit Ayangil, Ebubekir Üçtepe, Fehmi Akbal, Haluk Tamgaç, Hasan Taban, Yeşim Gözpınar, Ahmet Sıtkı Barı ve Altan Demirel'in TCK'nın 202/2 ile 219/1 ve son maddeleri uyarınca "zimmet" suçundan 18 yıldan az olmamak üzere ağır hapis cezasına çarptırılmaları isteniyor.
Sanıkların belediyenin uğratıldığı zararın 3 misli para cezasına çarptırılmaları ve ömür boyu memuriyetten men edilmelerinin de talep edildiği iddianamede, öteki 8 sanık hakkında ise "zimmet suçuna iştirak" gerekçesiyle 12 yıldan az olmamak üzere ağır hapis cezası öngörülüyor.
İkinci zimmet davası
İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen öteki zimmet davasında ise Aslıtürk'ün de aralarında bulunduğu 17 sanık, belediye bünyesinde kurulan sağlık ocağına malzeme alımı sırasında yolsuzluk yapıldığı gerekçesiyle "ihtisalen zimmet" suçundan yargılanıyorlar.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Feriköy'de açılan sağlık ocağına malzeme alımının İhale Yasası'na aykırı olarak ŞİPA AŞ'ye verildiği, bu şirketin de hayali şirketler vasıtasıyla parası ödenmiş görünen pek çok tıbbi malzemeyi teslim etmediği belirtiliyor.
Fakir ailelere ve şehit ailelerine yardım amacıyla Göktuğ Turizm Yatırımcılık Şirketi'ne sermayesinin çok üzerinde harcamalar yaptırıldığı, faturaların büyük meblağlarda düzenlendiği ve çek yoluyla yapılan ödemelerde sahte kimlik kullanıldığı anlatılan iddianamede, Gülay Aslıtürk ile öteki sanıklar Tanju Gürsu, Halit Ayangil, Ebubekir Üçtepe, Fehmi Akbal, Haluk Tamgeç, Hasan Taban, Yeşim Gözpınar, Ahmet Sıtkı Barı, Ragıp Bölükbaş, Nimet Bulut, Alaattin Öztürk, Nalan Öngen, Oğuz Öngen, Altan Demirel, Mehmet Yüksel Kasımlıoğlu ve Erdinç Yaravul hakkında, 12 yıldan az olmamak üzere ağır hapis isteniyor. Belediyenin uğradığı zararın 3 misli para cezasına çarptırılmaları talep edilen sanıkların, ayrıca, memuriyetten ömür boyu men edilmeleri de öngörülüyor.
İrtikap davası
İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen bir başka davada ise Aslıtürk ile 9 belediye encümen üyesi "Resmi kuruma ait malın satışına fesat karıştırmak suretiyle irtikap" gerekçesiyle yargılanıyorlar. Bu davanın iddianamesinde Gülay Aslıtürk ve 9 belediye encümen üyesinin, 1997 yılının Mayıs ayında, Piyalepaşa Bulvarı'nda belediyeye ait 3100 metrekare arazinin gerçek değerinin çok altında bir fiyat olan, 11 milyar liraya ŞİPA AŞ'ye satılmasına, bu kuruluşun da aynı yeri 13 milyar liraya Mustafa Duran'a yasalara aykırı olarak satmasına izin verdikleri belirtiliyor. İddianamede, Gülay Aslıtürk ile encümen üyeleri Erdinç Yaravul, Ebubekir Üçtepe, Nalan Öngen, Fehmi Akbal, Haluk Tamgeç, Hasan Taban, Yeşil Gözpınar, Murat Mehmet Uğurlu ve Halit Ayangil'in TCK'nın 205. ve 219. maddeleri uyarınca 10 yıldan az olmamak üzere ağır hapis cezasına çaptırılmaları isteniyor.
Bu arada, Gülay Aslıtürk hakkında, yurtdışına çıkışının ardından Adalet Bakanlığı'nın isteği üzerine yargılandığı mahkemeler tarafından "iade talepnamesi" de hazırlanmıştı.
www.evrensel.net