Ganyan çılgınlığı Diyarbakır

Ganyan çılgınlığı Diyarbakır'ı da sardı

Son üç yıldır Diyarbakır'da altılı ganyan bayileri hızla artıyor. Ganyan bayii sayısı son üç yılda 1'den 5'e yükseldi ve bir zamanlar sadece Ofis'te bulunan bayiye artık Çiftkapı, Bağlar, Dağkapı gibi semtlerde de rastlamak mümkün.

Ganyan çılgınlığı Diyarbakır'ı da sardı
Mehmet Aslanoğlu
Son üç yıldır Diyarbakır'da altılı ganyan bayileri hızla artıyor. 1996 yılına kadar 1 tane olan ganyan bayii sayısı son üç yılda 5'e yükseldi ve bir zamanlar sadece Ofis'te bulunan bayiye artık Çiftkapı, Bağlar, Dağkapı gibi semtlerde de rastlamak mümkün. '90'lı yılların başında hemen hemen hiç rağbet görmeyen altılı ganyan şu günlerde, insanların kamyonlardan atılan ekmek için birbirini ezdiği, işsizliğin çığ gibi büyüdüğü Diyarbakır'da hızla yaygınlaşarak, bir umut haline geldi. 123 No'lu ganyan bayii görevlileri, önümüzdeki yıl Urfa'da hipodrom açılacağını, o zaman talebin daha da artacağını belirtiyorlar.
'90'lı yılların başında çoğu kimsenin adını bile duymadığı "ganyan" şimdi Diyarbakır kahvelerinin en gözde sohbet konusu. Dağkapı'da bulunan ganyan bayiinde ise görevliler iş yoğunluğu nedeniyle sorularımıza cevap veremezken "yarışseverler" ise fotoğraf makinemizle kendilerini görüntülememize izin vermeyerek, "Ramazan ayındayız ve ailemizden gizli oynuyoruz altılı ganyanı. Fotoğraf çekme kardeşim" diye tepki gösterdiler. Bir başka "yarışsever" ise kendilerinin altılı oynadığını ve ailelerinin buna tepki gösterdiklerini belirttikten sonra, "Bu iş kumardan da beter bir şey. Burada fotoğrafımın çekilmesini istemem" diyor. Hâlâ kendileri ve toplum tarafından yadırganan bir "şans oyununu" neden oynadıklarını sorduğumuz bir başka "yarışsever" ise kendisinin sadece kendini tatmin etmek için ve günde 300-400 bin liralık oynadığını ancak 20 milyonluk oynayanların da olduğunu söylüyor.
'Sistem politikası'
Altılı ganyanın aslında bir sistem politikası olduğunu da hatırlatan aynı "yarışsever" sözlerini şöyle sürdürüyor: "Sistem milleti böyle oyunlara bağlayarak öfkelerini kusmalarını engellemek istiyor. Milleti uyutmak istiyor devlet." Sivil giyinmesine rağmen asker olduğu her halinden belli olan bir "yarışsever" ise, "Ben onlara benzemem, fotoğrafı gazeteye basarsan dava açarım sana" diye uyarıyor bizi. İnsanların, saygı adına, ramazan ayında birçok davranışını gizlediği Diyarbakır'da, yarış tutkusu ise gizlenemiyor. Altılı ganyan bayileri dolup taşıyor. Sığmayanlar ise büyük ekranlı televizyonların bulunduğu kahvelerde takip ediyor yarışları.
www.evrensel.net