Bakır Çağlar: Kürt kimliği tanınmalı

Bakır Çağlar: Kürt kimliği tanınmalı

Türkiye'nin AİHM'deki eski avukatı Prof. Dr. Bakır Çağlar, "Ayrılıkçılığı veya terörizmi savunmaması şartıyla Kürt kültürel kimliğinin tanınması, zor olsa bile, gerekli" dedi.

Bakır Çağlar: Kürt kimliği tanınmalı
İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi eski Hükümet Ajanı Prof. Dr. Bakır Çağlar, Avrupa Birliği'nde azınlık çerçevesi içine, sadece dinsel değil, etnik azınlıkların da kültürel kimlikleri ile sokulduğunu belirterek, "Ayrılıkçılığı veya terörizmi savunmaması şartıyla Kürt kültürel kimliğinin tanınması, kesinlikle zor olsa bile, gerekli" dedi. Prof. Dr. Bakır Çağlar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, AB mevzuatında azınlıklar konusunda Türkiye'nin izlemesi gereken bir yol haritası olduğuna işaret ederek, bu konuda özellikle 1998 ve 1999 yılında düzenlenen raporlar olduğunu kaydetti.
Prof. Dr. Çağlar, 1998 yılında yayınlanan son raporda "Bir sivil çözüm kapsamında Kürt kültürel kimliği belirli biçimlerde tanınabilir ve ayrılıkçı veya terörizmi savunmamak şartıyla o kimliğin ifade edilme yollarına daha fazla hoşgörü gösterilebilir. Örneğin, Kürt dilinde TV yayınlarına, görünüşte siyasi olmayan programlar için hoşgörü gösterilirken resmi olarak hâlâ müsaade edilmemektedir" ifadesinin yer aldığını, bunun AB'nin resmi görüşü olduğunu belirtti.
AB'nin ayrıca, azınlık haklarına ilişkin "Ulusal azınlıkların korunması üzerine çerçeve sözleşme" ile "Bölgesel ve azınlık dilleri için azınlık şartı"na da gönderme yaptığını hatırlatan Prof. Dr. Çağlar, Türkiye'den beklenenin bunların altına imza atması olduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Çağlar, Helsinki Zirvesi Milenyum Deklarasyonu ile Helsinki Zirve Deklarasyonu'nda da azınlıkların kültürel haklarına saygı gösterilmesinin istendiğini kaydetti.
Prof. Dr. Bakır Çağlar, Lozan Antlaşması'nda sözü edilen azınlık kavramı ile AB'nin azınlık kavramının örtüşmediğini belirterek, şunları kaydetti: "Türkiye'de azınlık denildiği zaman, bu, Lozan Antlaşması ile kabul edilen dinsel azınlıklardır. Hem Avrupa Konseyi, hem de AB'de azınlık çerçevesi içine sadece dinsel değil, etnik azınlıklar da kültürel kimlikleri ile sokuluyor. Yani çerçeve çok genişledi. Türkiye'yi rahatsız eden de bu zaten. Lozan'da tanınan dinsel azınlıklar konusunda ise fazla bir sorun çıkmaz."
TV ve eğitim özgürlüğü gerekli
Prof. Dr. Çağlar, Türkiye'nin AB'ye girişi için düşünülen yol haritasında ne yapması gerektiğini anlatırken de, "Türkiye, azınlıkların korunmasına ilişkin sözleşmelerin altına imza atması gerekir" dedi. "Ayrılıkçılığı veya terörizmi savunmaması şartıyla Kürt kültürel kimliğinin tanınması, kesinlikle zor olsa bile, gerekli" diyen Prof. Dr. Çağlar, birlik üyelerinin aynı zamanda hoşgörü ve kültürel özerklik üzerinde durduklarını ifade etti. Prof. Dr. Çağlar, "Yani azınlıklar kendi diliyle TV kurabilir, kitap yayınlayabilir, eğitim yapabilir... Tabii ayrılıkçılığa ve teröre çağrı olmazsa" dedi.
Marmara Üniversitesi Avrupa Topluluğu Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Aslan Gündüz ise AB'de azınlıklar için; kültürel hakların kullanılması, kendi dillerini öğrenebilme ve eğitim yapabilme, radyo TV kuruluşlarından yararlanabilme, kültürel hayatını geliştirebilme gibi kültürel bazda hakların söz konusu edildiğini belirterek, "Bunlar hukuki yükümlülük getirmiyor, kültürel hakların yolunu açıyor" dedi.
www.evrensel.net