Faizciye çok, halka yok

Faizciye çok, halka yok

2000 yılı bütçesi dün görüşülmeye başlandı. Bütçenin gelir kalemi tamamen borç ve faiz ödemelerine ayrıldı. Ayrıca KDV oranları artırılarak.

Faizciye çok, halka yok
Meclis'te görüşülmeye başlanan 2000 yılı bütçesinden borç ve faiz ödemeleri için trilyonlarca lira ayrılırken eğitime, sağlığa, sosyal güvenliğe yine en asgari düzeyde kaynak ayrıldı. Kamu yatırımlarının tamamen kısıldığı bütçeden emekçi kesimler ise yine bir şey alamayacak. Meclis bu borç ve faiz bütçesini 28 Aralık Salı gününe kadar görüşecek. 2000 Mali Yılı Bütçe Kanunu Tasarısı dün TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmeye başlandı. Görüşme, 28 Aralık gününe kadar sürecek. Bütçede vergilerden elde edilen gelir ile özelleştirme gelirinin tamamı borç ve faizi ödemelerine ayrıldı. Bu gelirin dahi 2000 yılında ödenecek olan borçların sadece faizlerini dahi karşılayamayacak olması nedeniyle kamu kuruluşlarının 1999 ve 2000 yılı kârları da bütçeye yama yapıldı. Buna karşın kamu kurumlarına personel ödeneği dışında tek kuruş kaynak aktarılmadı. Eğitim, sağlık ve sosyal güvenliğe ise yine bütçeden en asgari düzeyde pay ayrıldı.
Gelirler borca gidecek
2000 yılında vergi gelirlerinin artarak milli gelirin yüzde 19.2'sine kadar yükseltilmesi planlanıyor. Bütçeden 2000 yapılacak olan 21.1 katrilyon liralık faiz ödemesi ise milli gelirin yüzde 16.9'u kadar bir büyüklük oluşturacak. Yani vergi gelirlerinin yüzde 80'lik bölümü faiz ödemelerine gidecek. Bu faiz ödemeleri sonucunda bütçenin yıl sonuna kadar en az 14 katrilyon lira açık vermesi bekleniyor. Sadece faiz ödemelerini dahi karşılayamayan hükümet borçların ödenmesi için 2000 yılında yoğun bir özelleştirme öngörüyor. Nitekim özelleştirmeden 4.5-5 katrilyon liralık bir gelir bekleyen hükümet bu geliri de faiz ve borç ödemelerine aktaracak. Ayrıca KDV oranlarını 2'şer puan artırarak yoğun bir zam dalgasına neden olan hükümet, buradan elde ettiği de yine faize aktaracak. Böylece rantiyenin cebi, halktan toplanan vergilerle doldurulacak.
Üniversiteler bile satılacak
Bütçe görüşmelerinin açılış konuşmasını yapan Maliye Bakanı Sümer Oral, bütçenin temel hedeflerinden birisinin ise özelleştirme olacağını vurguladı. Hızlı bir özelleştirme uygulamasının öncelikli hedeflerin başında geldiğini belirten Oral, sadece Telekom ve GSM satışlarından 2.6 katrilyon lira gelir beklediklerini söyledi. Üniversitelere taşınmazlarını satma olanağı getireceklerini anlatan Oral, "Bütçe vergi, özelleştirme ve yerli yerinde harcama olmak üzere üç ayağa dayanmaktadır. Bunlar birbirleriyle bütünleşerek programı taşıyacaktır, her biri hayati önemi haizdir" diye konuştu. Ayrıca TÜPRAŞ, POAŞ, THY, Petkim gibi büyük kamu kuruluşları da faiz ödemeleri için özelleştirilecek.
Yatırıma tek kuruş yok
Hükümet kamu yatırımlarına ise tek kuruş pay ayırmadı. Uluslararası destek ile başlatılan ve ulusal çapta olan yatırımlar haricinde hiçbir kamu yatırımına başlanmayacak, yarım kalanlara ise kaynak aktarılmayacak. Kamu yatırımlarına karşın yabancı yatırımları çekmek amacıyla teşvik muslukları sonuna kadar açılacak. Ayrıca tahkim uyum yasalarının çıkarılması da öngörülürken bu sayede yabancı yatırımların çekileceği belirtiliyor. Eğitim ve sağlık ise "personel ödenekleri" dışında tek kuruş pay alamadı. Gelecek yıl sosyal güvenlik için yapılacak harcama miktarı ise 3.6 katrilyon lira ile milli gelirin yüzde 2.6'sına ulaşacak. Bu miktar faiz ödemelerinin yarısını dahi bulmuyor.
Emekçiye yine yok
İşçi, memur, çiftçi ise bütçeden yine bir şey alamadı. Ücret ve maaşlar IMF'nin isteği ile hedeflenen enflasyon oranında artırılacak. Bu çerçevede memur maaşlarına ilk yarı yıl için yüzde 15 zam oranı öngörüldü. Ancak enflasyonun şimdiki seyri dikkate alındığında bu zam daha verilmeden eridi bile. TÜSİAD ve TİSK ise işçi ücretlerini bütçede öngörülen enflasyona göre vereceklerini açıkladılar. Yani işçinin kaderi de memurunkiyle aynı.
Üreticiler ise en gelecek yıl en fazla darbeyi yiyen kesim olacak. "Tarım reformu" adı altında desteklemenin kaldırılmasının öngörülmesi, bütçeden tarıma pay ayrılmamasına neden oldu. Tarımsal desteğin görev zararlarının kamu kaynakları içinde orantısız büyüklüklere ulaştığı iddia edilerek, destekleme alımları ve sübvansiyonlara son verilecek.
www.evrensel.net