Birdal davasında karar engelleniyor

İHD eski Genel Başkanı Akın Birdal'a silahlı saldırı ile ilgili olarak Ankara 1 No'lu DGM'de görülen davanın dünkü duruşmasında da karar çıkmadı.

Birdal davasında karar engelleniyor
İHD eski Genel Başkanı Akın Birdal'a silahlı saldırı ile ilgili olarak Ankara 1 No'lu DGM'de görülen davanın dünkü duruşmasında da karar çıkmadı. "Cürüm işlemek için çete oluşturmak, siyasi amaçla adam öldürmek" suçlarından 17 sanık hakkında 1 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın dünkü duruşmasına tutuklu sanıklar Bahri Eken, Hasan Hasanoğlu ve Cemal Kulaksızoğlu ile tutuksuz sanıklar Oya Kaya, Ayfer Çakır katıldı. Müdahil Akın Birdal'ın gelmediği duruşmayı, EMEP Ankara İl Başkanı Meral Bekar ve Mazlum-Der Genel Başkanı Yılmaz Ensaroğlu ile İHD yöneticileri ve çok sayıda kitle örgütü temsilcisi de izledi.
Tutuklu sanıklardan Semih Tufan Gülaltay ile Demir Demirok'un "sağlık durumu nedeniyle" duruşmaya gelmedikleri yönündeki raporu mahkeme tarafından açıklandı. Karar açıklanmasının beklendiği davada, sanıkların son birkaç duruşmadır gündeme getirdikleri "mazeret bildirimi" tavrını sürdürmeleri nedeniyle yine karar çıkmadı.
Sanık Mehmet Cemal Kulaksızoğlu'nun avukatı Salih Özdemir, geçen duruşmanın da sanıkların sağlık raporu sunması nedeniyle ertelendiğini hatırlatarak kararın verilmesini, müvekkilinin tahliye ve beraatini istedi.
Diğer sanık avukatları da tahliye talebinde bulundu. Hasan Hasanoğlu ile Bahri Eken de beraatlerini talep etti. Kulaksızoğlu ise iddianamede kendisi hakkında Semih Tufan Gülaltay'ın işkence altında alınan ifadeleri dışında bir suçlama bulunmadığını, Birdal'a düzenlenen suikastle kendisinin bir ilgisinin olmadığını, TİT'in kurucusu olarak tanıtılan Cengiz Ersever'in ifadelerinde kendisinden bahsedilmediğini iddia ederek, tahliyesini istedi. Diğer tutuksuz sanıklar da beraatlerini istedi. Müdahil avukatlardan Yusuf Alataş ise karar verilmesini istedi. Mahkeme heyeti ise duruşmaya gelmeyen bir kısım sanıkların gerekçesini kabul ederek, tutuklu sanıkların duruşmaya getirilmelerini istedi ve karar için duruşmayı 29 Aralık 1999 tarihine erteledi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Duvarların Arkası ve İnsan Hakları
İHD İstanbul Şubesi'nin insan hakları haftası etkinlikleri, önceki gece yapılan "Duvarların Arkası ve İnsan Hakları" isimli gece ile sona erdi. Caferağa Spor Salonu'nda 1800 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen gecenin açılış konuşmasını yapan İHD İstanbul Şube Başkanı Eren Keskin, insan hakları haftasının 6. gününde gecenin isminin "Duvarların Arkası ve İnsan Hakları" olduğunu belirtti.
Keskin, İHD ile insan hakları savunucuları için duvarların arkasının çok büyük önemi olduğunu söyledi. İHD'nin duvarların arkasındakilerin yakınları tarafından kurulduğunu ifade eden Keskin, kuruluşlarının bugüne kadar, yaşamın her alanına yayılan, insan hakları ihlalleri, kendilerinin sorunları olduğunu kaydederek, "Uğraştık, mücadele verdik, bu yolda insanlarımızı yitirdik örneğin, Fidan Şensoy'u, Vedat Aydın'ı, Musa Anter'i ve daha niceleri... Onları burada saymadan geçemeyiz çünkü, bugün biz insan hakları mücadelesinin önemini herkese anlatabildiysek onların son derece önemli bir kaynağı var. Biz mücadelemize devam ediyoruz" dedi. Türkiye'de demokratikleşme, insan hakları, barış, faili meçul cinayetlerin sorumlularının açıklanmasını, işkencenin sistematik bir devlet politikası olduğunun kabul edilmesini istediklerini ifade eden Keskin, şöyle devam etti: "OHAL'in kaldırılmasını, DGM'lerin kaldırılmasını, ölüm cezalarının Anayasa'dan kadırılmasını, düşüncenin önündeki tüm engellerin kaldırılmasını istiyoruz ve ayrımsız bir genel af istiyoruz. Türkiye'de cezaevleri hâlâ çok önemli bir sorun. Devlet yaraların kanadığını söylüyor ama kanatan kendisi. İşte Diyarbakır, Ulucanlar, Ümraniye ve diğerleri. Orda canlar yok edildi. İşte burda cezaevlerinin insanca bir yaşam için bedellerini canlarıyla ödediler ve diğerlerine burdan selam gönderiyorum. Bunun için hücre sistemine hayır diyoruz çünkü hücre ölümdür. Hücre sistemine karşı verdiğimiz mücadelede tüm demokratik kamuoyundan destek bekliyoruz. Buradan Bayrampaşa'ya selam, Ulucanlar'a selam, Mardin'e selam, Diyarbakır'a selam, İmralı'ya selam."
Gece türkülerle sona erdi
Türk halk müziği sanatçısı Ekrem Ataer, "Onlar bizim sazımızdan korktular. Onlar bizim birlikte türkü söylememizden kortular. Haydi birlikte türkü söyleyelim" diyerek, türküleriyle katılanları coşturdu. Gecenin sunuculuğunu yapan tiyatro oyuncusu Mehmet Esatoğlu, Fadime Göktepe'nin, cezaevlerindeki tutukluların ve siyasi partiler ile kitle örgütlerinin mesajlarını okudu. ÖDP, HADEP ve EMEP yöneticilerinin katıldığı gecede, bir grup tarafından "Yaşasın demokratik cumhuriyet" sloganının atılmasının ardından "Kahrolsun faşist diktatörlük" sloganının atılması dikkat çekti. Geceye ayrıca, Grup Koma Çiya, Şair Nevzat Çelik, Enver Akar, Tuncel Kurtiz, Sema, Renan Bölükbaşı, Suavi, Grup Kızılırmak katıldı.
www.evrensel.net