Türkiye'nin sömürge yükümlülükleri

Türkiye'yi, AB'ye tam üyelik için önümüzdeki yıllarda zorlu "ev ödevleri" bekliyor. Medya ise, insan hakları ve demokratikleşme eksenli değişikliklere vurgu yapıyor.

Türkiye'nin sömürge yükümlülükleri
Helsinki Zirvesi'nde aday ilan edilen Türkiye'yi, üyelik müzakerelerine hazır hale gelebilmesi için önümüzdeki yıllarda çok zorlu bir "ev ödevi"nin beklediğine dikkat çekiliyor. AB'nin işbirliğiyle yasalarda köklü değişiklikler yapılarak, "AB Müktesebatı"na uyum sağlanacak. Bu çerçevede, insan hakları ve demokratikleşmeden tarıma, sanayiden çevreye kadar çok sayıda alanda "reform" gerekecek.
Medya ve yönetenler cephesi, insan hakları ve demokratikleşme eksenli değişikliklere vurgu yapıyor. Ancak "AB normları" bunlarla sınırlı değil. "Normların" önemli bir bölümünü bugünde uygulanmaya çalışılan ekonomik politikalar oluşturuyor. Bunların birkaçı şöyle sıralanabilir: "Kamu açığının sınırlandırılması adıyla kamu yatırımlarının durdurulup, özelleştirmelerin hızlandırılması, 'tarım reformu' adı altında ulusal tarımın çökertilmesi, esnek çalışmanın geliştirilmesiyle sendikaların daha da etkisizleştirilmesi."
Kopenhag kriterleri
AB Komisyonu'nun geçtiğimiz ekim ayında yayınladığı Türkiye İlerleme Raporunda, Türkiye'de "bir demokratik sistemin temel özellikleri mevcut olmakla birlikte, Kopenhag Kriterleri'nin hâlâ karşılanmadığını" bildirmişti.
Bu çerçevede, Türkiye'de insan hakları ve azınlıkların korunması konularında ciddi eksikler olduğunu, MGK'nın politik yaşamda büyük bir rol oynamaya devam ettiğinin, olağanüstü mahkemeler sisteminin sürdüğünü belirtmişti. Türkiye'nin piyasa ekonomisinin özelliklerinin pek çoğuna sahip olmakla birlikte, makroekonomik istikrarın sağlanması ve hukuki ve yapısal reform programlarını uygulama yönünde daha fazla ilerleme gerektiği savunulan raporda kamu sektörünün yüksek finansman ihtiyaçlarının azaltılması için enflasyonist baskıların ve bütçe açıklarının indirilmesine öncelik verilmesi istenmişti.
Katılım stratejisi
Türkiye'nin üyeliğe hazırlanması için AB'nin işbirliğiyle bir "Katılım Stratejisi" uygulanacak. Bu çerçevede AB tarafından teknik ve mali yardım sağlanması bekleniyor. Bu arada, Türkiye ile AB tarafından ortaklaşa olarak kısa ve orta vadeli öncellikleri belirleyecek bir "Katılım Ortaklığı" hazırlanacak.
Türkiye ayrıca AB'nin katkısıyla da, "AB Müktesebatı"nın yerine getirilmesi konusunda kapsamlı bir takvimi içeren bir "Ulusal Program"da yürürlüğe koyacak.
Öte yandan, yapılacak bu çalışmalar sırasında Türkiye ile AB Komisyonu arasında yoğun bir "diyalog" yürütülecek. Bu diyalog sırasında özellikle ortaya çıkan "sorunlar" ve bunların çözümleri üzerinde durulacağı belirtiliyor.
İhaleler AB'li şirketlere
Öte yandan, yılbaşı tatilinden sonra Türkiye ile AB Komisyonu arasında hizmetler sektöründe de Gümrük Birliği'ne geçilmesi ve Türkiye'deki ihalelerine, AB şirketlerinin katılması konularına ilişkin resmi müzakelere başlanması öngörülüyor.
Bu konularda geçen yıl bir dizi "gayri resmi" görüşmeler yapılmış, Türk görüşlerini içeren metinler Brüksel'e iletilmişti. Son olarak da AB Komisyonu'nun bir süre önce AB Bakanlar Konseyi'nden gereken "yetkiyi" alması üzerine, resmi müzakerelere ocak ayında başlanması kararlaştırılmıştı.
www.evrensel.net