Türkiye

Türkiye'ye ödev üyelik

Türkiye'nin bekleme salonuna alınması anlamına gelen AB'ye aday üyelik statüsünün tanınması Ankara ile Helsinki arasında yoğun diplomasi trafiğini gerektirdi.

Türkiye'ye ödev üyelik
Ankara'nın nefesini tutarak beklediği Helsinki Zirvesi, Türkiye için tam bir kelime savaşına sahne oldu. Altı ülkenin adaylığının öğleden önce açıklandığı Helsinki'de, Türkiye'nin aday üyeliği konusunda görüş birliğine varıldığı ancak, Ege ve Kıbrıs konusunda Ankara'nın yanıtının beklendiği açıklandı. Demokrasi ve ekonomi alanındaki başarısızlıklarını halkın gözünde AB'ye kabul edilerek aşmayı amaçlayan Türkiye yönetenleri, Yunanistan'la sorunları açısından tam bir kelime pazarlığı yaşadı.
Avrupa Birliği Dönem Başkanı Finlandiya'nın Başbakanı Paavo Lipponen, Türkiye'nin aday ülke ilan edilmesi konusunda görüş birliğine varıldığını söyledi. Ancak, aday üyelik konusunda kesin ve resmi bir sonuç açıklamayan Lipponen, bunun için Ankara ile temas halinde olduklarını bildirdi.
AB üyesi 15 ülkenin devlet ve hükümet başkanları ile dışişleri bakanlarını bir araya getiren, topluluğun en yüksek karar organı olan AB Konseyi toplantısı Helsinki'de başladı. Avrupa Parlamentosu Başkanı Nicole Fontaine'i dinleyerek 1999'un son zirvesini açan devlet ve hükümet başkanları ile dışişleri bakanlarının ana gündem maddelerini AB'nin genişlemesi ve Türkiye ile Avrupa Savunma ve Güvenlik Kimliği (AGSK) konuları oluşturdu.
Gün boyu pazarlık
AB Helsinki Zirvesi'nde yapılan toplantı ve pazarlıklar sonucu 6 ülkenin aday üyeliği resmen açıklanırken, Türkiye'nin adaylığı için gün boyu süren bir pazarlık yaşandı. Ankara ile Helsinki arasında, İsmail Cem ve Finlandiya Dışişleri Bakanı Hollonen aracılığıyla sürdürülen telefon diyaloğu ile adaylık konusundaki pürüzler giderilmeye çalışıldı. AB'den Ankara'ya değişik şartlar ileri sürülürken, pazarlıklar sonucu şartlar üzerinde anlaşma sağlanmaya çalışıldı.
AB Dönem Başkanı, Finlandiya Başbakanı Paavo Lipponen, öğle saatlerinde düzenlediği basın toplantısında, Slovakya, Letonya, Litvanya, Bulgaristan, Romanya ve Malta ile 2000 yılının Şubat ayında görüşmeler başlatılmasının kararlaştırıldığını belirtti. AB; Macaristan, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Slovenya, Estonya ve Kıbrıs Rum yönetimiyle katılım görüşmelerini ise bir süredir devam ettiriyordu. Lipponen, Türkiye'nin adaylığını da teyit ettiklerini duyurdu. Ancak, aday üyelik konusunda kesin ve resmi bir sonuç açıklamayan Lipponen, bunun için Ankara ile temas halinde olduklarını bildirdi.
Kıbrıs ve Ege sorunu
Lipponen'in açıklamasından sonra Helsinki ile Ankara arasında pazarlık süreci başladı. AB, Ankara'ya gönderdiği taslak metinde, önce Ege Sorunu'nun çözümü için iki ülkeye 2003'e kadar süre tanıdı ve bu süre sonunda anlaşma sağlanmazsa, Lahey Adalet Divanı'na gitme şartı koştu. Taslak metnin Kıbrıs ile ilgili bölümde de, AB'nin sorunun çözümüne destek olduğu, ancak sorunun çözümsüzlüğü halinde, bunun Kıbrıs Rum kesiminin AB'ye tam üyeliğine bir engel teşkil etmeyeceği yolunda bir ifade yer aldı. Metinde ayrıca, "AB Konseyi'nin kararı olması koşuluyla" bir aday ülkenin diğer bir aday ülkenin üyeliğini engelleyemeyeceğine ilişkin bir ifadenin de yer alabileceği bildirildi.
"Türkiye'ye ek standartlar getirmeyin, herkese uyguladığınız formülü uygulayın" yaklaşımındaki Ankara'nın sıcak bakmadığı bu metin, pazarlık sonucu değiştirildi ve Türkiye'ye yeni bir öneri getirildi.
Yunanistan Hükümeti Sözcüsü Reppas, Helsinki'de basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Ege Sorunu konusunda 2003 tarihi şartının kaldırıldığı kaydetti. Yeni taslak metinde, ülke adı anılmadan, "Aday ülkelerin kendi aralarındaki sorunları ve AB ülkeleriyle ilgili sorunları kendi aralarında yapacakları diyalogla çözmeleri, ancak bu konuda ilerlemeler sağlanmadığı takdirde 2004 yılı sonu itibarıyla, AB Konseyi'nin bu sorunların çözümüne yardımcı olarak Lahey Adalet Divanı dahil her türlü uluslararası hakemlik yöntemine başurulmasını isteyebileceği" yolunda bir ifadesi yer aldı.
Verheugen selamladı
Bu arada, AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Alman Günter Verheugen, AB'nin en yüksek karar organı olan Konsey'in Türkiye'nin adaylığını resmen teyit etmesini "selamladığını" söyledi. Verheugen, Helsinki'de düzenlediği basın toplantısında, AB Konseyi'nin dün aldığı kararların tarihi bir önem taşıdığını ve birleşik Avrupa için yola çıkıldığını belirtti. Güvensizlik ortamının son bulmakta olduğunu kaydeden Verheugen, Konsey'in genelde Komisyon'un tüm önerilerini inceleyerek kararlar aldığını ifade etti. Türkiye ile ilgili hiçbir soruya yanıt veremeyeceğini söyleyen ve basın mensuplarından "anlayış" isteyen Verheugen, tam üyelik müzakereleri başlatılacak olan ülkelerin gösterdikleri çabalara göre birbirlerinin önüne geçeceklerini, hiçbir ülkeye tam üyelik konusunda tarih verilmeyeceğini bildirdi. Verheugen, AB'den 2002 yılının sonuna kadar yeni üyeleri bünyesine alacak şekilde hazır olmasının istendiğini söyledi.
Kopenhag kriterleri
Ankara Yunanistan'la arasındaki sorunlar dışında, azınlık ve insan hakları olarak ifade edilen bir dizi ilkeyi içeren Kopenhag kiriterlerini de en kısa sürede hayata geçirmekle yükümlü. Bugüne kadar, halkın demokrasi talebine karşı kapıyı sürekli kapalı tutan Ankara, AB kapısından girebilmek için AB'nin demokrasi standardı talebine 'evet' demek zorunda.
Öte yandan zirvenin gündeminde yer alan Çeçenya'daki gelişmeler, hükümetler arası konferans hazırlıkları gibi konular öğle yemeğinde ve öğleden sonra ele alındı. Konsey, Avrupa Savunma ve Güvenlik Kimliği (AGSK) konusunu akşam tartıştı.
www.evrensel.net