Besiciler Ankara

Besiciler Ankara'ya yürüme hazırlığında

Nüfusunun yüzde 40'ından fazlasının geçim kaynağı hayvancılık olan Türkiye'de hayvancılığın yok olma aşamasına getirildi.

Besiciler Ankara'ya yürüme hazırlığında
Nüfusunun yüzde 40'ından fazlasının geçim kaynağı hayvancılık olan Türkiye'de hayvancılığın yok olma aşamasına getirildiği, Et Balık Kurumu'nun özelleştirilmesinin de bunun bir adımı olduğu değerlendirmesi yapılarak, bu gidişe 'dur' denilmemesi halinde, besicilerin hayvanlarıyla birlikte Ankara sokaklarında seslerini yükseltecekleri ilan edildi.
Hak-İş'e bağlı Öz Gıda-İş Genel Sekreteri Agah Kafkas, Türkiye Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Nesrin Alpaslan, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Hayvancılık Daire Başkanı Levent Genç ve TMMOB Zıraat Mühendisleri Odası Genel Sekreteri İlhan Han'ın katılımıyla Hak-İş'te yapılan toplantıda devletin hayvancılık politikası eleştirildi.
Türkiye'nin "AB'ye girelim mi girmeyelim mi" tartışması yaptığı bir dönemde, nufusünün yüzde 8'i tarımla uğraşan İngiltere'nin ve demokrasinin beşiği sayılan Fransa'nın hayvancılık sorunlarını Helsinki Zirvesi'ne taşımaya çalıştığını belirten Kafkas, Türkiye'de hayvancılığın yok edildiğini, besicilerin zor durumda bırakıldığını söyledi. Hayvancılığın Güneydoğu'nun sigortası olduğu değerlendirmesini yapan Kafkas, "Güneydoğu'nun sigortasını attırıyoruz" dedi. EBK'ların özelleştirilmesinin durdurulmasını isteyen Kafkas, bu yapılmadığı takdirde besicilerin 5000 ineğiyle birlikte Ankara sokaklarını dolduracaklarını hatırlattı. "Biz bilimsel çalışmalarımız sonuç verene kadar besicileri frenliyoruz" diyen Kafkas, çalışmalarının dikkate alınmaması halinde, besicilere 'dur' deme yerine önlerinde yürüyeceklerini söyledi.
'Hayvancılık öldürüyor'
"Çete düzeni öyle meşru hale gelmiş ki, kapalı kapılar ardında bir şeyler satılıyor" diyen Nesrin Alpaslan da EBK'larının özelleştirilmesinin hayvancılığın, besiciliğin bitmesi anlamına geldiğini ifade etti. Fransa'da besicilerin hayvanlarıyla birlikte yaptıkları eylemlere dikkat çeken Alpaslan, Türkiye'de besicilerin örgütsüz olduğunu, seslerini duyuramadıklarını söyledi. İngiltere'nin deli dana olayı nedeniyle Fransa ile çekiştiğini ve bu olayı Helsinki Zirvesi'ne taşıyacağını belirten Alpaslan, hayvancılığın gelişmiş ülkeler tarafından bu kadar önemsendiği, önemli olduğu bir süreçte Türkiye'nin hayvancılığının öldürülmeye çalışıldığına dikkat çekti. EBK'larının özelleştirilmesinin kapatılması anlamına geldiğini vurgulayan Alpaslan, IMF'nin reçeteleri doğrultusunda bu kadar önemli kurumların satışına izin vermeyeceklerinin altını çizdi. Alpaslan, nüfusunun yüzde 8'nin hayvancılıkla geçindiği İngiltere'nin "deli dana" hastalığı nedeniyle AB ülkelerince et ihracatına kota konulması karşısında AB'den çekilme tehdidi yaptığını da hatırlatarak, "Nüfusunun yüzde 45'inden fazlasının tarımla geçindiği bir ülkede, EBK kombinaları özelleştirme adı altında kapatılarak, havancılığımız adeta satışa çıkartılmıştır" dedi.
Levent Genç de dünya ülkelerinin hayvancılıkta pazar paylarını yükseltmeye çalıştıkları bir süreçte Türkiye'de değil pazar kapma, hayvancılığın bitme noktasında olduğunu söyledi. Genç, yetiştiricinin sesine kulak verilmesi gerektiğini, bu sesin halkın sesi olduğunu belirterek, besicilerin tepkilerini desteklediklerini ifade etti.
Milletvekillerine mektup
Söz konusu dört örgüt, TBMM'de bulunan tüm milletvekillerine, EBK'ları başta olmak üzere Türkiye'de hayvancılığın geldiği durumu ve çözüm yollarını gösteren birer mektup gönderdiler. Mektuplarına cevap gelmemesi, özelleştirmenin durdurulmaması halinde besicilerin demokratik tepkilerine dört örgüt de destek vereceğini ilan etti.
www.evrensel.net