OHAL kalkmadan normalleşme olmaz

İşçi ve kamu emekçileri sendikaları ile Türkiye Yazarlar Sendikası yöneticilerinden oluşan heyet, OHAL'in son bulması talebiyle Diyarbakır'da gerçekleştirdiği temasları önceki gün tamamladı.

OHAL kalkmadan normalleşme olmaz
Şahin Bayar
OHAL'in uzatılmasını protesto etmek ve OHAL'in kaldırılması talebiyle Diyarbakır'a giden işçi ve kamu emekçileri sendikaları ile Türkiye Yazarlar Sendikası yöneticilerinden oluşan heyet üyeleri, OHAL'in kaldırılmadan bölgede bir yumuşamanın söz konusu olmayacağını dile getirdi. Diyarbakır'da yaptıkları incelemeleri, görüşmeleri ve gözlemlerini gazetemize anlatan İstanbul İşçi Sendikaları Şubeler Platformu (İİSŞP) Dönem Sözcüsü ve Haber-İş İstanbul 1 No'lu Şube Başkanı Levent Dokuyucu, KESK MYK Üyesi İbrahim Kudiş, Türkiye Yazarlar Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi Güngör Gençay, yumuşamanın aksine son dönemde Diyarbakır'da faili meçhul cinayetlerin arttığına dikkat çektiler.
Diyarbakır'daki temaslarına keyfi bir şekilde bölgeye sokulmayan Evrensel ve Özgür Bakış gazetelerini ziyaret ederek başladıklarını söyleyen İİSŞP Dönem Sözcüsü ve Haber-İş İstanbul 1 No'lu Şube Başkanı Levent Dokuyucu, OHAL'de 'yumuşama' var denilmesine rağmen muhabirlerin bazı bölgelere sokulmadığını öğrendiklerini söyledi. Köyler üzerindeki baskıların sürdüğünü ifade eden Dokuyucu, OHAL yasası gereği kamu emekçilerinin, yoğun bir şekilde sürgün edildiğini belirtti.
Sendikal faaliyetlere izin verilmediğini söyleyen Dokuyucu, "Hatta en önemli şey, güvenlik güçlerinin sendikalara 'Basın açıklaması için sokağa çıkmayacağız' diye bir yazı imzalattırdığını öğrendik. Çok ilginçtir bu" dedi.OHAL aynı şekilde sürüyor
AB'ye girme ile ülkenin demokratikleşeceğine inananlar olduğunu gördüklerini kaydeden Dokuyucu, sözlerine şöyle devam etti: "Bunun da OHAL'e yansıyacağı şeklinde ifadeler duyduk. Oysa gördüklerimiz ve anlatılan bunun tam tersini ortaya koyuyordu. OHAL uygulamasının getirdiği bütün olmusuzluklar, aynı şekilde devam ediyor. Yani halen baskılar devam ediyor. En temel demokratik istemlere yönelik, engellemeler devam ediyor. Halkın haber alma özgürlüğünden tutalım da, barınma, yiyecek, içecek gibi en temel yaşam haklarında sorunlar devam ediyor.
Demokratik hiçbir hakkın kullanılmadığını görüyoruz, çalışma hakkının kulanılmadığını görüyoruz, yaşam hakkının olabildiğince az olduğunu görüyoruz. Bütün bunlar varken bir yumuşamadan söz etmemiz mümkün değil. Yumuşama ancak OHAL'in kalkması ile mümkün olur. Bunun için OHAL'in kaldırılmasını öngören yasal düzenlemelerin yapılması gerekir diye düşünüyorum"
Endişe var
Diyarbakır'a iner inmez, oradaki dostlarla birlikte kendilerini yoğun bir polis kitlesinin karşıladığını belirten KESK MYK Üyesi İbrahim Kudiş ise, "Diyarbakır Belediye Başkanı; 'Son süreçte yumuşama var, iyileşme var' derken; sendikacılar korku ve panik yaşadıklarını söylüyorlar" ifadeleriyle bölgeki çelişkileri özetledi. Bölgede umudun olduğunu ancak endişenin de çok olduğuna dikkat çeken Kudiş, "Bir buçuk ay önce sokağa çıkıp basın açıklaması yapan sendikalaların, son süreçte sokağa çıkamadıklarını öğrendik. Her türlü hakkın kullanımı engellenmiş ve gasp edilmiş. Bunlar çarpıcı şeylerdi. Yani bir taraftan Belediye Başkanı 'Süreç yumuşuyor' derken; sendikacılar hak alma önündeki engellerin daha da üst boyuta tırmandığını dile getiriyorlardı. Diğer sorunlar olduğu gibi bölgede devam ediyor" diye konuştu.
Yumuşamadan söz edilemez
"OHAL, bir baskı yönetiminin getirdiği bir uygulamadır. Yani her baskıcı uygulamanın doğal gereği olarak, OHAL'in görünen ve görünmeyen tarafı oluyor. OHAL'in kendine özgü bir durumu var.
Bir kere kendisine hedef aldığı Kürt insanı var. Burada bir rant elde edimi var. Bu, burada çok önemli bir yer tutuyor" sözleriyle OHAL'i tanımlayan Türkiye Yazarlar Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi Şair-Yazar Güngör Gençay, çatışmanın bitirilmesinin, Demirel'in bölgeye gitmesinin bir 'barış' işareti olarak görüldüğünü ifade etti. Türkiye'nin AB'ye girmesinden olağanüstü şeylerin beklendiğini dile getiren Gençay, sözlerine şöyle devam etti: "Ama bütün bu görüşlere karşın, mesela basın açıklamamızın metninde Kürt insanı dediğimiz için gözaltına alındık. Kaldı ki; son bir ayda Dicle kenarında 10'a yakın ceset bulunmuş. Faili meçhul cinayetler tırmanışa geçmiş.
Köylere baskı aynı şekilde devam ediyor. Bu durumda değil OHAL'e barış gelmesi, yumuşamadan dahi söz edilemez. Zaten burayı rant kapısına çevirmiş egemenlerden bunu beklemek de mümkün değil. Bu nedenle OHAL'de fazla bir değişikliğin olduğunu söyleyemem"
Petrol-İş İstanbul Şube Başkanı Nesimi Aksakal ise, incelemelerinde sendikaların ve muhalif gazetelerin yoğun baskı gördüklerini ifade etti. "İnsanların doğru haber alma hakları ellerinden alınmış. Sendikalar ile yaptığımız görüşmelerde, demokratik haklarından kaynaklanan demokratik tepkilerin dile getirilmesinin yasaklandığını öğrendik. Özellikle memur sendikalarındaki arkadaşlardan yoğun sürgünlerin yaşandığını duyduk" ifadeleriyle gözlemlerini anlatan Aksakal, "Daha önceki duruma göre olumlu gelişmeler var. İnsanlar daha rahat görünüyor. Ama bu da OHAL'in çizdiği sınırların içinde oluyor" diye konuştu.Heyetin programı
Heyet üyeleri, Diyarbakır'daki temasları çerçevesinde OHAL bölgesine girişi OHAL Valiliği kararı ile engellenen gazetemiz Yeni Evrensel'in ve Özgür Bakış gazetesinin Diyarbakır bürosunu ziyaret etti. Ardından Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı ziyaret eden heyet üyeleri, Demokrasi Polatformu ile de bir görüşme yaptı. Heyet üyeleri, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti'nde de basın toplantısı yaptılar.
Heyette bulunanlar
TÜMTİS Başkanı Sabri Topçu, KESK MYK Üyesi İbrahim Kudiş, Genel-İş TİS Daire Başkanı İsmail Özhamarat, Türkiye Yazarlar Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi Yazar-Şair Güngör Gençay ve İİSŞP ve Haber-İş İstanbul 1 No'lu Şube Başkanı Levent Dokuyucu ile Petrol-İş İstanbul Şube Başkanı Nesim Aksakal, Diyarbakır'a giderek incelemelerde bulundu.
www.evrensel.net