AKTAŞ ÇEAŞ'ın aynası

EMO Adana Şubesi enerjide yaşanan özelleştirmenin İstanbul'da AKTAŞ ve Çukurova'da ÇEAŞ örneklerinde görüldüğü gibi tam bir yağma olduğuna dikkat çekti.

AKTAŞ ÇEAŞ'ın aynası
Elektrik Mühendisleri Odası Adana Şubesi, Çukurova Elektrik AŞ'nin uygulamalarının AKTAŞ örneğinde açıkça görülen sonuçları doğurduğunu belirterek, enerji özelleştirmelerinin kamu yararı güdülmeden uygulanan bir yağma politikası olduğunu vurguladı.
TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Adana Şubesi, "Enerjide Özelleştirme ve ÇEAŞ" adlı raporunu açıkladı. İki bölümde oluşan raporun ilk bölümünü "Enerji Sektöründe Özelleştirme", ikinci bölümünü ise "ÇEAŞ Gerçeği" oluşturuyor.
10-15 yıldan bu yana özelleştirme ile elektrik enerjisi sektörünün hükümetler tarafından gözden çıkarıldığı belirtilen raporda, üretim ve dağıtım tesislerinin maliyetlerinin çok altında, neredeyse iki yıllık kâr karşılığında 30 yıllığına yerli ve yabancı şirketlere devredildiği ve devredilmeye devam edildiği vurgulandı. Elektrik santralleri ve dağıtım müeseselerinin özelleştirilmesinin bir yağma şeklinde gerçekleştirilmeye çalışıldığına değinilen raporda ayrıca, elektrik enerjisinin özelleştirmelerinin bütün safhalarının bir skandallar zinciri olduğunun da altı çizildi.
Elektrik üretim ve dağıtım işletmelerinin siyasal iktidarların olumsuz müdahalelerine rağmen kâr eden kuruluşlar olduğu belirtilen raporda, santrallerin ve dağıtım şirketlerinin yılda yaklaşık 2.5 milyar dolar kâr getiren kuruluşlar olduğuna işaret edildi.
AKTAŞ örnektir
"20-30 yıllık sürelerle, elektrik enerjilerinin iki yıllık kâr karşılığında devir bedeli ile özel sektöre aktarılması, özelleştirmecilerin bir avuç sermaye grubuna kaynak aktarmak amacını taşıdığını göstermektedir" denilen raporda, AKTAŞ örneğinin dağıtım müesseselerinin özelleştirilmesinin sonuçlarını gösterdiği hatırlatıldı.
Raporda, Çukurova Elektrik AŞ (ÇEAŞ)'nin özelleştirildiği 1992'den 1998'e kadarki 6 yıllık çalışma da incelendi. Raporda, ÇEAŞ, 1993 yılından bu yana kayda değer hiçbir yatırım yapmadığı, mevcut iletim ve dağıtım hatlarının yenilenmemesi, bakımlarının zamanında yapılmaması ve hatların aşırı yüklenmesi sonucu bölgede daha fazla enerji kesintisi olacağının tespit edildiği belirtildi. Raporda şu görüşlere yer verildi:
  • Elektrik enerjisi sağlamada temel amaç tüketiciye ucuz, kaliteli, kesintisiz ve standart hizmet sağlamak olmalıdır. Elektrik enerjisi ekonomik ve sosyal kullanmayı destekleyecek şekilde yeterli olmalı, ekolojik denge ve çevresel etkileri en aza indirmelidir.
  • Ülkemiz enerji sektörü çok yönlü bir kuşatma altındadır. Bu kuşatmanın bütün kuvvetleri birbirleri ile çıkar birliği içindedirler. ABD ve Avrupa'nın geleceğe yönelik projeksiyonlarında Türkiye'ye biçilen "enerji terminali" rolü ile birlikte, ülkemizde oluşturulması gereken ulusal enerji politikalarını oluşturma ve uygulama görevleri yerine; siyasetçiler, bürokratlar, vb. diğer çıkar grubları kamu varlığı ve kamu çıkarı gibi kavramları yok sayarak, enerji sektörünü yerli ve yabancı sermayeye aktarmak için adeta yarıştılar.
  • Yaşantımızın ve sanayimizin vazgeçilmez unsuru olan elektrik enerjisinin bir saniyelik kesintisi bile çağdaş toplumlarda kabul görmezken, özelliğinden dolayı depolanamayan ve yedeklenemeyen bu enerji kaynağını güvenli hale getirmek için ülkelerinin dışında da bu üretim ve iletim kaynaklarını ele geçirmeye çalışmaktadırlar.
  • Elektrik enerjisine yönelik özelleştirme girişimlerine karşın; Anayasa Mahkemesi iptale ilişkin kararlarında, özetle "elektrik üretimi, iletimi ve dağıtımı ile ilgili etkinlikler kamu hizmetidir" saptamasını yapmaktadır.
    www.evrensel.net