İşkence ortadan kaldırılsın

Türkiye İnsan Hakları Vakfı, bir işkenceyi önleme komitesi kurulmasını ve bu komitenin işkenceye müdahale edecek yetkilere sahip olmasını istedi.

İşkence ortadan kaldırılsın
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), işkencenin ortadan kaldırılması için atılan resmi adımların şimdiye değin amacına ulaşmadığını ve işkencenin önlenmesinin her şeyden önce hükümetin işkenceye karşı tavır almasına bağlı olduğunu bildirdi.
Etkin yaptırım uygulanmalı
TİHV Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, siyasi irade olmaksızın yapılacak yasal düzenlemelerin insan hakları ihlallerinin önlenmesinde etkisiz kalacağı belirtilerek, işkencenin önlenmesi için, kişilerin özgürlüğünden yoksun bırakılması işlemlerinin ve bu işlemler için kullanılan mekânların düzenli denetlenmesi; işkenceye karşı etkin yaptırımlara başvurulması istendi. Açıklamada, gözaltı gerekçeleri ile gözaltı uygulamalarının yasalarla kesin bir biçimde tanımlanması ve kayıtsız gözaltıların cezalandırılması gerektiği belirtildi.
Şeffaflık sağlanmalı
Açıklamada, gözaltına alınan ya da tutuklanan kişilerin; yakınlarıyla temasa geçerek içinde bulunduğu durumu bildirme, kendi seçtiği bir avukatın yardımından yararlanma, gerekiyorsa kendi seçeceği bir doktor tarafından tedavi edilme, hakkındaki suçlamalardan ve kanıtlardan hemen haberdar edilme haklarından mahrum bırakılamayacağı ifade edildi. Ayrıca, adli kolluk teşkilatının kurulması, adliyenin kurumsal olarak ve eğitim bakımından güçlendirilmesi, kolluk görevlilerinin yetkilerinin daraltılması, adli konularla ilgili görevlerde güçlü bir savcılık örgütlenmesinin denetimi altında çalışmalarının sağlanması, işkence ve kötü muamele ile suçlanan görevlilerin adil yargılanmasının önündeki engellerin kaldırılması, durdurulan soruşturma ve davaların yeniden açılması, suçsuzlukları kanıtlanana değin, savcılıkların istemine göre görevden ya da "aktif görev"den alınması, bu suçları işleyenlerin idari, adli ya da siyasi amirlerinin sorumluluklarının da soruşturma konusu olması istendi.
İşkenceyi önleme komitesi
Türkiye İnsan Hakları Vakfı'nın açıklamasında, Adli Tıp Kurumu'nun etkin çalışması için gerekli düzenlemelerin yapılması, işkence ya da kötü muameleye maruz kalanlara tıbbi, psikolojik, sosyal ve hukuksal yardım verilmesi gerektiği belirtildi.
Komite kurulmalı
TİHV, işkence olgularının araştırılması ve önlenmesi için, Avrupa İşkenceyi Önleme Sözleşmesi'ne uygun bir İşkenceyi Önleme Ulusal Komitesi'nin kurulmasını, bu komitenin kötü muamele ve işkenceye elverişli durumları zamanında haber alarak müdahale etmeyi ve önlemeyi olanaklı kılacak donanım ve yetkilere sahip olmasını, ayrıca bu kurulun belirli görevlilerin mahkeme kararına kadar görevden alınmasını isteme, görevliler aleyhine ya da mağdurlar adına dava açtırma ve diğer davalarda da müdahil olma yetkilerine de sahip olmasını talep etti. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Göktepe'yi andılar, yargılandılar!
Polis tarafından gözaltında dövülerek katledilen Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe'nin üçüncü ölüm yıldönümü 8 Ocak 1999 tarihindeki anmaya katıldıkları için EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, Avukat Kamil Tekin Sürek, Evrensel Gazetesi Yazıişleri Müdürü Fatih Polat, Metin Göktepe'nin ağabeyi İbrahim Göktepe ve annesi Fadime Göktepe'ye açılan dava, dün Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başladı.
Demokratik bir tutum
2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası'na muhalefet ettikleri iddiasıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan davanın ilk duruşmasında yargılananlar, en doğal hakları olan anma etkinliğinin ceza kapsamına girmeyeceğini ifade ettiler.
Hakimin ilk olarak söz verdiği EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, her yıl düzenli olarak Göktepe'nin ölüm yıldönümünde anma etkinliği düzenlendiğini kaydederek, bu anmalara da EMEP'in ve davanın tüm takipçilerinin katılmasının doğal olduğunu belirtti. Başından beri bu davaya sahip çıkanların anmaya da katıldığını belirten EMEP Genel Başkanı, işkence ile öldürülmüş bir gazetecinin mezarı başında anılmasının son derece doğal ve demokratik bir tutum olduğuna dikkati çekti. Metin Göktepe'nin avukatı Kamil Tekin Sürek de, anma gününde, polisin herhangi bir ikazı ile karşılaşmadıklarını ifade ederek, gerçekleştirilen anmanın isnat edilen suç kapsamına girmediğini söyledi.
'Menderes ve Özal anmalarına dava açılmıyor'
Gazetemiz Yazıişleri Müdürü Fatih Polat ise, Metin Göktepe'yle aynı gazetede çalışmış birisi olarak bu anmaya katılmanın arkadaşlık ve gazetecilik görevi olduğunu ifade etti. Adnan Menderes, Turgut Özal gibi devlet adamlarının ölüm yıldönümlerinde anıtmezarları başında yapılan anmalara hiçbir soruşturma açılmadığına dikkat çeken Polat, Göktepe anmasının da bir o kadar doğal ve meşru olduğunu vurguladı.
'Oğlumu ziyaret suç mu?'
Metin Göktepe'nin ağabeyi İbrahim Göktepe, "8 Ocak 1996'da vahşice katledilen Metin Göktepe benim kardeşimdir. Katledilmesinden bu yana mezarını defalarca ziyaret ettik, bundan sonra da edeceğiz" dedi. Fadime Göktepe de, oğlunun ölüm yıldönümü dolayısıyla evine gelen ziyaretçileri kabul etmenin, onlarla mezarlığa gitmenin ve bu konuda konuşma yapmanın en doğal hakkı olduğunu söyledi. Sanıkların dinlenmesinden sonra iddianameyi okuyan mahkeme başkanı, eksikliklerin tamamlanması için duruşmayı, 28 Şubat 2000 tarihine erteledi.
www.evrensel.net