Natura Tekstil'de 32 işçi atıldı

İkitelli Organize Sanayi Bölgesi'nde kurulu Natura Tekstil'de, "verimsiz" çalıştıkları gerekçesiyle 32 işçinin işine son verildi.

Natura Tekstil'de 32 işçi atıldı
İkitelli Organize Sanayi Bölgesi'nde kurulu Natura Tekstil'de, "verimsiz" çalıştıkları gerekçesiyle 32 işçinin işine son verildi. Atılan işçiler fabrika önünde beklerken, patronun çağrısıyla gelen polis, panzerler eşliğinde fabrikayı ablukaya aldı. Bu arada, pantolon bölümünde çalışan işçilerin işbırakarak arkadaşlarına destek olduğu öğrenildi.
Verimsiz çalışmanın bahane olduğunu, başlatılan sendikalaşma çalışmasının bitirilmek istendiğini dile getiren işçiler, yıllardan beri fabrikada gece-gündüz demeden bütün güçleriyle çalıştıklarını söylediler.
170 işçinin çalıştığı işyerinde yaklaşık iki yıldır çalıştığını ifade eden Hacer Ergün adlı işçi, sendikalaşma çalışması yürüttükleri için işten atıldıklarını belirtti. Verimsiz çalışmanın patronun bir uydurması olduğunu kaydeden Ergün, "Biz işyerinde sendikalaşmaya gitmek istiyorduk, aramıza bazı patron yalakaları, patronun adamları girdi. Öncü olan işçileri temizlediler. Basit gerekçeler uydurarak işten attılar" dedi.
Bize hep bağırıyorlardı
İşyerini kalkındıran ve fabrikaya ilk icraatı yaptıranın kendileri olduğunu söyleyen Ergün, işten atmaların süreceğini dile getirdi. İşyerinde yoğun baskılarla karşı karşı kaldıklarını belirten Ergün, sendikalaşma nedenlerini şöyle anlattı: "İşletme şefi toplantı yapıyor, amaçlarını anlatıyorlardı. En ufak bir şeyde bağırıp çağırıyorlardı. Biz, 'Bu olay nereye kadar sürecek' dedik. Arkadaşlar olarak 'Biz de toplanalım, biz de sorunlarımızı paylaşalım, biz de haklarımızı arayalım' dedik. Zaten zamlarda çok büyük haksızlıklar yapıldı bize. Kimine yüzde 35, kimine yüzde 15, kimine ise yüzde 0 zam yapıldı." Bu zamanda iş bulmanın kolay olmadığını söyleyen Ergün, işe geri dönene kadar direneceklerini kaydetti.
İşçileri bölüyorlar
Şükrü Uğurdan adlı işçi ise, işyerinde çok baskı gördüklerini ve düşük ücret ile çalıştırıldıklarını söyledi. "Sabah işe giriyorduk, gece geç saatlere kadar çalışıyorduk, bazen sabahladığımız oldu. 38 saat hiç uyumadan çalıştığımız dönemler de oldu. Tuvalete gidiyorsun bağırıyor, oturuyorsun bağırıyor. İnsanların toplanmasına izin vermiyorlar" ifadeleriyle çalışma ortamını anlatan Uğurdan, "İşçileri bölmek için farklı maaş birimleri uyguluyorlar. Örneğin aynı işi yapmalarına rağmen bir kısım işçiye 120, bir başka kısım işçiye 100, başka bir grubu da 80 milyon lira ücret ödeniyor" diye konuştu.
Patron her şeye karışıyor
Patronun iş yaşamı dışındaki hayatlarını da müdahale ettiğini anlatan Uğurdan, "Daha önce bir ay öncesinden pikniğe gideceğimizi bildirmemize rağmen patron, pazar günü bizi işe çağırarak bunu engellemeye çalıştı. Geçtiğimiz pazar günü de tiyatroya gittik. Patron ise 'giderseniz hepinizi kapı önüne koyarım' dedi ve öyle oldu" dedi.
Hıdır Aksakal adlı işçi, "Patronun bize saldırıları çok. İş konusunda, dışarda gezmelerde her yerde engelleniyoruz. Tiyatroya gitmemiz işten atılmamıza neden oldu. Pikniğe gitmek istediğimizde engelleniyoruz. İnsanlarda yılgınlık var, korku var" sözleriyle yaşananları anlatırken, Filiz Aksakal kendilerine zorla çıkış kâğıdı imzalattırıldığını söyledi.
Dört aydır çocuklarını görmediğini ifade eden Semra adlı işçi, "Gece-gündüz çalışıyorum, verimsiz olduğumuz gerekçesiyle attılar. Depoda, bantta çalışıyordum. Güvenilmeyen adamı bantta çalıştırırlar mı?" diye sordu. Sendikal çalışmaya katıldığı için işten atıldığını söyleyen Turan adlı işçi de, işe alınana kadar direneceklerini ifade etti.
www.evrensel.net