Dünyada 17 yıldır yapılmıyor

Elektrik Mühendisleri Odası, sayaçsız elektrik verileceği vaadiyle 1950'lerde başlatılan nükleer enerjinin aslında soğuk savaş döneminde nükleer silahlanmanın maskesi olduğunun anlaşıldığını bildirdi.

Dünyada 17 yıldır yapılmıyor
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), sayaçsız elektrik verileceği vaadiyle 1950'lerde başlatılan nükleer enerjinin, aslında soğuk savaş döneminin nükleer silahlanmasının maskesi olduğunun anlaşıldığını belirterek, Çernobil kazasından sonra verilen nükleer santral siparişlerinin hızla iptal edildiğini bildirdi.
EMO Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, nükleer teknolojinin 1986 Çernobil faciasına kadar sorunsuz ve güvenli olduğu söylendiği belirtilerek, bu tarihten sonra insanlığı kurtaracağı söylenen nükleer teknolojiden insanlığın kurtulmaya çalıştığı dile getirildi.
1970'lerde yapılan tahminlerde sadece ABD'de 2000 yılında bin nükleer reaktör olacağı hesaplanmışken, bugün sadece 104 nükleer reaktör olduğuna dikkat çekilen açıklamada, çok yüksek satış öngörüsüyle işe başlayan reaktör üreticilerinin iptallerin başlamasıyla şok yaşadığı ve kurtulmak için kamuoyu baskısının ciddiye alınmadığı Kore, Hindistan, Pakistan, Çin ve İran gibi ülkelerde lobi faaliyeti yürütmekte olduğu kaydedildi.
Açıklamada, Türkiye'nin de nükleer lobilerin ilgi odağı olduğu vurgulanarak, 1995'ten itibaren medyada nükleer santraller kurulmazsa karanlıkta kalınacağına ilişkin haberler yapılmaya başlandığı belirtildi. Akkuyu'da yapılması planlanan nükleer santral ihalesinin Japonya'daki kaza sonrası sonlandırılamadığının hatırlatıldığı açıklamada, doğalgaz krizinin suni olarak yaratıldığı ve böylece hem Mavi Akım projesinin geçirilmeye hem de nükleer santrale onay çıkarılmaya çalışıldığı ifade edildi.
Açıklamada, ABD'de yapılan anketlerde halkın yüzde 65'inin nükleere karşı olduğunun belirlendiği belirtilerek, son 17 yılda nükleer santral yapılmadığı ve Çernobil'den sonra yapımı süren 126 santralin iptal edildiği vurgulandı. İspanya'nın 56 santral planlarken, 8 tane yaptıktan sonra diğerlerini iptal ettiğine, 1984'te de hükümetin yüksek maliyetli olduğu için projelendirilen beş santrali durdurduğuna dikkat çekildi.
Radyasyon güvenliği yok
İkitelli'de meydana gelen kaza sonrasında Türkiye Atom Enerji Kurumu (TAEK) yetkililerinin radyoaktif maddenin zarar vermediğine ilişkin açıklamalarının Türkiye'nin radyasyon güvenliği konusunda sınıfta kaldığını gösterdiğinin kaydedildiği açıklamada, "Birkaç santimetreküplük bir atığın bertarafı sırasında gösterilen profesyonellikten ve bilimsellikten uzak bir yaklaşım, olası bir nükleer santral işletmesi sırasında ortaya çıkacak tonlarca atığın insan ve çevre sağlığının hiçe sayılarak gelecek kuşaklara miras kalacağı yolundaki yıllardır dile getirilen eleştiri ve şüphelerimizi doğrulamaktadır" denildi.
Açıklamada, Isparta ve Konya'da hiçbir etüt yapılmadan gömülen veya yakılan ithal nükleer atıkların, "faili meçhul doğa katliamları" olarak tarihteki yerini aldığı belirtilerek, radyoaktif atıkların, nükleer enerjinin ve emperyalizmin sürekliliğini sağlamak için üretilen nükleer silahların geleceğe bıraktığı ölümcül miraslar olduğu vurgulandı.
Kendi ülkelerinde pazarları giderek daralan uluslararası nükleer ölüm tacirlerinin, ekonomik kurtuluşlarını Akkuyu Nükleer Santrali özelinde Türkiye'de aradıklarının ifade edildiği açıklamada, Fransız Framatom ve Alman Siemens ortaklığı NPI şirketinin atıkların Toros Dağları'nda "güvenli" şekilde depolanabileceğini önerdiğine işaret edildi.
www.evrensel.net