Mühendislikte son teknikler kullanılmalı

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ile Uluslararası Konut Bilimleri Birliği (IAHS)'nin işbirliği düzenlenlenen 1999 Kocaeli Depremi Konferansı'nda konuşan...

Mühendislikte son teknikler kullanılmalı
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ile Uluslararası Konut Bilimleri Birliği (IAHS)'nin işbirliği düzenlenlenen 1999 Kocaeli Depremi Konferansı'nda konuşan Oral Büyüköztürk, üniversitelerdeki geleneksel mühendislik müfredatını bırakarak, son tekniklerin öğretilmesi gerektiğini söyledi.
Önceki gün başlayan konferansın "Yapı Onarımı ve Güçlendirilmesi" oturumunda güçlendirme teknikleri hakkında bilgi veren Oral Büyüköztürk, yapılarda dayanıklılığın ve uzun süre kullanımın önemli unsurlardan biri olduğunu belirterek, güçlendirilmelerde de ileri enformasyon tekniklerinin kullanılması gerektiğini ifade etti.
Yapılarda zaman içinde bozulmalar, yaşlanmalar ortaya çıktığını vurgulayan Büyüköztürk, "Bunların üzerine bir de deprem gelince, ileri mühendislik tekniklerinin kullanılmadığı yapılar çökecektir" dedi.
Yapılardaki hasarlı ya da güçlendirme gerektiren bölümlerini ortaya çıkaran, elektromanyetik, stres dalga ile X ve gama ışınlarının kullanıldığı radyografi teknikleri, mikrodalga görüntüleme tekniği ve yankı yöntemleri hakkında bilgi veren Büyüköztürk, söz konusu yöntemlerin tümünün avantajları ve dezavantajları olduğuna dikkat çekerek, metotların beceri ve bilgi sahibi personeller tarafından kullanılması gerektiğine vurgu yaptı. Üniversitelerde geleneksel mühendislik müfredatının bırakılarak, yeni gelişmiş son tekniklerin öğretilmesi gerektiğini söyleyen Büyüköztürk, "Son teknikleri verelim ki, felaketler yaşamayalım" dedi.
Yasalarınızı çıkarmalısınız
Daha sonra konuşan Prof. Dr.Erkan Özer de, güçlendirme çalışmalarının '97 deprem mevzuatına göre yapıldığını belirterek, özellikle birinci derece deprem bölgesinde detaylı sismik tehlike analizleri yapılması gerektiğini ifade etti.
Los Angeles'da baş mühendis yardımcısı olan Clark Robins, yüzyıl içinde Los Angeles'da 5 büyük deprem yaşadıklarını ancak hiçbirinin Türkiye'deki depremler kadar hasar vermediğini söyledi. "Binaların ve köprülerin güçlendirilmesine ilişkin yasalar çıkarıldı.
Seçmenler seçim zamanlarında oy vermeyerek, bu yasaların daha hızlı çıkarılmasını sağladılar. Ve en önemlisi yapılarımızı hiçbir zaman fay hattı üzerine yapmadık. Sizin de buna dikkat etmeniz ve konuyla ilgili yasalarınızı ivedilikle çıkarmanız gerekiyor" diyen Robins, güçlendirme çalışmalarında, yapıların depremden en az hasarlı çıkabilmesini amaçladıklarını belirtti.
Betonarme yapıların sismik güçlendirilmesi konusunda konuşan Prof. Dr. Haluk Sucuğulu ise, Türkiye'de yapıları güçlendirme çalışmalarının basit, çabuk ve ucuz olması gerektiğini çünkü, yerel müteahhitlerle çalıştıklarını ve finansman sorunu yaşadıklarını söyledi. Yaşanan depremler sonucunda, Türkiye'deki yapıların depreme dayanıklı olmadığının ortaya çıktığına vurgu yapan Sucuoğlu, Düzce depremi sonrasında bölgede inceledikleri 120 binanın hepsinde orta hasar olduğunu ifade ederek, "Zaten depremden etkilenen yapılarda hafif hasar yok. Hepsi ya orta ya da ortanın üzerinde hasar almış. Yaptığımız incelemelerde, hasarlı binaların büyük çoğunuluğunun 5-6 katlı binalar olduğunu ve bunlarda meydana gelen hasarların ortanın üzerinde olduğunu tespit ettik" dedi.
www.evrensel.net