Virane kent: Gölcük

17 Ağustos depreminde en büyük hasarı gören Gölcük'te halk isyan noktasına geldi. Unutulduklarını ve devletten hiçbir yardım göremediklerini belirten Gölcüklüler...

Virane kent: Gölcük
17 Ağustos depreminin merkez üssü olan Gölcük, aradan aylar geçmesine karşın virane görünümünden kurtarılamadı. Kentin önemli bir kısmında ağır hasarlı ve yıkık binalar öylece duruyor. Depremzedeler çadırlarda yaşam mücadalesi verirken, yetkililer halen yeni yerleşim alanlarını bile belirlemedi. Bir kenara itilerek unutulan Gölcüklüler devlete tepkili, esnaflar ise isyan noktasına gelmiş durumda.
Gölcük 17 Ağustos Derneği (GADER) Başkanı Ali Yılmaz da, 12 Kasım'daki Düzce depreminin, 17 Ağustos depreminde en büyük hasarı gören Gölcük ve sorunlarını unutturduğunu söyledi.
'Unutulduk'
Deprem felaketinin Gölcük'te yaptığı hasarın unutulmamasını ve ilçenin yeniden yapılanmasını sağlamak amacıyla bölgedeki siyasi partiler, sendikalar, meslek odaları, çadırkent temsilcileri ve işadamlarının bir araya gelmesiyle geçen ay kurulan GADER'in Başkanı Yılmaz, şehirde şu an durumun çok kötü olduğunu belirterek, "Şehirde bir karmaşıklık var. Bürokrasi çarkı genellikle ağır işliyor. Kira yardımı almamış bir sürü insan var. Hasar tespitleri daha bitirilemedi. Orta hasarlı binaların hiçbirinin tamiratına daha başlanamadı. Yeni yerleşim yerlerinin nereleri olacağı kesin belli değil. Bu yüzden bir karmaşıklık devam ediyor. Ayrıca 12 Kasım'daki Düzce depremi bizi, Gölcük'ün sorunlarını unutturdu, Düzce daha ön plana çıktı. Kıyaslama olmaz ama Düzce'de 700, Gölcük'te ise resmi rakamlara göre 5300 kişi öldü. Depremin yol açtığı hasar ve yarattığı sorunlar açısından da Gölcük'ün durumu hiçbir yerle karşılaştırılamayacak kadar kötü. Şu anda Gölcüklüler olarak bizler yerlerde sürünüyoruz" dedi.
'Esnaf isyana kalkarsa...'
Deprem felaketinden en büyük zarar gören kesimlerden birinin de esnaf olduğunu vurgulayan Yılmaz, başta devlet olmak üzere perişan durumdaki Gölcük esnafına hiç kimsenin destek olmadığını ve onlar için bir şeyler yapılma düşüncesinin bulunmadığını ifade etti. Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yarın öbür gün buradaki esnaf kesimi isyana kalkarsa, rant kazanmak için buraya gelen insanlarla bir kavgaya girerse, buna kimse şaşırmasın. Şu an en acil bir şeyler yapılması gereken kesim esnaf. Çünkü esnaf yerle bir olmuş. Sabit geliri, maaşı olmayan, kazandığı ile geçinen insanlar bunlar ve şu an bir şey de kazanamıyor. Bu bir yere kadar gidecek, yarın öbür gün isyan noktasına gelecek."
Şehir virane bir görünümde
Gölcük'te her türlü sorunun had safhada olduğunu vurgulayan Yılmaz, kışı bu şartlar altında geçirmeye tahammüllerinin olmadığını söyleyerek, bir an evvel kalıcı konutların yapılması gerektiğini ifade etti. İlçede, depremde ağır hasar gören ve yıkılması gereken binaların yarısının durduğunu kaydeden Yılmaz, şunları söyledi:
Kent karanlıkta
"Ağır hasarlı ve yıkık bina görüntüleri bizlerde büyük moral bozukluğu yaratıyor. Ayrıca 17'şer kilometre ötemizdeki İzmit ve Karamürsel'de yaşam normale dönerken, doğma büyüme Gölcüklü olmama rağmen akşam saat 20.00'den sonra yolun deniz tarafına gitmeye korkuyorum. Koskoca şehir virane ve karanlık bir görünümde. Gölcük'ün hemen her yönden perişan hali özel bir statü getirilmedikçe düzelemez."
www.evrensel.net