Kalinka, Şıkıdım ve kültür

Kalinka, Şıkıdım ve kültür

Uluslararası kültürel organizasyonlar, halkların birbirlerinin kültürlerini tanıma ve tanıtma olanakları bakımınan önem taşır.

Kalinka, Şıkıdım ve kültür
Şenay Aydemir
Uluslararası kültürel organizasyonlar, halkların birbirlerinin kültürlerini tanıma ve tanıtma olanakları bakımınan önem taşır. Bu amaçla bir çok ülke, yılın belirli dönemlerini çeşitli ülkelerin 'kültürel motiflerini' yansıtan, onlar hakkında bilgi sahibi olunmasınını yollarını açan organizasyonlar gerçekleştirir.
Türkiye'de son yıllarda bu anlamda, istenilen düzeyde olmasa da, önemli adımlar atılmakta. Özellikle yaz aylarında düzenlenen bir çok festival sayesinde en azından büyük kentlerde yaşayan insanlar bir çok kültürü tanıma olanağını yakalayabiliyor. Türkiye'den de bir çok sanatçı benzer etkinliklere katılmak amacıyla dünyanın bir çok ülkesini dolaşıyor.
Böyle bir amaca 'hizmet' etmek, çeşitli konserler vermek üzere Türkiye'de bulunan eski adıyla Kızılordu, yeni adıyla Rus Ordu Korosu, konserler dizisinin İstanbul ayağını önceki ve dün gece gerçekleştirdiği konserlerle sona erdirdi.
1973 yılında Kızılordu Korosu ve Dans Topluluğu adıyla kurulan ve ünü dünyanın bir çok yerine yayılan koro; çağdaş müzik, halk müziği, klasik müziğin yanı sıra, geleneksel askeri sanatın özelliklerini korumak üzere kurulmuş.
Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından Rus Ordu Korosu ve Dans Topluluğu adını alan topluluğun kuruluş amaçları arasında şöyle bir madde de yer alıyor: "Çok geniş bir repertuvara sahip olan topluluk, Rus halk müziğinin yanı sıra batı sanat müziği, çağdaş batı müziği, halk müziği, dünya ulusal dansları, askeri marşlar ve danslar ile enstrumantal besteler seslendirmektedir."
Bu tanıtım, koronun kuruluşundaki temel ilkelerden birini oluşturuyor.
Bütün bu özellikleri bir yana; Rus Ordu Korosu ve Dans Topluluğu'nun Türkiye'de verdiği konserler sırasında en çok gündemde olan yanı, seslendirdikleri 'Onuncu Yıl Marşı' ve Tarkan'ın 'Şıkıdım' ile 'Acayipsin' isimli şarkıları oldu. İzlediği benzer etkinliklerde, haber yerine magazin unsuru arayan medya için bu bulunmaz fırsattı. Bir dönemin dünyayı titreten ordusunun, seyirciyi titreten korosu 'şapkalarını ters çeviriyor, kürsüde yaşı başı geçmiş adamlar; 'Oynama şıkıdım şıkıdım' diye sağa sola sallanıp duruyordu.
ATV Haber Müdürü ve Sabah Gazetesi yazarı Ali Kırca önceki gün çıkan yazısında, koronun gür sesli elemanlarının 'dişleri sökülmüş aslan' gibi marşlarını söyledikten sonra, Tarkan'ın şarkılarını söylemelerini 'değişim' olarak nitelendirdi. Kırca'ya göre, koro eski soğuk yüzünü bir yana bırakmış ve milenyuma güle oynaya girmeye başlamıştı: "Türkiye'ye iletilen mesaj 'Şıkıdım'ın şıkırtılarında gizliydi."
Böylesi organizasyonlarda konukların misafir oldukları ülkeye ait kimi kültürel ögeleri kullanmaları, onları kendi tarzlarında yorumlamaları, iyi bir jest ve bir ortaklık simgesi olarak kabul edilebilir.
Bu seçim de özellikle konuk olunan ülkenin kültürel motiflerini yansıtan çalışmalar olur. Ancak, Rus Ordu Korosu'nun Tarkan'ı seçmesinin başka bir anlamı daha var. Bu seçim Tarkan'ın kasetlerinin milyonlar satmasıyla ya da Rusya'da da tanınmasıyla ilgili değil. Asıl üzerine düşünülmesi gereken, böylesine ünlü ve repertuvarında bir çok ülkenin halk türkülerini, önemli müzik çalışmalarını barındıran bir topluluğun Türkiye'den 'kültür motifi' olarak, 'Şıkıdım' ve 'Yakalarsam ....'ı seçmiş olması. Bütün bir gece boyunca eski şarkılarını seslendiren, Rus halk şarkılarını çok sesli tonlarıyla seyirciye duyuran, Beethoven'dan Carl Off'a kadar dünyanın tanınmış bir çok bestecisinin eserlerinden örnekler sunan topluluk; Türkiye'nin kültürünün göstergesi olarak Tarkan'ı seçmişti. Kendi halk türkülerinde; Carmina Burana'da ince düşünülmüş, üzerine çalışılmış dans koreografileriyle seyirciye görsel bir şölen sunan topluluk, Türkiye'ye söylediği şarkıda Tarkan'ın el hareketlerini yapıyordu ve seyirci bundan oldukça memnundu.
Aslında, topluluğun repertuvarını belirleyenler yaptıkları seçimlerle Türkiye'nin kültürel ve politik ortamına uygun iki tercihi yanyana getirip seyircinin gönlünü aldılar. 'Şıkıdım' ve 'Onuncu Yıl Marşı' temel özellikleri bakımından dahi düşünülse birbiriyle yan yana duramaması gereken bu iki eser, Rus Ordu Korosu tarafından Türkiye'nin bir aynası olarak seyirciye sunuldu.
Repertuvarında 'Rus popçular'dan şarkı almayan, 'kaliteyi' arayan topluluk, Türkiye'nin hatırına; "Şıkıdım"ı, "9. Senfoni'yi", "Carmina Burana"yı, "Kalinka"yı ve "Stepka Razin"i yanyana getirdi.
www.evrensel.net