TİSK, esnek çalışmanın

   yasallaşmasını istedi

TİSK, esnek çalışmanın
   yasallaşmasını istedi
Türkiye İşveren Sendikaları Konfedarasyonu (TİSK), işçi ve emekçilere işsizlik getiren esnek çalışmanın yasallaşmasını istedi. Çalışma yaşamında esneklik süreçlerini geçerli kılacak yasal ve idari değişiklik çalışmalarının bir an önce başlatılmasını ve hızla tamamlanması gerektiğini söyleyen TİSK Başkanı Refik Baydur, "TİSK bunu bir zorunluluk olarak değerlendirmektedir" dedi.
TİSK'in bu talebi Hak-İş Başkanı Salim Uslu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan ve Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler tarafından destek gördü.
TİSK tarafından düzelenen, "Çalışma Yaşamında Esneklik Semineri" dün Swissotel'de yapıldı. Çok sayıda işverenin katıldığı seminerde açılış konuşması yapan TİSK Başkanı Refik Baydur, üçüncü bin yılın eşiğinde, esnek çalışma kavramı gerek dünyada, gerek ülkemizde, üzerinde en çok durulan konuların başında geldiğini beliterek, "Ekonomik süreçlerdeki sürekli hızlı ve yapısal farklılaşma, çalışma hayatını düzenleyen normlarda da yenilik ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Çalışma hayatını düzenleyen kurallar, işgücü piyasasının ihtiyaçlarını karşılayabilme niteliğini kaybetmiş; teknolojik gelişme ve artan uluslararası rekabet ve küreselleşme haraketlerinin yanı sıra, işsizlik gibi faktörler klasik tam gün istihdam kavramından uzaklaşılarak esnek çalışma modellerinin ortaya çıkmasına neden olmuşlardır" dedi.
Ülkemizde geçmiş dönemlerde yaşanan krizler sırasında Hak-İş'e bağlı sendikaların esneklik konusunda işverenlere yardımcı olduklarını söyleyen Hak-İş Başkanı Salim Uslu, "Bu sorunların çözülmesi için çalışma hayatını ilgilendiren yasaların yumuşatılması gerekirr" dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan ise esnekliğin "kuralsızlaştırma" değil, "yeniden düzenleme" olarak algılanması gerektiğini savunarak, esnekleşmenin yasalaşması için çalışacaklarını söyledi.
Okuyan'dan sonra söz alan Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler, "Bugün buraya gelen iki bakan olarak üzerimize düşeni yaptık. Bu yüzden alnımız ak. Sosyal Güvenlik Yasası'nın Meclis'ten geçmesi için çok çalıştık. Bizim çok katkımız oldu. Bundan sonraki taleplerinizi de yerine getireceğiz" src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Bahçeli'den Avrupa'ya Apo mesajı
MHP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, Abdullah Öcalan'ın idam kararının uygulanmasının, Avrupa Birliği'ne tam üyelik koşulu olarak öne sürülmesine karşı çıkarak, Türkiye'ye baskı yapılmasına kimsenin razı olmayacağını, TBMM'nin hür iradesine de kimsenin ipotek koyamayacağını söyledi.
Bahçeli, grup toplantısındaki konuşmasının büyük bölümünü PKK lideri Abdullah Öcalan'ın idam kararının onaylanmasının ardından "AB üyeliği için Apo'nun idam edilmemesi gerektiği" görüşü üzerinde başlayan tartışmalara ayırdı. Türkiye'nin AB üyeliği için "terörle mücadelesinden geri adım atmayacağı" mesajını veren ve "Avrupa ülkeleri adına ortaya konulan düşüncelerin tartmadan sahiplenilmesini anlamak mümkün değil" diyen Bahçeli, Öcalan'a idam kararının tam üyelikle bağdaştırılmasının da ahlaki ve mantıki olmadığını savunarak söyle konuştu: "Bu tez iyi niyetle savunuluyor olunsa bile, son tahlilde Türkiye'nin saygınlığını, onurunu ve önemini yok sayan bir yaklaşımdır. Yine bu tez, ülkemizi görünürde Avrupa Birliği nezdinde sevecen yapacak, gerçekte ise ciddiye ve dikkate alınmamasına vesile teşkil edecektir. Türkiye'nin birliğe üyeliği ile terörist başının irtibatlandırılması, en başta Avrupa değerleri ve uluslararası ilişkiler bakımından çok üzücü ve düşündürücü bir yaklaşımdır." Avrupa'nın PKK ile ilişkileri konusunda bu zamana kadar ciddi bir özeleştiri ortaya koyamadığını savunan Bahçeli, PKK'nin diğer yöneticileri hakkında verilen cezalara aynı duyarlılığın gösterilmemesinin Avrupa'nın Öcalan konusundaki tepkisinin siyasi olduğunu gösterdiğini ileri sürdü. Tam üyelik konusunun idam kararıyla ilişkilendirilmesine karşı çıkan Bahçeli, şöyle konuştu:
"Bu durum sadece Türkiye'ye karşı hakaret ve haksızlık değil, Avrupa Birliği'nin kendisini küçük düşürecek ve itibarını ciddi biçimde sarsacak bir tavrı ifade etmektedir. Biz özellikle 50 yıldır yakın siyasi ve ekonomik ilişki içerisinde olduğumuz Avrupa Birliği üyesi ülkelerinin 10 Aralık'ta toplanacak olan Helsinki Zirvesi'ne gölge düşüreceklerini zannetmiyoruz. Türkiye Avrupa'yla onurlu ve adil bir tam üyelik süreciyle bütünleşmek istemektedir."
www.evrensel.net