Geleceklerini 'şansa' bırakmıyorlar

Emekliliklerine birkaç yıl kala memur yapılmak istenen Spor Toto çalışanlarının çoğu kadın. Bu uygulamaya tepki gösteren kadınlar, akılları evde çocuklarındayken, haklarını almak için yemekhanede bekliyorlar.

Geleceklerini 'şansa' bırakmıyorlar
Jülide Kalıç
Spor Toto Teşkilat Müdürlüğü'nde çalışan ve ihtiyaç fazlası oldukları gerekçesiyle kıdem tazminatı ödenmeden memur yapılmak istenen işçilerin çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor. Çocuk ve eşlerini eve bırakarak Genel Müdürlük Yemekhanesi'nde bekleyişlerini sürdüren kadınlar, kendilerine memur olup olmama kararına ilişkin 6 gün süre tanınmasını eleştirerek, hangi dereceyle, nereye ve ne göreve atanacaklarını bilmeden gelecekleriyle ilgili karar veremeyeceklerini dile getiriyorlar.
Sendikalarından kendilerine bir açıklama yapılacağı haberini alan kadınlar yemekhaneye geliyorlar tek tek. Geç saatlere kadar bekleyişlerini sürdüren kadınlar, ne yapacaklarını konuşuyorlar ve bu saatten sonra kaybedecek bir şeyleri olmadığını dillendirerek destek veriyorlar birbirlerine. Çoğu emekliliklerine bir kaç yıl kala memuriyete geçirilmek istenmelerine tepkili. "Bunca yıl çalıştık kaymağını başımızdakiler yemek istiyor" diyerek kıdem tazminatlarını ödememekte ısrar eden işverenlere öfkelerini dile getiren kadınlar, işlerinin sabır isteyen ve zor bir iş olduğunu anlatıyor.
Şans oyunlarının kolonlarını değerlendiren kadınlar, doktorun "8 saatten sonra gözler yanılabilir" demesine rağmen mesaiye kaldıklarını ve gözleri kan çanağı oluncaya dek çalıştıklarını belirtiyorlar. Genel Müdürlüğün bile "Toto'nun omurgasını kadınlar oluşturuyor" dediğini söyleyen kadınlar direnişlerinin de omurgası olduklarını dile getiriyorlar.
Dantel örerek bekliyorlar
Bir yandan bekleyişlerini sürdürürken bir yandan da dantel örüyor kadınlar. Maaşlarını alamadıkları için ekonomik sıkıntı ve gelecek kaygısı taşıdıklarını söyleyen kadınlar, ördükleri dantelleri satarak evlerine katkıda bulunmaya çalışıyorlar. Simit ve çayla karınlarını doyurmaya çalışan kadınların bekleyişleri sürdükçe kaygıları da artmaya başlıyor. Telefonun önünde kuyruklar oluşmaya başlıyor sonra. Evlerini arıyor kadınlar ve çocuklarına nasihatte bulunuyorlar, "Hava soğuk dışarı çıkmayın. Derslerinize çalışın" diye.
"Türkiye'nin gerçeği bu. Sel gelir köprü sonra yapılır" diyen kadınlar, Eylül ayında maaşlarına zam yapıldığına sonra da işlerine son verildiğine dikkat çekiyorlar. Basın yayın kuruluşlarına da tepkililer. Sorunlarının basında yeterince yer almadığını belirten kadınlar, "Reha Muhtar'a haber olmak için köpeğimizin kaybolması ya da soyunmamız mı gerekiyor" diye soruyorlar. Kendilerinin basında, "500 milyon lira maaş alıyorlar. Onun için memur olmak istemiyorlar" diye lanse edilmesini eleştiren kadınlar, bordrolarını gösterebileceklerini, 200 milyon lira maaş aldıklarını, memuriyeti de küçümsemediklerini ancak bunca yıl çalıştıktan sonra haklarının gaspına da izin vermeyeceklerini söylüyorlar.
www.evrensel.net