Pakistan 'acı ilaç' yutacak

Pakistan'daki cunta rejiminin maliye bakanı Şevket Aziz, IMF yetkilileri ile, kısa sürede yürürlüğe girecek bir "istikrar programı" üzerinde çalıştıklarını açıkladı.

Pakistan 'acı ilaç' yutacak
Pakistan'daki cunta rejiminin maliye bakanı Şevket Aziz, IMF yetkilileri ile, kısa sürede yürürlüğe girecek bir "istikrar programı" üzerinde çalıştıklarını açıkladı.
IMF yetkilileri de, cunta rejimine karşı yaptırım uygulayabileceklerine yönelik iddiaları yalanladı. Adını vermek istemeyen bir yetkili, kurumun "siyasi nitelikte" olmadığını öne sürerek, "IMF, Pakistan'daki hükümetin biçimiyle bir sorun yaşamaz" dedi.
General Pervez Müşerref tarafından gerçekleştirilen 12 Ekim darbesinin hemen ardından bakanlığa getirilen Aziz, görevlendirilmesinden sonra New York'a uçmuştu.
ABD'li Citibank'ın yöneticilerinden olan Aziz, 29 Ekim'de IMF yetkilileri, bankacılar ve çeşitli şirket temsilcileriyle yaptığı görüşmelerin ardından ülkesine dönmüştü.
Darbeye götüren süreç
IMF ile cuntacılar arasında kurulan sıcak ilişkiler, askeri darbenin arkasında ABD'nin olduğu görüşünü daha da güçlendiriyor. IMF, devrik başbakan Navaz Şerif ve hükümetinin işbaşına geldiği 1997 yılında, üç yıla yayılacak 1.6 milyar dolarlık bir kredi paketini onayladı. Kredi karşılığında katı bir "reform" programı talep eden IMF'ye verilen sözlerle birlikte, kamu harcamaları kısılmış, vergiler artırıldı ve özelleştirmeye hız verildi. İşçi ve emekçilerin öfkesi sokaklara dökülürken, küçük yatırımcılar da vergilere karşı çıktılar. Hükümetin büyük toprak sahiplerini vergiden muaf tutması üzerine, IMF, krediyi askıya aldı.
Keşmir krizi
Ancak ABD açısından "bardağı taşıran son damla", Mayıs 1988'de başlayan nükleer denemeler oldu. ABD ve IMF'nin uyguladığı yaptırımlar, bağımlı Pakistan ekonomisinde istenen etkiyi kısa sürede gösterdi ve ülke iflasın eşiğine geldi. Bir süre sonra, ABD'li tekellerin baskısı sonucu karşılıklı ilişkiler zayıf da olsa yeniden kuruldu. IMF, Şerif hükümetinin önüne bu kez çok daha katı bir paket koydu. Hükümet, halkın tepkisinden çekindiği için IMF önlemlerini uygulayamadı ve hemen ardından, Keşmir krizi patlak verdi. ABD'nin bastırmasıyla, Pakistan tarafından desteklenen güçler Keşmir Dağları'ndan çekilmek zorunda kaldı ve muhalefet, Şerif'in istifasını talep etti. Şerif hükümeti ise, muhalefete halk desteği verilmesinin önüne geçmek için, kulağa hoş gelen bir "mega konut projesi" üretti. Ancak temmuz ayında IMF'ye yapılan kredi talebi reddedildi ve hükümete, konut projesini derhal durdurup genel satış vergisi uygulamasına geçmesi söyledi. Yüzde 15 olarak belirlenen vergiye karşı küçük esnafın başlattığı grev, 4 Eylül'de çok büyük bir katılımla gerçekleşti ve vergi oranının yüzde 0.75'e düşürüldüğü açıklandı. ABD bu karardan hiç memnun olmadı ve ülkeye uluslararası kredilerin kesilmesi, darbenin ortamını da hazırladı.
Darbecilerin açacağı IMF paketinde önceliğin, Şerif hükümetinin uygulayamadığı yüzde 15'lik genel satış vergisinde olacağı belirtiliyor.
www.evrensel.net