Enerji fazlası olacak

Enerji fazlası olacak

Devlet yetkilileri sürekli enerji krizinden bahsederken, mühendisler ve bildirge sunan uzmanlar, Türkiye'nin fazla enerji ile karşı karşıya kalacağını belirttiler.

Enerji fazlası olacak
TMMOB tarafından düzenlenen 2. Enerji Konferansı, önceki gün yapılan "2000'li Yıllarda Ulusal Enerji Politikaları" başlıklı panelle sona erdi.
Panele, Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi (DEKTMK) Başkanı Hüseyin Arabul, Enerji Yapı Yol-Sen Genel Merkez Yöneticisi İbrahim Saral, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (ETKB) Müsteşar Yardımcısı Haldun Danışman, KİGEM Yöneticisi İlter Ertuğrul ve TÜSİAD Temsilcisi Oktay Varlıer katıldı.
Panelde, TÜSİAD, ETKB ve DEKTMK temsilcisi Türkiye'nin yüksek enerji ihtiyacına karşılık yeterli kaynağa sahip olmadığını ve kaynağın da tahkim sayesinde yurtdışından geleceğini savunurken, diğer konuşmacılar, tahkimin ülkenin bağımsızlığını yabancı tekellerin eline bırakacağına dikkat çektiler. Müsteşar Yardımcısı Haldun Danışman, Türkiye'nin enerji talebinin hızla arttığını ifade ederek, 1998'de 28.8 milyon ton petrol eşdeğeri enerji üretilirken, bu rakamın 2010 yılında 53 milyon tona ulaşacağını belirtti. Üretime karşılık 1998 yılında 74.2 milyon ton petrol eşdeğeri enerji tüketildiğini kaydeden Danışman, bu rakamın 2010 yılında 179 milyon tona, 2020 yılında ise 329 milyon tona çıkacağının tahmin edildiğini söyledi.
İthal edilen gazın büyük bölümünün elektrik santrallerinde kullanıldığını hatırlatan Danışman, 1970-1998 arasında elektrik tüketim talebinde yüzde 9.6 artış olduğunu ve 2000-2020 yılları arasında ortalama yüzde 7.6 artış olacağının tahmin edildiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Demirel, yılda 3 milyar dolar yatırım yapılması gerektiğini söylerken, Danışman, gerekli yatırım miktarını 4-4.5 milyar dolara çıkardı.
Elektrik piyasası kurulacak
Danışman, Elektrik Piyasası Kanunu'nun çalışmalarının sürdürüldüğünü, elektrik piyasası kurulacağını belirterek, gazda iletim kamunun elinde kalacak şekilde üretim-ithalat ve dağıtımın ayrılmasının düşünüldüğünü dile getirdi.
DPT ile ETKB arasındaki tartışmaya da değinen Danışman, iki kurumun rakamları arasında farklılık bulunmadığını iddia etti. Danışman, "Biz elimizdeki proje portföyündeki projelerin finansman bulunup ne zaman başlayıp ne zaman biteceğini bilemediğimizi söylüyoruz. DPT ise bizden tarih istiyor. Ayrıca DPT, projelere bakarak enerji arzının talepten daha fazla olacağını söylüyor" diyerek, DPT'nin bakanlığın tersine Türkiye'nin bir enerji krizi ile değil enerji fazlası ile karşılaşacağına dair uyarılarını doğruladı.
Çalışanlar dikkate alınmıyor
Enerji Yapı Yol-Sen temsilcisi İbrahim Saral ise konuşmasında, enerji politikalarının belirlenmesinde çalışanların dışarda tutulduğunu söyleyerek, Türkiye'de yaşananın enerji krizi değil, politik kriz olduğunu vurguladı. Yatırımlara ayrılan kaynakların azlığına karşılık enerji ihtiyacının olduğunu anlatan TÜSİAD temsilcisi Oktay Varlıer de kaynaksızlık nedeniyle, dış borç, özel sektöre yaptırmak, YİD modeli gibi yöntemlerin hepsinin enerji üretiminde kullanılmasının gerekliliğini savundu. Hüseyin Arabul ise elektrikteki kayıp kaçak oranının 1994'de TEAŞ ve TEDAŞ ayrımından sonra arttığını söyledi.
İlter Ertuğrul da Türkiye'nin hangi alanlarda enerji yatırımı yapacağının başkaları tarafından belirlendiğine dikkat çekerek, Bakü-Ceyhan boru hattı projesinde de olduğu gibi kendi çıkarlarına uyduğu için değil, ABD ve batının çıkarları için projeler imzaladığını belirtti. Irak'tan, İran'dan, Mavi Akım'dan ABD istemediği için vazgeçildiğini hatırlatan Ertuğrul, "Türkiye aciz değil. ABD'nin Avrasya'daki Ortadoğu'daki enerji kaynakları için bize ihtiyacı var. Bunu iyi kullanmalı, kendini teslim etmemeli" diye konuştu.
www.evrensel.net