Fotoğraf: AA

Kafkasya'da gerginlik artacak

CSIS adlı ABD'li 'düşünce kuruluşu', AGİT Zirvesi'nde atılan Bakü-Ceyhan imzasının ardından Kafkasya'da gerginliğin artacağı öngörüsünde bulundu.

Kafkasya'da gerginlik artacak
Bakü-Ceyhan'a ilişkin imzalanan İstanbul bildirisinin, bölgede gerginliği artıracağı ve Kuzey Kafkasya'da ABD yayılmasına karşı mücadele veren Rusya'nın, bölgedeki stratejik ve ekonomik çıkarlarını engelleyecek bu ana boru hattının yapılmasını engellemek için diplomatik ve askeri çabalarını artırmasının beklendiği belirtildi.
ABD yönetimiyle yakın ilişkileri bulunan "düşünce kuruluşu" Stratejik ve Uluslararası Etütler Merkezi (CSIS), İstanbul'da yapılan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Zirvesi'nin ardından Bakü-Ceyhan boru hattına ilişkin son durumu değerlendiren bir rapor yayınladı.
AGİT gerilimi artırdı
Raporda, Rusya'nın Çeçenya'ya yönelik askeri kampanyasının ardından, bölgedeki gerginliğin, ABD'nin desteklediği, Hazar petrol ve gazının Avrasya enerji koridorundan Türkiye'ye ulaştırılmasına yönelik anlaşmanın AGİT Zirvesi'nde imzalanmasıyla arttığı bildirildi.
Rusya'nın, Gürcistan ve Azerbaycan'ı Çeçenya'ya silah sevkıyatına izin vermekle suçladığı, her iki ülkenin de bu suçlamaları reddetmesine rağmen, Rus yetkililerin saldırgan diplomatik tutumlarını muhafaza ederek, bu ülkelere karşı sıkı vize uygulamaları getirdiklerine dikkat çekildi.
AGİT'te, Rusya'nın Çeçenya saldırısının, ABD Başkanı Bill Clinton'ın başını çektiği uluslararası bir eleştiriye hedef olduğu, ancak Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin tarafından "iç mesele" olarak reddedilen eleştirilerin ardından, askeri harekâtın kesintisiz devam ettiği ifade edildi.
CSIS'in raporunda, bölgede durumu tehlikeli hale getirenin, Rus yetkililerin batıya yönelik olumsuz bir yaklaşım geliştirmesi olduğu öne sürülerek, Rus yetkililerinin, "Batı, Rusya'nın uluslararası pozisyonunu zayıflatmak ve onu, stratejik önem taşıyan Hazar, Transkafkas ve Orta Asya bölgelerinden dışlamak istiyor" görüşünü ifade ettikleri belirtildi.
Suikast ve ayaklanmalar!
Raporda, Bakü-Ceyhan'a yönelik çalışmalar yürütülürken, Rusya'nın da muhtemelen askeri ve diplomatik çabalarını burada gelişme sağlanmasını engellemeye yönelteceği belirtildi.
Kuzey Kafkasları güçle kontrol altına almaya karar veren Rusya'nın, bölgedeki stratejik ve ekonomik çıkarlarını engelleyecek bir ana boru hattının yapılmasına karşı çıkmasının kesin olduğu kaydedildi.
Raporda, Rusya'nın bu çabalara karşı tepkisinin, bölgede suikastlar ve darbe çabalarını genişletmek ya da etnik ayaklanmaları canlandırmaya kadar uzanıp uzanmayacağının "açık olmadığı", ancak gelecek birkaç ay içinde Moskova kaynaklı ciddi bölgesel istikrarsızlıklara tanık olunmasının beklenebileceği belirtildi.
Şevardnadze üzülecek
CSIS'in raporunda, ABD'nin Bakü-Ceyhan'a desteğini her fırsatta dile getirmesine karşılık, finansal ve güvenlik problemlerine yönelik bir söz vermediği ve Kafkasya'da Moskova'ya meydan okumaya niyeti olmadığı belirtildi. Yakın gelecekte, Azeri Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev'in önerdiği gibi, Amerikan destekli Güney Kafkasya güvenlik sistemi oluşturulmasının ya da Gürcistan Cumhurbaşkanı Eduard Şevardnadze'nin önerdiği gibi "tehdit altındaki bölge ülkelerinin NATO'ya dahil edilmesinin" muhtemel görülmediği de kaydedildi. CSIS; buna rağmen ABD'nin, Azerbaycan ve Gürcistan'a destek vereceğini öngördü.
Konsorsiyumda uzlaşma yok
ABD'nin stratejik nedenlerle desteklediği Bakü-Ceyhan projesinin gerçekleşmesinin önünde, taraf devletlerin onayının alınmasına rağmen hâlâ birçok engel bulunuyor. Hazar petrolünün batıya aktarılmasını üstlenen BP Amoco petrol şirketi, plana halen kuşkuyla baktığını gizlemiyor. BP Amoco, Hazar petrolleri konsorsiyumu içinde yer alan diğer şirketleri Bakü-Ceyhan'a ikna etmenin de mümkün olmadığını kaydetti.
Bakü-Supsa daha kârlı
Azerbaycan Uluslararası İşletme Şirketi adlı 11 üyeli konsorsiyumda en büyük paya, yüzde 20 ile Azerbaycan'ın devlet petrol şirketi SOCAR sahip bulunuyor. SOCAR, petrolün daha hızlı aktarılması ve Azerbaycan'ın gelirinin bir an önce artması için, kısmen hazır ve daha ucuz bir hat olan Bakü-Supsa rotasını tercih ediyor. Gürcistan'ın Supsa limanından Karadeniz ve Boğazlar yoluyla, tankerlerle batıya petrol taşınması, ABD tarafının itiraz ettiği bir proje. Bu itirazın görünürdeki nedeni "Boğazlar'daki muhtemel çevre felaketleri". Asıl neden ise, petrol nakliye koridorunu İran ve Rusya'nın denetiminden olabildiğince uzak tutmak.
Bakü-Ceyhan'a karşı tavır alan SOCAR, özellikle son dönemde ABD'nin baskısı altında bulunuyor. Ancak konsorsiyumda Bakü-Supsa hattını destekleyen sadece SOCAR değil. Aralarında ABD'nin en büyük müttefiki olan İngiltere'ye ait BP şirketi, yüzde 17 payıyla konsorsiyumun ikinci büyük ortağı ve o da, ticari çıkarlar nedeniyle Bakü-Ceyhan'a karşı çıkıyor. İngiltere'nin, İran ve Rusya karşısında ABD kadar katı bir tutum almadığı biliniyor.
www.evrensel.net