Osmanlı

Osmanlı'dan günümüze tezhip

Sürekli olarak hat sanatıyla anılan tezhip, bir süsleme sanatı. Tezhip sanatında, dini motiflerin dışında da örneklerin olabileceğini belirtiyor Eda Şahan.

Osmanlı'dan günümüze tezhip
Özlem Ergun
Eda Şahan'ın tezhip sergisi Emlakbank Sanat Galerisi'nde açıldı. 10. yüzyılda doğan ve kitap, yazı süsleme sanatı olan tezhip günümüz de her ne kadar eski popülaritesini yitirse de Eda Şahan'ın sergisiyle bir kez daha gündeme geliyor. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu olan sanatçı, halen Yeditepe Üniversitesi'nde mastır programına devam ediyor ve atölyesinde öğrencileri ile birlikte çalışmalarını sürdüyor. Henüz çok genç (1975 doğumlu) olan sanatçı, böylesi zor ve artık neredeyese tükenmekle yüz yüze kalmış bir alana merakının daha çok ailesinden kaynaklandığını anlatırken 'Bu iş paylaştıkça büyür, paylaştıkça gelişir, tıpkı sevgi gibi 'diyor.
Sergi 27 Kasım tarihine kadar Emlakbank Sanat Galerisi'nde görülebilir.
Tezhip nedir ve kökleri nereye dayanıyor?
Tezhip sanatının kökü Uygur Türklerine uzanıyor. Bu kalasik türk sanatının en parlak olduğu dönem 17. yüzyıldır. Kelime anlamı olarak "zer" yani altın kelimesinden türemiş. Tezhip altınla yapıldığı için altınlamak anlamına geliyor. Osmanlının evraklara verdiği kıymet dolayısı ile önemli belgelerin süslenmesi ile gelişen bir sanat dalı. O dönem yazı da başlı başına bir sanat olduğu için bununla paralel gelişmiş bir sanattır. Ve devletin durumu iyileştikçe yazıya dolayısı ile de tezhipe verilen kıymet artmış Osmanlı'nın çöküşü ile de zayıflamıştır.
Devletin sosyo-ekonomik durumu ile tezhip sanatının gelişimi çok paralel gitmiş. Osmanlı saray nakkaşhanesinde bu işin en güzel örneklerini görüyoruz.
Günümümüze geldiğimiz de tezhip sanatının algılanışı ve kavranışı ne düzeyde?
18. ve 19. yüzyılda gerileme ve yabancı uslüpların etkisini görüyoruz. Nedir bunlar; barok, rokoko, gotik. Sonrasında Cumhuriyet'in gelişi ve eski yazıya ilginin azalmasıyla oldukça zayıfladı. Fakat son dönemlerde geriye olan dönüş, eserlere olan merak, antika ilgisi vs. derken tezhip sanatı yeniden hareketlendi. Son dönemde ise daha yoğun bir ilgi var, çünkü Osmanlı'nın 700. yılı. ve her geçen gün ilgi artıyor. Bu sanat öyle bir şeydir ki bir nevi meditasyon. İnsanlar kafalarını dağıtmak, dinlenmek için böylesi mistik yönleri olan alanlara yönelmeye başladılar.
1983 yılından itibaen güzel sanatlar fakültelerinde verilen tezhip eğitiminin durumu nedir? Verilen eğitimin kalitesi ve öğrencilerin ilgisi anlamında uzun vadede iyimser olabilir miyiz?
Akademide çok kıymetli hocalarımız var. Şu an bu insanlar halen bilfiil çalışmakta. Yeni nesil de meraklı ama ekonomik kaygılar söz konusu olunca insanlar hayli zorlanıyor. Bu işin pazarının olmamaması insanların ilgisini azaltan bir şey. Kendi adıma bu sanatı devam ettirmek misyon gibi bir şey oldu. Kimi zaman sanatımıza küsüyoruz, kimi zaman barışıyoruz, gün oluyor bırakmaya karar veriyoruz. Tabii ki sanatçı olamak ve bunun sonuçlarını yaşamak çok güç ama yine de iyi ki var. Ve desteklerle çok daha iyi olacağından eminim.
İzleyici olarak bize yansıyan çok detaylı, ince bir iş olduğu ve titizlik, sabır gerektirdiği. Bunun dışında sizin cephenizde yaşanan zorluklar nelerdir?
Tabii ince bir sanat ama yapılamaz bir şey değil. Evde hanımlar iğne oyası yaparlar, yemek yaparlar, bir bezelye soymak bile emek isteyen bir iştir. Önemli olan 'Ben bu işi yapmak istiyorum ama ne kadar zaman alırsa alsın, bir gün er ya da geç bitecek' mantığı ile bakabilmek. Atölyemde talebelerimin de ilk başlarda en büyük korkusu bu kadar detaylı bir işi biz nasıl yapacağız oluyor ama zamanla olabilecek bir iş olduğunu görüyorlar.
Bizim şimdi yapmamız gereken ise Osmanlı'dan günümüze taşınan tezhip örneklerini daha ileriye taşımak, bir adım öteye götürebilmek. Sergide elimden geldiğince klasiklerin en iyi örneklerini vermeye çalıştım ama onun dışında kendi hayal dünyamın elverdiği ölçüde yeni çizimlerde yaptım. Onları yeniden değerlendirdim ve baştan yorumladım.
Peki hattat ve müzehhip ilişkisi...
Fakültede tezhiple birlikte hattı da öğrendik ancak tezhip ve hat birbirinden çok farklı iki iş. Bunu şuna benzetiyorum, siz çok güzel yemek yapabilirsiniz ama yemeği servis yapmak başka bir şey. Belki yemeği yapan hattat ve servis yapan da müzehhip. Mutfakta pişeni ben bilirim o da benim servis yapışımı bili,r ama birbirimizin işine çok fazla burnumuzu sokmayız.
Çalışmalarınızda alışılmışın dışında fotoğraf çevresine de yapılmış süslemeler görüyoruz. Bu çalışmalara duygularınız nasıl yansıyor?
Benim hayatım vardır orada, aşklarım, her şeyim vardır. Aslında tezhip sanatında duygulara yer yoktur, o çiçeği yaparken duygu ne kadar aktarılabilir. Ama ben yeni bir bakış açısı getirdiğimi düşünüyorum, renklerle kendimi ifade ediyorum. Bunu yapan bir çevre var ki oldukça dinci ve bu işi çok sıkıcı, boğucu hale getiriyorlar. Aslında o tip eserlere bakınca benim de içim sıkılıyor. Bu işi modern sanat gibi görmek ve yeniliklere açık olmak lazım diye düşünüyorum.
Tezhip öncelikle süsleme sanatıdır. Tezhip hep hatla anılagelmiştir, aslında tezhip de başlı başına bir sanattır ve çok emek vardır. Ve tezhip süslemeyse ben bunun fotoğraf kenarına da koyarım.
Üretim aşamasından ve kullandığınız tekniklerden bahseder misiniz?
Ana malzeme altın, bu altın minimum 3,5 saat eziliyor, 3-4 kere ayrıştırıldıktan sonra kurutuluyor ve boya haline getiriliyor. Ayanları ölçüler ise çok önemli, örneğin jelatinini az ya da çok koymamalısınız. Birkaç senedir keşke teknolojiden yaralanabilsek dediğimiz oluyor ama yeni bir yöntem yeni bir teknik bulamadık.Şimdi şöyle bir örnek vermek istiyorum; bir ocakta pişen kahve vardır bir de kömür ateşinde pişen kahve vardır. Kömürde pişen kahvenin tadı çok daha güzel oluyor. Bizim işimiz de buna benziyor, eserlerimizde orjinal-klasik üslubu kullandığımızda tadı bambaşka kuşkusuz.
www.evrensel.net