Sendikanın adı koşulları değiştirdi

Sendikanın adı koşulları değiştirdi

Bayrampaşa, Merter ve İkitelli bölgeleri triko fabrikalarının ve atölyelerinin yoğun olarak faaliyetlerini sürdürdüğü yerler. Son aylarda bir değişim yaşanıyor sektörde.TEKSİF Sendikasının bölgede başlattığı örgütlenme çalışmalarının ardından, sektörde gözle görülür bir düzelme yaş

Gökhan Durmuş

TEKSİF Sendikasının bölgede başlattığı örgütlenme çalışmalarının ardından, sektörde gözle görülür bir düzelme yaşanıyor.

Sigortasız, düşük ücret, uzun ve sağlıksız çalışma koşulları ile çalışan triko işçileri, sendikanın bu atağının ardından, örgütlenme çalışmaları yürütülmeyen fabrikalardan, merdiven atölyelerine kadar sektörde koşullarının düzelmeye başladığını ifade ediyor.

“İmkansız denilen şeyler başarıldı bu sektörde. Bir çok işyerinde 8 saat oldu çalışma süresi, 900 TL civarı olan aylık ücretler birden bire 1100 TL’ye çıkartıldı, sigortalar brüt ücret üzerinden ödenmeye başlandı. Gündelikçilerin büyük çoğunluğu kadroya geçirildi” diyen Mehmet Emin Yılmaz, önceden 8 saat çalışan sadece birkaç fabrika olduğunu genellikle çalışma süresinin 12 ile 14 saat arasında olduğunu ifade etti.

PAZAR GÜNÜ ZORUNLU MESAİ

Pazar günlerinin dahi zorunlu mesai günü haline getirildiğini, haftalık izinlerinin olmadığını söyleyen Yılmaz, resmi bayramlarda zorunlu olarak çalıştıklarını, dini bayramların da sadece birinci gününde izinli olduklarını, diğer günler zorunlu fazla mesaiye geldiklerini dile getirdi. Bayrampaşa’daki atölyelerde düşük ücret, sigortasız ve sağlıksız koşullarda çalıştıklarını belirten Yılmaz, “Merter havzasında başlatılan sendikal çalışma sektörün bütününü etkiledi. Henüz bir toplusözleşme imzalanmış değil ama ciddi bir düzelme söz konusu sektörde. İmkansız denilen şeyler başarıldı bu sektörde. Bir çok işyerinde 8 saat oldu çalışma süresi, 900 TL civarı olan aylık ücretler birden bire 1100 TL’ye çıkartıldı, sigortalar brüt ücret üzerinden ödenmeye başlandı. Gündelikçiler kadroya geçirildi. Bütün para bankadan alınmaya başlandı” diye konuştu.

YENİ GİRENE SİGORTA YOK

Büyük firmalarda bile yeni giren işçilere önceden 6-7 ay sigorta yapılmadığını söyleyen Bekir Kandemir, neden yapılmadığını sorduklarında da “Senin vaktin var” cevabı aldıklarını kaydetti.

Gece vardiyasında 14 saat çalıştıklarını ancak fazla mesai ücreti almadıklarını söyleyen Kandemir, “Denetlemeye gelineceği ya da müşteriler geleceği zaman ‘8 saat çalışıyoruz diyeceksiniz’ deniyordu. Bir hastalık başına geldiği zaman raporun olduğu halde ücretinden kesiliyordu. Önceden hakaret çoktu. İki dakika geç kalsan küfür ediliyordu. Sürekli tehdit vardı. Bir ameliyat geçirdim, döndükten sonra bana işbaşı yaptırmadılar. Benim çıkışımı verdiler. Gerekçe göstermediler. Sendikayı bilmediğim için hakkımı arayamadım, çıktım. Şimdi başka bir yerde çalışıyorum. Sendikalaşma sayesinde 8 saat çalışıyoruz” diyerek yaşadıklarını aktardı.  

MERDİVEN ALTI DA DÜZELİYOR

Küçük atölyelerde çalışma koşulları açısında bir düzelme olmadığını ancak ücretlerin yükseldiğini belirten Fırat Tüneli, “Atölyelerde aylık ücret 1500 TL’ye kadar çıktı. sigortalar da yapılıyor” dedi.

Sendikalaşma çalışmalarının küçük atölyelerde de duyulmaya başlandığını, büyük fabrikalardaki düzelmeden sonra piyasada kalifiye işçi sayısının azaldığını dile getiren Tüneli, “Artık insanlar koşullar düzgün olduğu için işten çıkmıyor. O yüzden küçük atölyelerde koşullarını düzeltmek zorunda kalıyor” diye konuştu.

Daha önce girdiği büyük bir firmada 8 ay sigortasının yapılmadığını ancak yeni girdiği işten hemen sigortanın yapıldığını söyleyen Tüneli, en küçük bir sebepten yaşanan işten atmalarında durduğunu ifade etti.

İŞÇİ BİLİNÇLENİYOR

Triko sektöründe çalışanların hepsinin birlik olduğu zaman başarabileceklerine inandığını söyleyen Sebahattin Özkan, “Çünkü işveren hep bizi küçük gördü. Ama şimdi herkes bilinçleniyor.

Ne hakkı olduğunu öğreniyor. İşçiye muhtaç duruma geldiler. Çünkü piyasada kalifiye işçi yok.

 Hem büyük fabrikalarda hem de merdiven altı atölyelerde bir bilinçlenme var. İşçilerin bu bilinçlenmesinin etkisi ile hareket başladı. İşverenler bunu önüne geçemiyorlar. İşçi artık asgari geçim indiriminin patronunun cebine gitmesine izin vermiyor. Biz haklarımızın gasp edilmemesini istiyoruz” diye konuştu.
(İstanbul/EVRENSEL)


ARTIK BAL VERİYORLAR

İsmini vermek istemeyen başka bir triko işçisi ise Bayrampaşa’nın her sokağında triko atölyelerinin olduğunu, merdiven altı çalışanlarının tespit edilememesinden dolayı havzadaki toplam işçi sayısının bilinmediğini söyledi.

“3 yıldır gece 14.5 saat çalışıyoruz. Bu sürede işyerindeyiz, bir de yolda geçen zaman var. En son bize yüzde 5 zam yaptılar. Bunun az olduğunu söyledik. Biz de düşündük taşındık, 3-5-10 yıldır çalışanlar var. Haklarımızı verin gidelim dedik.

Patron ben vermem kendin gidiyorsun dedi. Biz de gittik TEKSİF’e. Sendikalaşma çalışmalarına başladık. Yavaş yavaş sendikaya üye olduk. Patron duyunca bizi sorguya çekti. Şüphelendiği 4 kişiyi işten attı” diyen işçi, sendika olaylarının ardından ücretlerinin tamamını bankadan almaya başladıklarını, yol parası verilmeye başlandığını, çalışma süresinin 12 saate indirildiğini belirterek, “Sabah ve akşam kahvaltı veriliyordu bizde. Her yaz peynir, zeytin, domates, kışın da peynir, zeytin, yumurta veriyorlardı. Hiç değişmezdi. Sendikadan sonra değişmeye başladı, artık bal veriyorlar, reçel veriyorlar” dedi.

www.evrensel.net