Çocukların günleri var, hakları yok...

Çocukların günleri var, hakları yok...

Bugün "Dünya Çocuk Hakları Bildirgesi"nin kabul edilmesinin 40'ıncı yıldönümü. Dünyada ve Türkiye'de çocukların yaşama ve normal biçimde gelişme, en azından temel sağlık ve eğitime kavuşma hakkı ise ellerinden alınıyor.

Çocukların günleri var, hakları yok...
Jülide Kalıç
Çirkinliklerin ve haksızlıkların en büyük mağduru olan çocuklar, Türkiye'de de göz ardı ediliyor. Emeği ve bedeni sömürülen çocuk işçiler, eğitim ve sağlık haklarından mahrum kalan, dilenciliğe zorlanan, uyuşturucuya alıştırılan ve ellerine kelepçe vurulan çocuklar, Türkiye'nin gerçeği.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirgesi'nin 20 Kasım 1959 tarihinde kabul edilişinden bu yana, her 20 Kasım tüm dünyada "Dünya Çocuk Hakları Günü" olarak kutlanıyor. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilen "Çocuk Hakları Sözleşmesi'ni ise Türkiye, "Çocuğun eğitiminde kendi diline ve kültürüne saygı", "Azınlık halk mensubu olan çocuğun kültürel kimliğine ve diline saygı" ve "Kitle iletişim araçlarından yararlanmada çocuğun kendi dil ihtiyacına önem verilmesi" maddelerine çekince koyarak 10 Aralık 1994 tarihinde imza attı.
Çocukların özel duyarlılık ve korunmaya muhtaç olduklarını teyit eden 54 maddelik sözleşme, her çocuğun yaşama ve normal biçimde gelişme, en azından temel sağlık ve eğitim olanaklarına kavuşma hakkını öngörüyor. Çocukların, fiziksel, zihinsel ve toplumsal açıdan sınırsızca gelişme hakkını kabul eden sözleşme, bu sözleşmeye imza atan birçok ülkede uygulanmazken, bütün çocuklara tanınan temel hak ve özgürlükler Türkiye'de de yaşama geçirilmiyor.
Sorunlarla büyüyorlar
Çocuk Vakfı tarafından hazırlanan, "Hakları Çalınmış Çocuklar Raporu"na göre dünyada 2 milyar 700 milyon çocuk yaşarken, dakikada 247 bebek doğuyor ve her yıl 15 milyon çocuk anne oluyor. Kız ve erkek çocukları arasındaki eşitsizlik yaygınlaşırken, çocuk ölüm oranları da her yıl artış gösteriyor. Yaklaşık 800 milyon çocuğun yeterli ve sağlıklı beslenemediğinin bildirildiği rapora göre, açlıktan ölen çocuk sayısı dakikada 15 bin 400 ve 220 milyon çocuk mutlak yoksulluk düzeyinde yaşıyor. Sağlıklı ev ortamından yoksun büyüyen çocuklar güvencesiz sağlıksız ve ağır işlerde çalıştırılıyor. Aileleri tarafından terk edilen çocuklar fuhuş ve dilenciliğe zorlanıyor. Okul çağında olmalarına rağmen 130 milyon çocuk eğitimden hiç yararlanamıyor. Rapora göre, kötü davranışa, ihmale, şiddete, cinsel tacize ve sömürüye uğrayan, uyuşturucuya kurban giden çocukların sayısı artış gösterirken, dünya çocuklarının yüzde 85'i sorunlu büyüyor.
Hakları çalınıyor
Türkiye'de ise her yıl 1 milyon 358 bin bebek dünyaya geliyor. Doğan her bebekten 40'ı bir yaşına varmadan ölüyor. 725 bin çocuğun eğitim ve öğretim imkânından yararlanamadığının belirtildiği rapora göre, her yıl 125 bin çocuk okuma yazma dahi öğrenemeden zorunlu eğitim çağı dışında kalıyor. Türkiye'de kimsesiz çocuk sayısı 700 bin civarındayken, 6 milyon çocuk ağır işlerde çalıştırılıyor. Çalışan çocukların yüzde 54'ü sigara, yüzde 6'sı içki içiyor. Çocuk suçlarında ve sanık sandalyesine çıkan çocuk sayısında ise artış gözleniyor. Çocukların yüzde 72'si anne-baba, yüzde 22'si ise öğretmen dayağı yerken, her üç çocuktan biri istismara uğruyor. Türkiye'de 10 milyon çocuk yoksul, 3 milyonu yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Depremden birinci dereceden zarar gören çocuk sayısı ise 400 bin.
Küçük emekçiler
Türkiye'de çocuk işçi çalıştırılması giderek yoğunlaşıyor. Çocuk işçiler, tarım sektöründe ücretsiz aile işçisi, sanayide ise ağırlıklı olarak kayıtdışı sektörde, yasal olmayan bir şekilde, düşük ücret ve her türlü sosyal güvenceden yoksun bir şekilde çalıştırılıyor.
Türkiye'de çocukların çalışması ve korunması ile ilgili yasalar birbirleri ile çelişmekte. Medeni Yasa'ya göre 18 yaşından küçükler çocuk olmasına rağmen, çalışma mevzuatında 15 yaşını doldurmuş "çocuk işçi", 18 yaşındakiler ise "genç işçi" sayılıyor. İş Kanunu'nun 68. maddesine göre maden ocakları, kablo döşemesi, kanalizasyon, inşaat, ticaret, lokanta, bar ve kahve gibi işlerde 18 yaşını doldurmamış kadın ve erkeklerin çalışmaları yasaklanmasına rağmen, sadece inşaat kolunda 100 bin, lokanta ve kahve gibi yerlerde ise 500 binden fazla çocuk çalışıyor.
www.evrensel.net