Hasar tespiti sahtekârlığı

Hasar tespiti sahtekârlığı

Depremde evleri zarar görenlerin, 100 milyon lira olarak belirlenen kira yardımından yararlanmasını engellemek için insan hayatını hiçe sayan yollara başvuruluyor.

Hasar tespiti sahtekârlığı
Hasan Yörükoğlu
17 Ağustos depreminden sonra evleri hasar görenlere kira yardımı yapma kararı alınırken, yetkililer bu parayı ödememek için olmadık yollara başvuruyor. Depremin hemen ardından yapılan incelemede, orta ve ağır hasarlı raporu verilen binaların birçoğu, ikinci bir rapor düzenlenerek "az hasarlı" sınıfına sokuluyor.
Devletin kira yardımından kaçmak için başvurduğu bu yönteme inanarak, hasarlı evlere giren Düzceliler bunu hayatıyla ödedi. Yardımları kendi adamlarına aktaran devlet yetkilileri ise bugünlerde sık sık televizyon ekranlarında boy göstererek, utanmadan "Suç depremzedelerin! Hasarlı binalara girmişler!" diyebiliyorlar. Ancak, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı tarafından hazırlanan ve kira yardımından kaçmak için hazırlanan raporlar, devletin bu propagandasının ne kadar gerçeklerden uzak olduğunu ortaya koyuyor.
Halk tepkili
Rapor rezaletinin en yoğun yaşandığı yerlerin başında İstanbul'un Bağcılar ilçesi geliyor. 17 Ağustos depreminden sonra evlerine hasarlı raporu verilen ve binayı derhal boşaltmaları yönünde uyarılan, bunun üzerine alelacele taşınan, ancak sonradan evleri sağlam sınıfına alınan ve kira yardımından yararlandırılmayan kiracı ve ev sahipleri, kendileriyle alay edildiğini belirterek, yetkililere tepki gösterdiler. Mağdur olan depremzede ve devletzedelerle, devletin rapor rezaleti üzerine görüştük.
Gelip kendileri otursunlar
Erdal Şener (işçi): Ben bu devletten hiçbir şey beklemiyorum. Depremde gördük zaten; bu devlet vatandaşı dövmek için her zaman hazır, ama vatandaşın yardıma ihtiyacı olduğunda ortalıkta gözükmez. "Kira yardımı yapacağız" dediler. Biz de verdikleri rapora güvenerek, ilgili yerlere müracaat ettik. Bir de baktık ki, başvurumuzu reddetmişler. Çünkü, evimiz "sağlam"mış. Be yalancılar, madem evimiz sağlamdı da, niye önce hasarlı raporu verip bizi evden çıkmaya zorladınız? Fahiş fiyatlarla ev tutmamıza sebep oldunuz. Kolonlarında büyük çatlaklar oluşan evlerimiz için verilen "hasarlı" raporunu nasıl oluyor da sonradan "hasarsız"a dönüştürüyorsunuz. Dedik ya, bu devletten iyi bir şey beklenmez. Gölge etmesinler yeter.
Cemal Güler (işçi): Ben, 1317 Sokak'taki hasarlı binada oturanlardanım. 17 Ağustos'tan sonra gelip, "Bu evi boşaltın" dediler. Zaten onların demesine gerek yok, evin bütün kolonları çatlamış. Büyük bir depremde kesinlikle yerle bir olur. Ne yapalım, borç harç yeni bir eve taşındık. Kiralar fırlamış. Ama, devlet "Evleri hasar görenlere yardım edeceğim" deyince rahatladık. İşi gücü bırakıp, ilgili yerlere müracaat ettik. Bekliyoruz, kira yardımı yapacaklar diye. Fakat bir de baktık ki, ikinci bir rapor hazırlayarak, eve "sağlam" raporu vermişler. Bu kadar hainlik, bu kadar yalancılık olmaz. Onlara diyeceğim, madem ev sağlam, o zaman alın çoluk çocuğunuzu gelip bu evde oturun, kirasını ben cebimden ödeyeceğim. Hüseyin Coşkun (işçi): Devlet elimizdekini almasın da, vereceği yardım şurda kalsın. Bize yapacakları yardımı Amerika'ya yapsınlar da, sahipleri sırtlarını sıvazlasın.
Nesimi Güleç (işçi): Bu devlet bile bile vatandaşını ölüme yolluyor. Bak Düzce'de olanlara. Adamları zorla çadırdan çıkarıp, zorla "sağlam" dedikleri harabe evlere yollamışlar. Bu yalanlarla, bu kepazeliklerle devlet ayakta durur mu? src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Onbinler Clinton'u protesto etti
ABD Başkanı Bill Clinton Yunanistan'ın başkenti Atina'da dün akşam binlerce kişi tarafından protesto edildi.
Clinton'ın uçağı daha Atina'ya inmeden protestolara başlayan binlerce kişi Sintagma Meydanı'ndan ABD büyükelçiliğine yürümek isteyince polis saldırısıyla karşılaştı. Saat 15.00'ten itibaren Atina'nın birçok semtinde trafiği durdurarak sokakları tutan polis terör estirdi. Polis birlikleri akşam saatlerinde meydandan ABD konsolosluğuna kadar giden bir buçuk kilometrelik yolda 14 ayrı barikat kurarken Yunanistan Komünist Partisi (YKP) liderlerinin İçişleri Bakanlığı ile yaptığı görüşmelerden sonuç alınamadı. Bakanlığın yürüyüşe izin verilmeyeceğini açıklaması üzerine Yunanistan Mücadeleci Sendikalar Birliği Genel Sekreteri Yorgos Mavrikos yürüyüş çağrısında bulundu. Bunun üzerine başını İnşaat İşçileri Sendikası üyesi işçilerin ve metal işçilerinin çektiği göstericiler, ilk barikatı yarmayı başardılar.
Protestocular dağılmayarak parlamentonun bulunduğu Sintagma Meydanı'nda gruplar halinde gösterilere devam ettiler. Polis saldırılarında onlarca kişinin gözaltına alınırken birçok kişi yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Bazı anarşist grupların çevredeki banka ve otellere zarar verdiği görülüdü. Olayların devam ettiği saatlerde Yunanistan CumhurbaşkanıKostis Stefanopulos'un yemeğine davetli olan Clinton'ın kurmaylarının Yunanlı yetkililerden 'kentin güvenliği' hakkında bilgi istediği, ve 'olayların kontrol altında' olduğu yönünde yanıt aldıkları öğrenildi.
'Halkın mücadele hakkı var'
İktidardaki PASOK ve bazı partiler gösterilerin ardından YKP'yi suçladı. YKP lideri Aleka Papariga ise olayların sorumlusunun hükümet olduğunu, Clinton'a boyun bükülürken halkın mücadele etme hakkının olduğunu dile getirdi.
www.evrensel.net