Kapansın el kapıları

Devri iktidarı boyunca, binlerce genci, aydını "Nâzım şiiri okuyor, öyleyse vatan hanidir" diye suçlayan, yargılatan Demirel; Nâzım'ın şiirindeki dizeleri cımbızladı. Oysa okuduğu şiirin bir üst dizeleri; tam da AGİT'çileri mahkûm eder mahiyetteydi.

Kapansın el kapıları
AGİT Zirvesi'nde Rusya ile yaşanan Çeçenya krizi nedeniyle düne ertelenen Avrupa Güvenlik Şartı'nın imza töreni gerçekleşti. Avrupa Güvenlik Şartı'na Rusya dahil AGİT üyesi 54 ülke lideri imza attı. AGİT Zirvesi'ne ilişkin İstanbul Deklarasyonu da yayımlandı. Rusya'nın, AKKA silah sınırları konusunda kendisine verilen tavize karşılık olarak, AGİT Dönem Başkanı'nın Çeçenya'yı ziyaret etmesini kabul ettiği belirtildi.
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ise, emperyalistlerin hegemonya mücadelesine sahne olan AGİT Zirvesi'ni Nâzım Hikmet'in kardeşlik dizelerinin arkasına sığınarak kapattı. Demirel, zirvenin kapanış konuşmasında, "AGİT bölgesinin her köşesindeki insanların bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi birleşmiş ve bütünleşmiş yaşayabileceği güne kadar bu amaç uğruna çalışmalıyız" dedi.
'İnsani müdahale'ye devam
Zirvede alınan kararlarla ilgili bir basın toplantısı düzenleyen AGİT Dönem Başkanı ve Norveç Dışişleri Bakanı Knut Vollabaeck, NATO-ABD patentli "insani müdahale" kavramının derinleştirileceğinin sinyallerini verdi. Vollabaeck, imzalanan Avrupa Güvenlik Şartı'nın Avrupa'nın önümüzdeki yüzyıldaki güvenlik kimliği açısından son derece önemli olduğunu belirtti. Söz konusu uluslararası örgütler arasında NATO'nun özel bir önemi olup olmadığı yolundaki sorumuza olumlu yanıt veren Vollabaeck, zirvede, "NATO'ya daha yakın bir AGİT" şeklinde özetlenebilecek ABD tezinin destek bulduğuna da açıklık getirmiş oldu. Bu gelişme, Rusya'nın AGİT'ten daha da uzaklaşmasına yol açabilecek.
Polis örgütü AGİT
Nitekim, sonuç deklarasyonunda, Clinton'ın konuşmasında da yer alan "diğer uluslararası organizasyonlar ve kurumlarla ilişkilerin geliştirileceği" ifadesi dikkat çekti. Zirvede uzlaşma sağlanan diğer bir önemli konu da, örgütün 'polis faaliyeti'nin yoğunlaştırılması oldu. Bu tür faaliyetlere örnek olarak AGİT'in Kosova'daki konumu gösterilirken, Vollabaeck, AGİT'in bu alandaki yetkilerinin genişletileceğini söyledi.
Dün imzalanan Avrupa Güvenlik Şartı'na, Türkiye adına Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel imza attı. Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin'in önceki gün zirveyi terk etmesi nedeniyle, Şart, Dışişleri Bakanı İgov İvanov tarafından imzalandı.
Çevik müdahale gücü: REACT
Avrupa Güvenlik Şartı, AGİT'in potansiyel çatışmaların önlenmesi için "daha hızlı" hareket etmesini sağlayarak, batılı emperyalistlere işgal harekâtlarını gerçekleştirmek için daha fazla olanak tanıyacak. Güvenlik Şartı'nda ayrıca, AGİT'in "barış koruma" misyonu geliştirildi. Bu kapsamda, REACT adı ile "hızlı uzman yardım ve işbirliği ekipleri" oluşturulacak. AGİT'in polis faaliyetlerinde bulunma yeteneği geliştirilecek. AGİT alan operasyonlarının planlanması ve konuşlandırılması için bir operasyon merkezi oluşturulacak. AGİT içerisinde danışma sürecinin güçlendirilmesi için AGİT Konseyi'ne bağlı olarak bir Hazırlık Komitesi oluşturulacak.
Güvenlik Şartı'nda, "insan boyutu"nda ulusal azınlıklara üye kişilerin haklarının korunması ve geliştirilmesinin, hem AGİT ülkeleri içerisinde, hem AGİT ülkeleri arasında demokrasi, barış, adalet ve istikrar için temel bir faktör olduğu da belirtildi. Bu ifadeler, etnik çatışmaların, emperyalist devletler tarafından askeri müdahale gerekçesi olarak kullanılmaya devam edeceğini gösteriyor.
İstanbul Deklarasyonu
AGİT Zirvesi'ne katılan devlet ve hükümet başkanlarınca, 15 sayfalık bir İstanbul Zirvesi Deklarasyonu da benimsendi. Güvenlik Şartı'na kıyasla "sembolik" bir önemi olan deklarasyonda en dikkat çekici bölümü, Çeçenya sorununa ilişkin kısım oluşturdu. AGİT liderleri, bu bölümde, Kuzey Kafkaslar'daki yeni gelişmelerle ilgili olarak "Rusya Federasyonu'nun toprak bütünlüğünü kuvvetli bir biçimde teyit ediyor ve terörizmin tüm çeşitlerini kınıyoruz" dedi, ancak bu ifadenin devamında, Kafkaslar'daki sorunların çözümü için "siyasi çözümün esas olduğu" ve bu amaca ulaşılmasında AGİT'in katkıda bulunacağını belirttiler.
İstanbul Deklarasyonu'nda yer verilen diğer sorunlar arasında, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki Karabağ sorunu da yer aldı. AGİT Minsk Grubu eşbaşkanlarının konu ile ilgili son durum ve yeni gelişmeler konusundaki raporunun alındığı deklarasyonda, Ermenistan ve Azerbaycan cumhurbaşkanları arasındaki diyaloğun "alkışlandığı" belirtildi. Deklarasyonda, Ermenistan ve Azerbaycan başkentlerinde bu yıl birer AGİT bürosunun açılmasından duyulan memnuniyet dile getirildi.
Kosova ve Gürcistan'a destek
Kosova'daki durumun AGİT için ciddi bir konu oluşturmaya devam ettiği belirtilen deklarasyonda, Yugoslavya Federal Cumhuriyeti'ndeki "demokrasi sorunları"nın ciddi bir kaygı kaynağı devam ettiği ifade edildi. Deklarasyonda, Kosova ile ilgili olarak, bu bölgenin hâlâ, AGİT'in önemli bir mücadele alanı olduğu kaydedildi. "Demokratik bir bir Bosna-Hersek"in sağlanmasının önemine de değinilen İstanbul Deklarasyonu'nda, Gürcistan'ın toprak bütünlüğü ve egemenliğine verilen desteğin ifade edilmesi de dikkat çekici bulundu.
Bilindiği gibi Rusya, NATO'ya üye olmak isteyen ve petrol boru hatlarında ABD tezini destekleyen Gürcistan'ı sık sık güç duruma düşürüyor. Son olarak, Gürcistan sınırı içindeki bazı köyler Rus helikopterleri tarafından bombalanmıştı. 48 maddeden oluşan İstanbul Deklarasyonu, Avrupa'nın NATO ile işbirliği içerisinde bir askeri yapılanmaya razı edildiğini, ancak Rusya ile Batı arasındaki ilişkilerin kopma noktasına geldiğini gösteren bir belge oldu.
www.evrensel.net