İşkence sınır tanımıyor

İşkence sınır tanımıyor

İzmir'de geçtiğimiz günlerde muayenehanesinden yaka paça gözaltına alınan Dr. Zeki Uzun'a 6 gün boyunca işkence yapıldı.

İşkence sınır tanımıyor
İstanbul'da başlayan Avrupa Güvenlik İşbirliği Teşkilatı (AGİT) toplantısı için hazırlıkların sürdüğü bir dönemde, 19 Ekim günü İzmir'de gözaltına alınan Doktor Zeki Uzun'a gözaltında işkence yapıldı. Üç ayrı tarihte verilen "vücudunda darp ve cebir izi olmadığına" dair resmi adli tıp raporlarının aksine, İzmir Tabip Odası İnsan Hakları Muayene ve Rapor Komisyonu'nca düzenlenen alternatif raporda Uzun'un işkence gördüğü belirtildi. İşkence olayına ilişkin İzmir Cumhuriyet Savcılığı soruşturma başlattı.
Doktora işkencenin kanıtlanması olayıyla ilgili dün Türk Tabipleri Birliği (TTB)'nde düzenlenen basın toplantısında TTB Merkez Konsey Üyesi Metin Bakkalcı, 19 Ekim 1999 tarihinde muayenehanesinde tartaklanarak gözaltına alınan İzmir Tabip Odası Hekim Meclisi ile Muayane ve Rapor Komisyonu Üyesi Zeki Uzun'un gözaltında tutulduğu 6 gün boyunca işkence gördüğünün kanıtlandığını söyledi.
Emniyet yalanlıyor
Bakkalcı, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün TTB Merkez Konseyi'ne gönderdiği yazıda 19 Ekim, 23 Ekim ve 25 Ekim 1999 tarinlerinde alınmış raporların tamamında, "vücudunda darp ve cebir izine rastlanmadığının" belirtildiğine dikkat çekti. Bakkalcı, Zeki Uzun'un gözaltında bulunduğu süre içinde yaşadığı ve maruz kaldığı uygulamalara ve gözaltı süreci sonrasındaki fiziksel ve ruhsal yakınmalarına ilişkin verilen anamnez, bu anamneze uygunluk gösteren ilk muayene, üroloji, ortopedi, psikiyatri konsültasyonu muayeneleri bulgu ve sonuçları; skrotum odaklı 3 fazlı dinamik sintigrafi, tüm vücut kemik sintigrafisi, skrotal doppler sonografisi, toraks manyetik rezonans grafisi bulguları göz önüne alınarak yapılan değerlendirmede gözaltında bulunduğu süre içinde işkenceye maruz kaldığı kanaatinin oluştuğunu belirtti.
Özellikle tüm vucut kemik sintigrafisinde travma ile uyumlu sağ hemtorax 4. tostada aktivite tutuluşu ve skrotum odaklı 3 fazlı dinamik sintigrafisinde yine travma ile uyumlu sağ taraftaki aktivite artışı ve psikiyatri konsültasyonundaki travma süreci ile ilgili düşünülen akut stress bozukluğu tanısının son derece öğretici olduğunu kaydeden Bakkalcı, "Bu durum Uzun'un işkenceye maruz kaldığı gerçeğini gösterdiği gibi, uygun koşullarda tıp biliminin imkânları açısından son derece önemlidir" dedi.
'Hekimlik onuruna saldırı'
Dr. Zeki Uzun, muayene ve tedavi ettiği binlerce hastasına din, dil, ırk, politik görüş ayrımı yapmadan hizmet sunduğunu söyleyen Bakkalcı, Uzun'un işkencenin saptanması ve belgelenmesi çalışmalarına katıldığını, son süreçte hekimlik yeminine uygun davrandığı için kendisinin de işkenceye maruz kaldığını ifade etti. Uzun'a yönelik bu uygulamanın, insani değerlere ve hekimlik onuruna yönelik bir saldırı olduğunu kaydeden Bakkalcı, aslında hedef alınanın meslek ahlakı ve iyi hekimlik pratiğine sadık hekimler ve tıp mesleği olduğunu vurguladı.
Bakkalcı, Zeki Uzun'un muayenehane ve ikamet adresinin yıllardır değişmediğini, Merve Kavakçı için uyulması beklenen hukuk kurallarının Uzun için de geçerli olması gerektiğini ifade etti. Bakkalcı, Uzun'un muayenehanesindeki bilgisayar hasta kayıtlarının alındığını ve böylece de hekim hasta arasındaki gizlilik kuralının çiğnendiğini dile getirdi. Metin Bakkalcı, derhal gerekli soruşturmaların tamamlanıp, sorumluların cezalandırılmasını istedi.
www.evrensel.net