Alemdaroğlu, laf söyletmiyor!

Alemdaroğlu, laf söyletmiyor!

İstanbul Üniversitesi Avcılar Kampüsü'nde okuyan Ali Battal ve Gülşah Karadağ Flash TV'ye çıkıp okullarının depremde hasar gördüğünü söylediler. Öğrenciler binada eğitim yapılmasının sakıncalı olduğunu belirttiler.

Alemdaroğlu, laf söyletmiyor!
Rojda İldan
"Yapılan hasar tespit çalışmalarını kamuoyuna ulaştırmak gibi bir amacımız vardı. Bunun için de bütün basın kuruluşlarını tek tek gezdik. Raporları bütün gazetelere, televizyonlara verdik" diye anlatıyor Ali Battal ve Gülşah Karadağ okuldan atılmaları sürecinin başlangıcını. Ali Battal İstanbul Üniversitesi (İÜ) Veterinerlik Fakültesi son sınıf, Gülşah Karadağ İÜ İngilizce İktisat Bölümü 2.sınıf öğrencisi. Raporları dağıttıktan sonra Flash TV'de Düzlem Ayna programına çağrılan Karadağ ve Battal, bu programda Kemal Alemdaroğlu hakkında söyledikleri yüzünden soruşturmaları tamamlanana kadar okuldan uzaklaştırdılar.
Keyfi biçimde yönetiliyor
18 Ekim'de "Düzlem Ayna" programına çıkan Karadağ ve Battal burada depremin Avcılar Kampüsü'nde yarattığı sonuçları ve eğitim sisteminin insanları neden bu kadar kötü duruma düşürdüğünü konuştuklarını söylediler. Programda YÖK'ü ve Alemdaroğlu'nu da tartıştıklarını söyleyen Battal, yapılması gerekenleri belirttiklerini ve eleştirilerini sunduklarını söyledi. Eleştirilerin haklı olduğunu ve şimdi de arkasında durduklarını söyleyen Battal, programda söylediklerini gazetemize de tekrarladı: "Alemdaroğlu'nun İÜ'yü keyfine göre, antidemokratik bir şekilde yönettiğine inanıyoruz. Bunun YÖK kanunlarından kaynaklandığını savunuyoruz. Ve bu tespitlerimizin doğru olduğunu düşünüyoruz." Özerk demokratik üniversite mücadelesi veren insanlar olduklarını belirten Battal, YÖK'ün insana, öğrenciye, eğitimciye verdiği değer konusunda sonuçlar çıkarılabilen böylesi önemli bir konuyu halka duyurmak, bunu kullanarak doğruları ortaya çıkarmak zorunda oldukları için programa çıktıklarını belirtiyorlar.
Programdan hemen sonra haklarında soruşturma açılan Battal ve Karadağ'ın, 26 Ekim tarihinden itibaren de YÖK'le ilgili kurumlara girmeleri yasaklandı. Bu cezaya gerekçe olarak yönetim ve rektör aleyhine konuşmalarının gösterildiğini belirten Battal, "Alemdaroğlu kendisine hakaret ettiğimizi düşünüyor. Biz hakaretin öğrenci disiplin yönetmeliğinde hangi maddeye tekabül ettiğine baktığımızda 9/a ya da 9/b maddesi olduğunu gördük. Bu maddelerden ceza yediğimizi düşünüyoruz" dedi. Kendilerine tebligat gönderilmediğini de söyleyen Battal, sadece ifade vermeleri konusunda yazı gönderildiğini açıklıyor. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Biokimya Anabilimdalı'ndan Prof. Hüseyin Sönmez'e ifade verdiklerini belirten Battal, sadece iki soru sorulduğunu söyleyerek, "Birisi programa katılıp katılmadığımızdı, ikincisi de programdan seçilen bölümler gösterilip bunları söyleyip söylemediğimizdi. Ben de doğru cevap verdim. Ama tek başına Kemal Alemdaroğlu'nu eleştirmediğimi, Kemal Alemdaroğlu'nu yetiştiren hocaları ve eğitimin tüm bileşenlerini eleştirdiğimi de söyledim. Teşekkür etti ben de ayrıldım" dedi.
'O güçlü, biz haklıyız'
Programdan sonra okula gitmeye devam ettiklerini ve sürekli takip edildiklerini de belirten Battal, "4 Kasım'da yemekhaneye giderken polisler tarafından gözaltına alındık. Niye gözaltına alındığımızı sorduk. Okuldan atıldığımızı söylediler. Güvenlik odasına götürdüler. Kimliğimize el koydular. Sonra ben dekan yardımcısıyla görüştüm. Öğrenci işlerinden bizim dosyamızı getirdiler. Orada okula girmemizin soruşturma bitene kadar yasaklandığı, 18. maddeye göre yargılandığımız yazıyordu. Sonuçta kimliğimi bırakıp gittim" dedi. İÜ Hukuk Fakültesi Dekanlığı görevinden bir süre önce istifa eden Aysel Çelikel ile görüştüklerini ve Çelikel'in kendisine bu uygulamanın anayasaya aykırı olduğunu söylediğini de ifade eden Battal, "Ama belgelerle konuşmamız gerekiyordu. Belgeler yoktu elimizde. Çünkü tebligatı yollamamışlardı. Şimdi iki arada bir derede kaldık. Okula gidemiyoruz gözaltına alınacağız, mahkemeya veremiyoruz elimizde belge yok. Burada hukukdışı, antidemokratik bir uygulamayla karşı karşıyayız. Depremzede öğrencileriz, can güvenliğimiz tehlikede, bir de ceza alıyoruz" diyerek tepkilerini dile getirdi. Suç işlediklerini düşünmediklerini de belirten Battal, "Bu yüzden bunu da bir ceza olarak görmüyoruz. Bunu bütün öğrencilere verilmek istenen bir gözdağı olarak görüyoruz. Konunun bu noktadan ele alınması gerekiyor. Bu ceza ne Ali'ye ne de Gülşah'a verildi. Bütün öğrencilere verildi" dedi. Alemdaroğlu'nun arkasında bir çok güç olabileceğini ama kendilerinin haklı olduğunu söyleyen iki öğrenci, "Bunun için de 'yılmayacağız' diyoruz. Alemdaroğlu'nun yaptığı haksızlıklara karşı sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz" diyorlar.
YÖK'e karşı birleşelim
Gülşah Karadağ da arkadaşlarının psikolojisinin deprem nedeniyle kötü olduğunu belirterek, "Biz ceza alsak da almasak da ortada bir durum var: Bu binalarda öğretim devam ediyor. Bu konuda ANAP Diyarbakır Milletvekili bile Meclis'te isimlerimizi okuyarak konuştu. Bu uygulamanın antidemokratik olduğunu, soruşturulması gerektiğini söyledi" diyor. Karadağ, eğitimin bileşenlerinin yer aldığı basına açık bir toplantı talebinde bulunduklarını, buraya Alemdaroğlu'nun da gelmesini istediklerini belirterek, "Hem bizim sorunumuzun hem de üniversite sorunlarının tartışılmasını istiyoruz. Okuldaki öğrencilerin psikolojik durumları kötü. Her an bir tedirginlik içindeler" dedi.
Kendilerini destekleyen öğretim üyeleri olduğunu ve onların da sorunu genelleştirdiklerini belirten Karadağ gözdağının özerk demokratik üniversite mücadelesi yürüten öğrencilere verildiğini tekrarlayarak, "Yıllardır konuşuyoruz ama 18 yıldır başımızda. Defedilmesi için artık ciddi bir birleşimle ciddi şeyler yapmamız gerekiyor. Bu YÖK'ten, öğretmeninden memuruna, öğrencisinden velisine kadar herkes şikâyetçi artık çünkü. 28 Şubat'tan sonra Alemdaroğlu'nun kendine biçtiği misyon üniversitelerde tek tip öğrenci yaratmak" diyerek öğrenci, öğretmen ve velilerin artık YÖK'e karşı birleşmesi gerektiğini söylüyor.
www.evrensel.net