Aydınlarda AGİT karmaşası...

İstanbul'da 18-19 Kasım tarihleri arasında toplanacak olan AGİT (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı)'e ilişkin değerlendirmelerini sorduğumuz...

Aydınlarda AGİT karmaşası...
Serpil İlgün
İstanbul'da 18-19 Kasım tarihleri arasında toplanacak olan AGİT (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı)'e ilişkin değerlendirmelerini sorduğumuz yazar ve aydınların bir bölümü, konu ile ilgili bilgilerinin olmadığını söylediler. TÜYAP'ta konuştuğumuz yazarlardan Nazlı Eray ve Füsun Demirel, AGİT'i olumlu bulduğunu belirtirken, aralarında Konur Ertop'un da olduğu bazı yazarlar, AGİT'in gündemlerinde olmadığını ifade ederek görüş vermeyi reddettiler. Görüşlerini aldığımız yazarlardan Cengiz Bektaş, aydınların gelişen süreci günü gününe kamuoyuna duyurmak sorumluluğuna dikkat çekerken, Nihat Behram AGİT'i "emperyalistler ortaklığı" olarak tanımladı.
'Çok önemli bir toplantı'
Can Yayınları'nda kitaplarını imzalayan Nazlı Eray, AGİT'e ilişkin değerlendirmelerini tek cümleye sığdırdı: "Türkiye için çok olumlu, çok önemli toplantı olacağına inanıyorum." Dario Fo çevirilerinden de tanıdığımız tiyatro ve sinema oyuncusu Füsun Demirel, "İyi olur inşallah" diye başladığı değerlendirmesini şöyle sürdürdü: "Ben isterim ki demokrasi, insan hakları, batının ya da AGİT'in bastırmasıyla değil, Ankara'da siyasetçilerimiz bunu gerçekten hissetsinler ve buna göre yasal düzenlemeler yapılsın."
Şair-Yazar Sunay Akın, Türkiye Cumhuriyeti'nin ekonomik yönden batışa doğru gittiğini belirterek, bu batışın engellenemeyeceğine vurgu yaptı. Akın, "Kendi içimizden değil, dışardan dayatılan insan hakları konusu, şu bu konusunu, hiçbirini inandırıcı ve samimi bulmuyorum. Bizler, bu ülkede alın teriyle, emeğiyle yaşamayı sürdürmeye çalışan dürüst insanlar, insanlık değerlerimize sahip çıkmadıkça, devrime sahip çıkmadıkça da o tür masalarda hiçbir şey kazanamayız" dedi.
'Alınan kararlar rafta kalmasın'
Clinton'ın Türkiye'ye gelmesinin çok fazla önemli olmadığını ifade eden Şair Aydın Öztürk de, "O aslında çoğu zaman Beyaz Saray'dan istediklerini yaptırıyor. Ama sanıyorum Türkiye'nin, daha yakın bir müttefik görüntüsünün sergilenmesi gerekiyor. Dilerim bu toplantı da, daha önceki toplantıların kararlarının raflarda kalması gibi bir kaderle karşı karşıya kalmaz. AGİT'in Türkiye'de olmasına tanıklık etmek aslında güzel bir şey bir anlamda. Yoksa toplantının uluslararası düzeydeki önemini, içeriğini, kimlerin katıldığını, neler yapılmak istendiğini hepimiz biliyoruz" dedi. Sanatçı Onur Akın ise, AGİT'in kendisini fazla ilgilendirmediğini ifade etti. AGİT sürecinde gözaltılar ve yargısız infazlar olacağını, öğrenci evlerinin basılacağını, trafiğin sıkışacağını belirten Akın, şunları söyledi: "Kurulmak istenen Yeni Dünya Düzeni'nin, yaratmaya çalıştıkları kurumlarından birisi AGİT herhalde. Çok derinlemesine bilmiyorum. Çok beni ilgilendiren bir şey olduğunu da düşünmüyorum."
AGİT'le Kafkasya, Balkanlar ve Ortadoğu'daki üçgenin merkezi olan Türkiye'ye çok ciddi tarihsel yük yüklenmeye çalışıldığına vurgu yapan Özcan Sapan da, "Burdan Amerikan emperyalizminin bir köprüsü olma eğliminde ve bu görev zaten bundan önce teorik olarak verilmiştir. Şimdi pratik olarak bu göreve de ad verilmek isteniyor" dedi. AGİT öncesi İstanbul'da gözaltıların olduğuna, muhalif örgütlerin baskılarla sindirilmeye çalışıldığına dikkat çeken Sapan, "Yani demokrasi tırpanlanmaya çalışılıyor. Ama bununla birlikte söylemde de olsa bir demokrasi vaat ediyorlar. Bu nasıl demokrasi oluyor bilmiyorum" dedi.
AGİT'e genel bakışının olumsuz olduğunu belirten Mehmet Kaygısız, Avrupa'yla ilişkilerin tek boyutlu olduğunu ve Türkiye'nin aleyhine işlediğini ifade ederek şunları söyledi: "Bu bakımdan eşitler arasındaki bir ilişki değil. Ulusal bağımsızlığa aykırı, tek yanlı olarak ekonomik, kültürel ve diğer alanlarda Türkiye'nin aleyhine işleyen bir sürü işler var."
'AGİT, emperyalistler ortaklığı'
Cumhuriyet Kitap Kulübü standında kitaplarını imzalayan Konur Ertop, "Bana edebiyatla ilgili bir şey sorun da söyleyeyim" diyerek AGİT'le ilgili sorularımızı yanıtlamazken, Cahit Tanyol, Clinton'ın Ortadoğu'da kendisine itaat eden bir ortağa ihtiyacı olduğunu, Türkiye'nin de sadakat alanında kendisini ispat etttiğini söyledi. Amerika'nın, Ortadoğu'da Türkiye'den daha sadık müttefik bulamayacağını ifade eden Tanyol, "Amerika'nın Ortadoğu'da büyük menfaatleri var. Türkiye, bir köprü vazifesini görecek. Clinton'ın Türkiye'ye gelmesiyle, Amerika, ne kadar önem verdiğini gösteriyor Türkiye'ye. Uşaklıkta kendini öyle ispat etti ki Türkiye. Türkiye'nin üst yapıdaki kadroları, Amerika'nın itaatkârı haline gelmiş. Taban bu adamları tasfiye etmedikçe, Türkiye bu işten kurtulamaz. Amerika yine müttefik olsun, ama Türkiye uşak olmasın" dedi.
Uzun yıllardır yurtdışında yaşayan Nihat Behram ise, "emparyalistler ortaklığı" olarak tanımladığı AGİT'e ilişkin şunları söyledi: "Beni ilgilendiren halkımızın, yurdumuzun aydınlık geleceği. Bu aydınlık geleceği için yüreğini beynini koyan insanlar, onların başarıları. Emperyalistlerden, halka kan kusturan bu zalimlerden, emperyalistlerin ortaklarından, halklara, insanlığın geleceğine hiçbir umut ışığı yoktur, hiçbir şey beklememek lazım. AGİT'i de, zalimlerin kendi aralarında çıkar ortaklığı için yaptıkları bir toplantı olarak değerlendiriyorum. Bence asıl aydınlık güneşin doğacağı toplantılar, halkın 'Zalimlere karşı ne yapabiliriz' diye yan yana gelmelerinden doğacak toplantılardır."
www.evrensel.net