Depremzedeler:

Depremzedeler: 'Mücadeleye devam'

Adapazarlı depremzedeler, 40'a yakın örgütün katılımıyla yaptıkları miting ile sorunları çözmeyen devlete öfkelerini dile getirerek, mücadele takvimi oluşturduklarını açıkladı.

Depremzedeler: 'Mücadeleye devam'
Adapazarı Barosu öncülüğünde, aralarında KESK'e bağlı sendika şubeleri ile TTB, Mazlum-Der, EMEP, ÖDP ve CHP'nin de olduğu 40'a yakın kitle örgütü tarafından önceki gün yapılan miting ile ilgili görüşlerini aldığımız sendika temsilcileri ve depremzedeler, halkın öfkesinin artarak devam ettiğini belirterek, çözümü çabuklaştırmak için mücadele takvimi oluşturduklarını ifade ettiler. Depremden rant sağlayan çevrelerin uygulamalarıyla mitingden duydukları rahatsızlığı açıkça ortaya koyduklarına dikkat çeken Büro Emekçileri Sendikası (BES) Sakarya Şube Başkanı Gıyasettin Aslan, mitingin hazırlık çalışmaları sırasında EMEP Sakarya İl Başkanı Kızbes Aydın'ın gözaltına alınmasının da mitinge gölge düşürmek amacını taşıdığını ifade etti. "Bu gözaltı ve halkın 'provokasyonlar olacak' denerek korkutulması, Adapazarı halkının eyleme katılımını önleyememiştir. Bu eyleme katılan Adapazarı halkı bir yandan hükümete taleplerini haykırırken, diğer yandan da bu engelleme girişimlerini boşa çıkartacağını ortaya koymuştur. Mücadelesine de devam edecektir" diyen Aslan, mitinge, depremin sağladığı ranttan çıkar sağlamayan ve sorunlarına çözüm arayan depremzedelerin katıldığını ifade etti. Aslan, depremzedelerin devlete öfkelerinin artarak devam ettiğini de sözlerine ekledi.
17 Ağustos depreminin, Adapazarı'nda hükümetin açıkladığından çok daha ağır bir yıkıma yol açtığını hatırlatan Enerji Yapı Yol-Sen Sakarya Şube Başkanı Ömer Yıldız da, buna karşılık bugüne kadar hükümetin, depremin yol açtığı sorunlarla boğuşan Adapazarı halkına karşı görevlerini yerine getirmediğini belirtti. "Adapazarı'nda faaliyet gösteren 40'a yakın kitle örgütü, meslek odası ve bazı siyasi partiler olarak bizim çabamız ise depremden zarar gören halkın sorunlarına sahip çıkmasını ve hükümetten beklentilerimizin karşılanmasını sağlamak içindir" diyen Yıldız, bunun gerçekleşmesi için bir de mücadele takvimi hazırladıklarını söyledi. Başbakana dosya sunmak, basın açıklamaları yapmak gibi eylemler planladıklarını ifade eden Yıldız, önceki gün yapılan mitingin de bu girişimin ilk adımlarından biri olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: "Miting oldukça coşkulu geçti. Ancak daha güçlü bir katılım mümkün olabilirdi.
Burada özellikle EMEP İl Başkanı Kızbes Aydın'ın basın açıklaması sırasında emniyet tarafından gözaltına alınması, mitingi hazırlayanlara ve katılacak olanlara verilmek istenen bir göz dağıdır ve mitinge katılımı etkilemiştir. Ancak emniyetin bu yaklaşımı ve baskısı Adapazarı'nın 'afet bölgesi' ilan edilmesi için verdiğimiz mücadeleyi aksatamaz."
Park Çadırkenti sakinlerinden Züleyha Solak da mitinge katılımın daha fazla olabileceğine değinerek, yaşadıkları sorunları dile getirdi. "Mitingde sıkıntılarımızı söyledik. Mesela bizi çadırkentimizden atmaya çalışıyorlar. Ama prefabrik konut monut yok; çadır da yok. O zaman biz nerede kalalım. Çamurların, çadırların içinde debeleniyoruz. Çocuklarımız geceleri donuyor. Depreme kadar vergimizi de verdik, her görevimizi de yerine getirdik. Şimdi devletten zerre kadar yardım yok. Gelen dış yardımların her aileye 7 milyar lira düşecek kadar olduğu söyleniyor" diyen Solak, deprem yardımlarının açıklanmasını ve adilce dağıtılmasını istedi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Bakanlık 3. köprüden vazgeçmiyor
Bülent Falakaoğlu
Bilim adamlarının, çevreci kuruluşların yoğun tepkilerine neden olan ve iptal edilen 3. boğaz köprüsü projesi, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yeniden hayata geçirilmeye çalışılıyor. Karayolları Genel Müdürü Dinçer Yiğit, Bayındırlık ve İskân Bakanı Koray Aydın'ın talimatı çerçevesinde, 3. köprünün güzergâh ve koridorların yeniden gözden geçirileceğini ve ön proje çalışmalarının bu kriterler doğrultusunda yapılacağını söyledi.
3. boğaz köprüsü geçişine yönelik ön proje çalışmaları için Karayolları 17. Bölge Müdürlüğü'nün görevlendirilmesine, projenin iptal edilmesi için mücadele edenler tepki göstererek, "Sorun sadece güzergâh seçimi değil" dediler.
Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, "İstanbul'un sürekli artan şehiriçi trafik problemini uzun vadede çözmek amacı ile kurulması planlanan 3. boğaz geçişi projesinin yapımına yönelik fizibilite etüt çalışmalarına ise yer seçimi ve güzergâh tespiti yapıldıktan sonra başlanacak" denildi. 2000 yılı ikinci yarısından itibaren fizibilite çalışmalarının yapılması hedeflendiği belirtilen köprünün, bugünkü fiyatlarla yaklaşık 1 milyar dolara mal olacağı ve söz konusu yatırım tutarının 600 milyon dolarlık bölümünün bogaziçi köprüsü inşaatına, geri kalan kısmının ise çevre ve diğer ilgili bağlantı yollarına harcanması planlandığı bildirildi.
İstanbul'a darbe
3. köprünün iddia edildiği gibi ulaşıma çözüm getirmeyeceğini söyleyen mimar ve mühendisler, aksine köprünün kendisinin sorun olacağını ve İstanbul'a darbe indireceğini kaydediyorlar. Köprünün güzergâhının önemli olmadığını ifade eden uzmanlar, hangi güzergâhtan geçerse geçsin, nazım planına aykırı olan köprünün, "Tarihi dokunun zarar görmesine ve yeşil alanın tahribatına yol açacağını, yeni kentsel rantlar yaratacağını" vurguluyorlar. Ayrıca ulaşımda bireysel çözümü özendirdiği, şehircilik ilkelerine darbe indirdiği, kent ve toplum yararını hiçe saydığı için köprüye kesinlikle karşı çıkılması gerektiğini belirtiyorlar. 1 milyar doların böylesi bir yatırıma harcanmasının, rant çevrelerine çıkar sağlamanın ötesinde bir anlam taşımayacağını ifade eden uzmanlar, yetkililerin, "köprünün yapımının ilk etapda yap-işlet-devret sistemine göre inşa edilmesi, bu sistemin gerçekleşememesi halinde diğer iki köprüde olduğu gibi projenin tamamen dış kredi kaynaklarının devreye alınması ile gerçekleştirilebileceği" ifadeleri ile 1 milyar dolarlık harcamayı meşrulaştırmasına da tepki gösterdi.
'Güzergâh kavgası vermedik'
Özellikle köprünün bir ayağının üzerine inşa edileceği Arnavutköy'de yaşayanlar, semt girişimi oluşturarak köprüye şiddetle karşı çıkmışlardı. Arnavutköy Semt Girişimi tarafından yapılan açıklamada, "Üzerimize hoyratça gelen 3. köprü tehlikesinin karşısında gücümüzü, enerjimizi, zamanımızı, bir araya getirip girişimi oluşturduk. İlk başta sadece semtimizden geçecek olmasına karşı çıktık. Ama mahallemize konuk ettiğimiz sivil toplum örgütleri, yerel yönetim temsilcileri ve üniversite elemanları ile bilgimizi pekiştirdik. Ve şimdi sadece mahallemiz için değil, İstanbul'u korumak adına köprüye karşı çıkıyoruz" denildi.
www.evrensel.net