İstanbul

İstanbul'da vahşi saldırı

Kuruluşunun 18'inci yıldönümünde YÖK'ü protesto etmek isteyen öğrenciler, polis tarafından vahşice coplandılar.

İstanbul'da vahşi saldırı
Kuruluşunun 18'inci yıldönümünde YÖK'ü protesto etmek isteyen öğrenciler, polis tarafından vahşice coplandılar. Çok sayıda öğrenciyi çeşitli yerlerinden yaralayan polis, onlarca öğrenciyi de yerlerde sürükleyerek gözaltına aldı. Öğrencilere saldırdıktan sonra hızını alamayan polis, gazetecileri de tartakladı.
Parasız, bilimsel ve demokratik eğitim talebiyle YÖK'ün dağıtılmasını isteyen öğrenciler, İstanbul'da dün iki ayrı eylem yaptı. Eylemlerin ilki, üniversitelerdeki türban yasağına tepki gösteren öğrenciler tarafından yapıldı. Saat 11.30 sıralarında İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde toplanan 100 kişilik öğrenci grubu, "Eğitime özgürlük, YÖK kaldırılsın" pankartı açarak yürüyüşe geçti. Yürüyüş sırasında, "YÖK'e hayır", "Mazluma kalkan eller kırılır" sloganları atan grubun önü Vezneciler Meydanı'nda polis tarafından kesildi.
Öğrencilerin çevresini hemen saran polis, burada oturma eylemi yapmak isteyen öğrencilere müdahale etti. Müdahale sırasında yaklaşık 15 öğrenci gözaltına alınırken, diğer öğrenciler sokak aralarına dağıldı.
ÖKM önünde vahşi saldırı
YÖK'ün kaldırılmasını isteyen başka bir öğrenci grubu da, "YÖK'e hayır", "YÖK, polis, medya; bu abulaka dağıtılacak", "Yılgınlık yok, direniş var", "Ferman devletin, üniversiteler bizimdir" sloganları atarak saat 12.30'dan itibaren İstanbul Üniversitesi Öğrenci Kültür Merkezi önüne toplanmaya başladı. Bu sıralarda Merkez Kampüs içindeki öğrenciler de sloganlar atarak yan kapıya doğru yürüyüşe geçtiler. Ancak Beyazıt ve çevresini ablukaya alan polis, Merkez Kampüs'ün yan çıkışında bir araya gelmek isteyen öğrencilerin birleşmesine izin vermeyerek, Öğrenci Kültür Merkezi (ÖKM) önünde bekleyen gruba acımasız bir şekilde saldırdı. Öğrencileri, ÖKM'nin karşı tarafından bulunan duvarın dibine sıkıştırarak vahşice döven polis, çok sayıda öğrenciyi çeşitli yerlerinden yaraladı. Polis, saldırı sırasında yaklaşık 50'den fazla öğrenciyi gözaltına aldı.
ÖKM önündeki öğrencilere saldıran polis, Merkez Kampüs içinde eyleme geçen öğrencilerin etrafını sararak yan kapıdan dışarı çıkmalarına izin vermedi. Öğrencileri bir süre içerde tutan polis, yapılan pazarlıklar sonucu öğrencilerin ön girişten Beyazıt Meydanı'na çıkmalarına izin verdi. "YÖK'e hayır", "Baskılar bizi yıldıramaz", "Eşit, parasız, bilimsel eğitim", "Öğrenciyiz, haklıyız, kazanacağız" sloganları atarak Beyazıt Meydanı'na çıkan öğrenciler, YÖK'ün kaldırılmasını istediler. Arkadaşlarına yapılan acımasız saldırıyı da protesto eden öğrenciler, demokratik üniversite mücadalesine devam edeceklerini dile getirdiler. Öğrenciler, meydanda yapılan basın açıklamasından sonra da sloganlar eşliğinde tekrar Merkez Kampüs'e girdiler. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Yeter davasına sahip çıkalım
Gözaltında polisler tarafından işkence yapılarak öldürülen DİSK Limter-İş Eğitim Uzmanı Süleyman Yeter konusunda herkes bir şeyler yapmaya ve davaya katılarak destek vermeye çağrıldı. Süleyman Yeter Cinayeti Davasını İzleme Komisyonu tarafından dün yapılan yazılı açıklamada, sendikacı Yeter'in gözaltına alınması, işkenceye maruz kalması ve son olarak da işkencede yaşamını yitirmesine ilişkin bilgi verildi. 7 Mart 1999 tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde gördüğü işkence sonucu hayatını kaybeden Yeter'in ölümünün duyulmasının ardından Emniyet Müdürü Hasan Özdemir, ölümün "kalp rahatsızlığı"ndan kaynaklandığını iddia ettiğinin belirtildiği açıklamada, Yeter'le aynı hücrede bulunan Özbekistanlı Zayneddin Askarov'un Yeter'in işkencede ölümüne tanık olduğuna dikkat çekildi. Açıklamada, emniyet güçlerinin Yeter'in ölümünü Özbekistan'a iadesinin ardından Askarov'a yüklemeye çalıştıkları kaydedilerek, şu an Ümraniye Cezaevi'nde tutuklu bulunan Erol Elmas'ın da avukatlara gönderdiği mektupta, olayla ilgili tanıklığını dile getirdiği vurgulandı. Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu'nun verdiği raporun, işkenceci polisleri suçüstü yakaladığının hatırlatıldığı açıklamada, Metin Göktepe davasının da bin bir türlü basit gerekçe ile ertelendiği ve gerçek ölüm nedeninin gizlenmeye çalışıldığı belirtildi.
Duruşma 29 Kasım'da
Açıklamada, "Ama bir kez daha söylüyoruz. 'Bu dava mahkeme kapılarında kalmayacak', onun için herkesi bir şeyler söylemeye, yazmaya ve bir şeyler yapmaya, bizzat davaya katılarak destek vermeye çağırıyoruz" denildi.
Sendikacı Süleyman Yeter davasının duruşması 29 Kasım günü saat 11.30'da İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek.
www.evrensel.net