Kırka halkı endişeli

Kırka halkı endişeli

Kırka Boraks İşletmeleri'nin Kâmuran Çörtük ve Turgay Ciner'e verilmek istenmesine karşı çıkan Kırka halkı, endişeli.

Kırka halkı endişeli
Ali Baş
Kırka Boraks İşletmeleri'nin 15 yıllığına Cumurbaşkanı Süleyman Demirel'in 'ailem' dediği Kâmuran Çörtük ve Turgay Ciner'e verilmek istenmesi Kırka halkını endişelendiriyor. Seyitgazi ilçesinde büyük bir kasaba olan Kırka'da işçi, esnaf, köylü, kısacası tüm halk Kırka Boraks'ın ellerinden alınmaması için 'çözüm'ler üretiyor.
Boraks madeninin 'asıl sahipleri' olan Kırkalılar ile görüşmek için kasabaya doğru haraket ediyoruz. Seyitgazi ilçesinin nüfusu 3 binde kalırken, Kırka kasabası işletme sayesinde çoktan 7 bine ulaşmış durumda. Boraks, kasabaya belli bir canlılık getirirken kimyasal atıkları nedeniyle de insanlarına ve doğaya epey zarar vermiş durumda.
Verilen sözlere inanmıyorlar
Kırka halkı Etibank'tan sorumlu olan DSP'li Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel'in çerçeve anlaşmasını imzalamayacağını söylemesine rağmen bu sözlere inanmıyorlar. Nedeni ise kendilerine Etibank İşletmesi'nin kurulmasından bu yana yüzlerce söz verilmesi ve hiçbirinin tutulmaması.
Özelleştirme iki yıl önce başladı
Kırka Boraks İşletmesi'nde özelleştirme yaklaşık iki yıl önce başladı. İşletmenin içerisinde bulunan kalorifer kazanı, park ve bahçeler ile madenden çıkan harfiyatın taşınmasını artık özel şirketler yürütüyor. Özel şirketlerde çalışan işçilerin çoğu sigortasız ve asgari ücretle çalıştırılmak zorunda kalıyor. Kırka Boraks'da çalışan işçiler aynı durumun kendi başlarına gelmemesi için fabrikanın özelleştirilmesinin 'ilk ayağı olan' kiralamaya karşı çıkacaklarını söylüyorlar.
'Zarar bizim, nimet onların'
Kırka halkı madenin kiralanmasına hep birlikte karşı çıkmaya hazırlanıyor. Kırka'da esnaflık yapan Muammer Özmutlu şunları söylüyor: "Kırka Boraks işletmelerini birilerine vermek istiyorlar. Fabrika açılacağı zaman topraklarımızı aldılar. O zaman herkese işe alacaklarını söylediler. Ancak aradan yıllar geçti. Her gelen siyasi iktidar kendi yakınlarını işe soktu. Kırkalılar'dan kimse fabrikaya alınmadı. Oysa topraklarımız alınırken bize iş sözü verilmişti. Boraks'ın suyundan ve tozundan biz zarar görüyoruz. Şimdi fabrikayı özelleştirecekler. Zararını biz göreceğiz. Nimetlerinden başkası yararlanacak."
Fabrikada 10 yıldan bu yana işçi olarak çalışan Bahattin Sevim de fabrikadaki atık sudan içen hayvanların sürekli öldüğüne dikkat çekerek "Son bir ay içerisinde on büyükbaş hayvan öldü. Tarım alanına gelen atık su toprakları kıraçlaştırdı" diye anlatıyor.
İngilizler'den alınmıştı
Madenin 1970 yılında İngilizler'den devletleştirme yoluyla alındığını belirten Kırkalılar'ın tek korkusu maden özelleştirilirse İngilizler'e yeniden miras hakkının doğup doğmayacağı. Kırka Beldesi'nin eski Belediye Başkanı Ekrem Çörez, Boraks işletmesinde şu anda her şeyin hazır olduğunu belirterek, "Madeni çıkarmak için kimsenin emek harcamasına gerek yok. Madeni kiralayacak kişi madeni alıp satacak. Boraks'ın dünyada pazarı var. Yargının bunu bir an önce düzeltmesi gerekiyor" diyor. M. Ali Öksüz ise devletin kendi olanaklarını kullanmamasından şikâyetçi. Öksüz, "Maden devletin ellinden terazi ile çıkıyor. Nereye ne kadar gittiği biliniyor. Özelleşirse madeni alacak kişi teraziyi bozabilir. Şu anda iş makinelerinin birçoğu çalıştırılmıyor. Hepsi arazide terk edilmiş durumda. Sanki çürümeye bırakılmış gibi. Bu makinelere sahip çıkmamız gerekiyor."
Komisyon oluşturuldu
Kırka Belediyesi Başkanı Salih Yıldırım ise yapılan anlaşmanın iptal edilmesi için kararlı olduklarını belirtiyor. Yıldırım, "Tüm siyasi partiler, sendikalar ve belediye olarak 19 kişilik komisyon oluşturduk. Olayın yasal olmadığını anlatmak için milletvekillerine birer dosya hazırladık. Ancak Eskişehir milletvekileri bu konuya sessiz kalıyorlar. Kendilerinin Meclis'te bizlere yardımcı olmasını istiyoruz. İlçe halkının tümü ile bütünlük halindeyiz. Kırka Boraks'ın kiralanmasına ya da özelleştirilmesine izin vermeyeceğiz" diye konuşuyor.
www.evrensel.net