"Beykoz'u yağmalattırmayacağız"

Fabrikalarını kapattırmamak ve Beykoz'u yağmalattırmamak için mücadele eden Deri Kundura işçileri, bundan sonra da aynı kararlılığı devam ettireceklerini söylediler.

"Beykoz'u yağmalattırmayacağız"
Bektaş Durmaz - Yeliz Topuz
Bundan tam 187 yıl önce 1812 yılında 182 dönüm arazi üzerine kurulan Beykoz Deri Kundura Fabrikası, daha önce "Çevreyi kirletiyor, denizi kirletiyor, doğal görünümü bozuyor" gibi gerekçelerle kapatılmaya çalışılmış, fakat başarılı olunamamıştı. Geçtiğimiz günlerde de İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ)'ne devredilerek kapatılması gündeme getirildi. Bu kez peşkeşin kılıfı iyi hazırlanmıştı: "Burası üniversite olacak, bilim yuvası haline gelecek" diyerek, halkın tepkisini yumuşatmaya çalıştılar.
Oysa fabrikanın kapatılması 15 yıl öncesinden tezgâhlanmaya başlandı. Uygulanan politikalarla bugün gelinen noktaya bir anlamda zemin hazırlandı. 15 yıldır bir tek işçinin bile alınmadığı fabrika, normal kapasitesinin altında çalıştırılarak, bilinçli olarak zarar ettiriliyor. Çünkü Beykoz'un yağamalanması planının ilk ayağını Beykoz Deri Kundura Fabrikası oluşturuyor.
Saldırı emeğe ve tarihe karşı
Deri Kundura Fabrikası'nın tarihi açıdan da önemli bir yeri var. Beykoz halkı ilk filmi Deri Kundura'da kurulan sinemada izlemiş. Kimin evi olursa olsun, yangın çıktığı zaman yardıma ilk yetişen kundura işçilerinin oluşturdu itfaiye ekibi olmuş. Kapatma girişimleri bu nedenle, emeğe karşı olduğu kadar Beykoz halkının tarihine yönelik bir saldırı niteliğinde.
Ağrı kesici iğne gibi
"Fabrikanın kapatılması, Beykoz'un yağmalanması anlamına geliyor" diyen Deri Kundura işçisi Yaşar Katıkçı, iş akitlerinin feshedilmesi kararının iptal edilmesini, "Şu anda bize ağrılarımızı geçirmek için doktorun hastasına yaptığı gibi ağrı kesici iğne vurdular" diye değerlendiriyor. Kararı tam anlamıyla iptal ettirmek yani devir kararının geri alınması sağlamak amacıyla Beykoz halkıyla ortak mücadele edeceklerini belirten Katıkçı, "Başarmak için tek yolumuz sürekli mücadele etmek" diyor.
Yeni işçi alımı başlamalı
22 yıldır Beykoz Deri'de çalışan Mehmet Şengül de 1984 yılından bu yana fabrikaya işçi alımı yapılmadığını belirterek, "İşçi sayısı 750'ye kadar düşmüş durumda. Fabrika zarar etmiyorken zarar ediyormuş gibi gösterilmesi düşündürücü bir durum" diye düşüncelerini belirtiyor. "Beykoz'daki gençlerin yüzde 90'ı işsiz. Fabrika 4-5 bin kişilik bir kapasiteye sahipken işsiz olan gençler, fabrikaya alınmıyor" diyen Mehmet Şengül, fabrikanın eski üretimine başlaması ve işsiz gençlere iş olanağı sağlanması için yeni işçi alımlarının mutlaka başlaması gerektiğini ifade ediyor. Eşleriyle çocuklarıyla mücadele ederek, iş akitlerinin sona erdirilmesi kararını askıya aldırdıklarını belirten Şengül, bundan sonra da aynı kararlılıkla mücadeleye devam edeceklerini vurguluyor.
Binlerce kişi göç edecek
Emekliliğine 4 ay kalan Fahri Çolak da saldırının sadece fabrika çalışan işçilere değil tüm Beykoz halkına karşı yapılmış bir saldırı olduğunu söylüyor ve geri püskürtülmesi için birlikte mücadelenin şart olduğunu belirtiyor.
"Fabrikanın kapatılmasıyla birlikte işçilerin ailelerini de düşünürsek en az 3000 kişi göç etmek zorunda kalacak. Nasıl ki deprem bölgesindeki insanlar göç etmek zorunda kalıyorlarsa, bizler de fabrikalar kapatılırsa işsizlikten dolayı göç etmek zorunda kalacağız. Yani birer depremzede olacağız. Fabrikalarımızı kapatmak isteyenler evlerimize de gözlerini diktiler. Buraları yağmalayarak yeni Acarkentler yapmak istiyorlar" diyen Fahri Amca'nın eşi Cemile Teyze de gelecek nesiller için kaygılı: "Benim kocam şubatta emekli olacak ama bundan sonra gelecek olan nesil ne olacak? Fabrika kapanırsa gençler nerede iş bulup nerede çalışacak. Herkes fabrika açarken bunlar ise var olan 5000 kişilik kapasiteye sahip fabrikayı kapatıyorlar. Sonra da gelip bizlerden oy istiyorlar. Bizden aldıkları oylarla da bizim ekmeğimizle oynuyorlar."
'Ekmek teknemi alıyorlar'
1977 yılında fabrikaya girdikten sonra 4 yıl geçici işçi olarak çalışan ve hiçbir sosyal haktan yararlanamayan 22 yıllık kundura işçisi Veli Yıldız, "Ekmeğimi elimden alıyorlar, 8 tane çocuğum var, bunlardan birisi askerde, fabrikayı kapatırlarsa ben çocuğuma nasıl para gönderirim. Hani bunlar işçi babasıydılar? Baba evladına böyle mi yapar?" diyerek tepkisini dile getiriyor. Veli Yıldız'ın 13 yaşındaki kızı ise "Evimizi 3 yıl boyunca yapabildik. Fabrikadan başka gelir kaynağımız yok. Fabrika kapanırsa 8 kardeşim aç kalacak. Biz aç kalmak istemiyoruz" diyor.
Esnaf desteği devam edecek
Beykoz Deri Kundura Fabrikası'nın kapatılmak istenmesine karşılık verilecek mücadelenin işçisiyle, öğrencisiyle, esnafıyla, emeklisiyle yani tüm Beykoz halkıyla verilmesinin önemine değinen Ali Yıldız ise "Ben 1 yıl önce emekli olmama rağmen elimden geldiğince bu mücadeleye destek veriyorum. Bu fabrika Beykoz için çok önemli. Mücadele etmezsek, fabrikamızı elimizden alacaklar" diyerek, emekliliği gelen işçilerin yerine yenilerinin alınmasını istiyor.
Deri Kundura Fabrikası'nın kapatılmak istenmesine karşı işçilerin yaptığı eylemlere destek veren Beykoz esnafından Ercüment Erian da eylemlerin sürmesinden yana. Beykoz esnafının kundura işçilerinin mücadelesini sonuna kadar destekleyeceğini belirten Erian, her sabah işçilerle birlikte fabrikanın önüne gelerek destek veren Emeğin Partisi'nin ve haberleriyle işçilerin sorununa sahip çıkan gazetemizin de işçilerin hareketine ivme kazandırdığını sözlerine ekliyor.
www.evrensel.net