Bir kedim bile yok!

Bir kedim bile yok!

Başbakan “ben çevrecinin daniskasıyım!” dediğinde şaka yapıyor sanmıştık ama söyledikleri doğru çıktı. Genç adam kendisine “iyi çevre yapmış” görünüyor. AKP noterliğinde “aslı gibidir” olarak hazırlanan suretlerden oluşan bu çevre, parti stratejisi olarak günbegün de genişliyo

Cihan Aydın

Son yıllarda siyaset sektöründe yatırımcıları açısından en kârlı şirket olarak özsermayesi sürekli büyüyen AKP; gizli kasetler, hukuksal operasyonlar ve muhafazakar manipülasyon yoluyla siyaset piyasasında yarattığı güvensizlik ortamında rakiplerinin saygınlığını düşürerek, alanı kitleselleşme tehdidi olmayan AK solcu, AK Kürt ve AK çevrecilerle doldurma çabasında görünüyor. (Belki burada bir not düşmek gerekir ki hâlâ feminist harekete ısınamamış görünüyor ama diğer yandan bu alanda ibret alabileceğimiz Kadın’ları unutmamız lazım.) “İnsan kanı bitektir. Emzirir toprağı annece.”
Her şey bu kadar hızlı nasıl gelişti anlamak zor aslında. Eski devrimcilerin hamuru yeniden yoğruluyor, umuda olan açlığımız aynı undan başka ekmeklerle doyurulmaya çalışılıyor. Eskinin sakıncalıları bugünün en okunan köşe yazarları, en prestijli üniversite hocaları haline geldi. Asılları F tipinde, en iyi ihtimalle gözaltında polis “gözetiminde” tutulanların suretleri bugün bir kahraman gibi havaalanlarında karşılanıyor, devletin yeni barış ve kardeşlik projesi olarak sunuluyor. “Buyruk gelmiştir efendilerinden, Bir aferin almak için, Ol makamda kalmak için, Köledir o.”
Merkez sağ çıkar konfederasyonu çatısı altında toplanan eski tüfekler dünkü yoldaşlarını terörist örgüt, Ergenekoncu solcu vs. ilan ederken yüzleri hiç kızarmıyor, ölen yoldaşlarımız hakkında ettikleri “kendileri iyi de çevreleri kötü” minvalinden sözlerle bize iyi çevrecilik dersi veriyor. Ellerinde Nazım kartpostallarıyla verdikleri pozlarla sürgündeki şair rolüne ısınanlar, Habur girişine nazire yaparcasına devlet töreniyle karşılanırken belki inanan olur umuduyla “Hükümetin teşvik edilmesi taraftarıyım. Sol kesim Ak Parti’ye önyargılı yaklaşıyor. Geçmişi dindar diye olumsuz bakıyorlar. Oysa iktidara bazı uygulamalarında destek olmak gerek” açıklamaları yapıyorlar. “Boşa gitmedi çektiğimiz acılar.”
Türkiye sosyalistlerinin bu maskeli baloyu gülerek takip ettikleri açık aslında. Demokratik Özerklik projesinin ilk adımlarının atıldığı bir dönemde asıllarının mücadelesine verdiğimiz desteği çekerek suretlerine verecek değiliz tabii ki. Fakat bu kadar curcunaya ne gerek var, boş dükkânlara neden kira ödeniyor belli değil. Belki birkaç eski solcu için yaşamlarının son günlerinde gazetelerde köşe kapmak, uzatılan mikrofonlara kin kusmak kendi açılarında onore edici bir şeydir. Bilemeyiz, herkesin onur anlayışı kendine tabii.  “Kaçan kaçar, Varan varır, Bizim yüreğimiz pek.”

*Yüksek Lisans Öğrencisi

www.evrensel.net