'Demokratik cumhuriyet'e parti arayışı

Öcalan'ın Türkiye'ye getirilmesinin ardından "demokratik cumhuriyete katkı sunma" çağrısı ile eş zamanlı organize edilen toplantılarda "yeni bir oluşum" gündeme geldi.

'Demokratik cumhuriyet'e parti arayışı
Fatih Polat
28 Şubat müdahalesinin ardından, kapatılan RP'de gözlenen "üslup değiştirerek" kabul edilebilir bir çerçeveye oturma arayışı, Öcalan'ın Türkiye'ye getirilmesinin ardından Kürt sorunu bakımından da yaşanıyor. Öcalan'ın PKK'ye yaptığı "silah bırakma ve demokratik cumhuriyete katılma" çağrılarıyla eşzamanlı olarak, Türkiye'de bazı siyasi çevrelerin katılımı ile başlatılan "demokratikleşme, Kürt sorunu ve barış" eksenli toplantılarda yeni bir oluşum tartışılıyor.
HADEP, ÖDP ve CHP'li isimler
Başlangıcından itibaren basına kapalı olarak sürdürülen toplantılardan birisi HADEP Genel Merkezi'nde, diğer ikisi de "Demokratikleşme İçin Girişim" adıyla ÖDP tarafından Maçka'da düzenlendi. Toplantılara HADEP'in eski Genel Başkanı Murat Bozlak, HADEP eski Genel Başkan Yardımcısı Osman Özçelik ile birlikte Ahmet Türk, Sırrı Sakık gibi Kürt milletvekillerinin yanı sıra, ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras ile ÖDP Genel Başkan Yardımcıları Saruhan Oluç ile Yıldırım Kaya da katılıyor. CHP'li Ercan Karakaş, Tarık Ziya Ekinci ve Kenan Sönmez, son seçimlerde CHP'den Beyoğlu Belediyesi başkan adayı olan Sinema Sanatçısı Halil Ergün, Yazar Mehmet Metiner, Yazar Altan Tan da, toplantıya katılanlar arasında. Bu oluşum kapsamında CHP'li Aydın Güven Gürkan ile de konuşulduğu bildirildi. Gürkan, 1989 yılında HEP'in kurulmasıyla ile sonuçlanan süreçte genel başkan adayı olarak gösteriliyordu ancak parti kurulması öncesinde ayrıldı.
SHP-HEP ittifakı döneminde SHP Muş Milletvekili olarak Meclis'e giren Mehmet Emin Sever de toplantılara katılan bir diğer isim. Oluşum kapsamında işadamları ile de görüşülerek onların da desteği sağlanmaya çalışılıyor. İshak Alaton'un adı kendisi ile görüşülen işadamları arasında geçerken DİSK eski Genel Başkanı ve DSP Milletvekili Rıdvan Budak'a da teklif götürüldüğü belirtildi. Teklif götürülenler arasında çok sayıda aydın ve sanatçı da bulunuyor.
'Türkiye'nin önünü açacak yeni bir oluşum yaratma' hedefinin dillendirildiği söz konusu toplantılarda, bu amaçla oluşturulacak bir partinin devlet ve sistem tarafından dışlanmayacak bir genişlikte olması gerektiği konuşuluyor. Bu genişliğin devleti ve toplumun geniş kesimlerini ikna edebilmek açısından önemli olduğu değerlendiriliyor.
Demokrasi 'batı'dan bekleniyor
Katılımcılar tarafından HADEP merkezli olmaktan çok, ortak bir girişim gibi yansımasına özen gösterilen girişimin, "demokratik cumhuriyet" adlandırmasıyla birleştirmesinin daraltıcı olabileceği ve doğrudan İmralı sürecini çağrıştırabileceği için değişik çevrelerce olumsuz karşılanabileceği düşünülüyor. Örneğin bu haber yayına hazırlandığı sırada (dün) ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, katıldığı İHD Genel Kurulu'nda bir konuşma yaptı ve oluşumu farklı bir şekilde sunmaya özen gösterdi. Kaya, daha önce ÖDP tarafından Maçka'da düzenlenen ve 5-6-7 Kasım tarihlerinde de Bolu Koru Motel'de devam edecek olan bu toplantıların, Türkiye'nin demokratikleşmesi konusunda, emekten, barıştan ve sosyalizmden yana güçler, aydınlar ve bilim adamlarının görüşlerini, AGİT sürecine sunmayı amaçladığını öne sürdü.
Kaya'nın bu sözleri, Türkiye'de aydınların, çeşitli siyasi çevrelerin demokrasiyi ülke halkının, emekçilerin mücadelesiyle kazanılacak bir süreç olarak görmek yerine 'batı'dan bekleyen Tanzimatçı anlayışın bu oluşumda da ağırlığını hissettirdiğini gösteriyor.
'Yeni oluşum' amaçlanıyor
Ayrıca, ne bu toplantılarda konuşulanların içeriği Yıldırım Kaya'nın dünkü açıklamasında belirttikleri ile sınırlı, ne de bizim bire bir görüştüğümüz katılımcıların söyledikleriyle. Örneğin Muş eski Milletvekili Mehmet Emir Sever, HADEP Genel Merkezi'ndeki toplantıya katıldığını belirttikten sonra, "Yeni bir yapı oluşturma konusunda bir eğilim belirlemesi yapıldı" dedi. Sever, dünyanın bugünkü normlarına uygun araçlar yaratmak gerektiği ve yeni sürece eski araçlarla girilemeyeceği yönündeki görüşünü belirttikten sonra, "Böyle bir yapı Kopenhag kriterlerini gözetmeli. Örneğin tahkime, özelleştirmeye karşı çıkarak böyle bir süreci karşılayamayız" dedi. Sever, CHP içinde bazı doğulu milletvekillerinin de bu oluşuma sıcak baktıklarını dile getirdi.
'Sabıkasız' bir oluşum önemseniyor
Yine bu konuda kendisine birlikte çalışma teklifinde bulunulan ve bu toplantılara katılan Yazar Mehmet Metiner, "Bu oluşuma nasıl bakıyorsunuz" şeklindeki sorumuzu yanıtlarken şunları söyledi: "Ben ülkenin demokratikleşmesine katkı sağlayacak bir siyasal oluşum olarak bakıyorum. Çok olumlu görüyorum. Türkiye'nin daha çok demokrasiye ve özgürlüğe ihtiyacı var. Bunu sağlayacak demokratik bir kitle partisine, bir Türkiye partisine ihtiyaç var. Çünkü merkezdeki partiler Türkiye'nin demokratik taleplerine cevap verecek konumda değiller. Bir de iki partinin demokratikleşme konusunda Türkiye toplumunun belirli kesimleri bakımından sabıkalı olduğuna inanıyorum. Birisi HADEP, diğer Fazilet Partisi. FP dinci imajından, HADEP de bölücü imajından ötürü, böyle algılanmalarından ötürü ülkenin demokratikleşmesini sağlayacak partiler olmaktan uzaklar. Derin devlette bu iki partiye derin bir kuşku beslendiği için demokratikleşmenin bu iki parti üzerinden de gerçekleştirilmeyeceği kanaatindeyim. Bu yüzden Türkiye toplumun bütün kesimlerini kucaklayan, demokrasi ortak paydasında bir araya gelebilecek olan siyasal seçkinleri, aydınları bünyesinde barındıran bir yeni siyasal oluşuma Türkiye'nin her zamankinden daha fazla ihtiyacı oluduğu kanatindeyim."
HADEP'in feshi gündemde
Mehmet Metiner, "demokratik cumhuriyet" gibi bir ilişkilendirmeyi doğru bulmadını belirtirken, "Gelen eleştirilerin mas edilebilmesi için bazı sloganlara dikkat edilmesi gerektiğini sanıyorum. Zaten şu anda isimlendirme konusunda herhangi bir şey yok. Ama sanıyorum 15-20 gün içinde bir şekillenme ortaya çıkacaktır" diyor.
Katılımcılar ve çağrıcılar tarafından "sürece uygun" bulunan bir partinin oluşturulması durumunda HADEP'in kendini feshederek bu oluşum içinde yer alabileceği konuşuluyor. ÖDP açısından ise bu bakımdan bir netliğin söz konusu olmadığına dikkat çekiliyor.
www.evrensel.net