Nasıl bir Emek Platformu?

KESK MYK Üyesi Faysal Özçift: "Şüphesiz ki Emek Platformu bir ihtiyaçtır. Ancak, 'Nasıl bir Emek Platformu?' sorusu önem taşıyor."

Nasıl bir Emek Platformu?
Faysal Özçift - KESK MYK Üyesi
Şüphesiz ki Emek Platformu bir ihtiyaçtır. Ancak, 'Nasıl bir Emek Platformu?' sorusu önem taşıyor. 14 Temmuz'da bir araya gelen ve 13 Ağustos tarihine kadar çeşitli eylem ve etkinlikleri organize eden Emek Platformu mu, yoksa emekçilerin çıkarı temelinde Yeni Dünya Düzeni'nin Türkiye'ye dayattığı hukuka ve egemen güçlerin saldırılarına karşı direnebilecek bir Emek Platformu mu? Ben ikincisinin gerekli olduğu kanısındayım. 14 Temmuz'da bir araya gelen 15 kuruluş, yayınlamış oldukları bildirinin ruhuna denk düşen bir tutumun sabihi olamadılar. Bu eylem sürecini bütünüyle değerlendirdiğimizde, alınan bütün kararların, uygulama sürecinde içinin boşaltıldığını görüyoruz.
İpler Türk-İş gibi bir örgütün elinde olduğu müddetçe Emek Platformu'nun sağlıklı bir işleyişe sahip olmasını beklemek mümkün değildir. Tuttuğunu koparan bir hareketin önündeki en büyük engel, Türk-İş'teki devlet güdümlü bürokrasidir. Mesela en son 13 Ağustos eyleminde Türk-İş alanlarda yoktu. Bir gün öncesine kadar Çalışma Bakanı'yla anlaşma zemini bulup bulmama konusunda kitleleri beklentiye soktular. Resmen eylem kırıcılığı yaptılar. 29 Ekim'deki bir saatlik işbırakma eylemine katılmadılar.
Bundan ders çıkarmadan kalkıp önümüzdeki süreçte birlik adına insanların en çok muhtaç olduğu ve bir araya gelişi ifade eden güzel duyguları sömürerek, özünde içi boş birliktelikleri öne çıkarmak sürece denk düşen bir tutum değildir. Bana göre, KESK olarak bizim de bu süreci daha iyi değerlendirebilmemiz mümkündü. Türk-İş ve Hak-İş'in konumlanışını daha iyi teşhir edebilirdik. Yani KESK'i Emek Platformu'nun diğer üyeleriyle aynı kefeye koymak mümkün değildir. KESK, Emek Platformu'nun motoru olmuştur, alınan kararların zorlayıcısı olmuştur, ama pratikte boşa çıkarmaların engelleyicisi olamamıştır.
KESK kiminle birlikte yürüyeceğini bilmek zorundadır. Emek Platformu'nun kararlarının arkasında KESK, DİSK, meslek odaları vardır. Bir de Türk-İş'in bünyesinde ilerici demokrat nitelikli kadroların konumlandıkları sendikaların, başta İstanbul İşçi Sendikaları Şubeler Platformu olmak üzere şubelerin Türk-İş'e tepkisi var. Yani 29 Temmuz eylemini yapan kuvvetlerin bileşimini organize etmek gerekiyor. Büyük bir saldırı dalgası vardır. Bu saldırı dalgasına karşı çıkmak görüntüyü kurtaran eylemlerle mümkün değildir. Dişe diş bir mücadeleyle önümüzdeki sürecin göğüslenmesi gerekiyor.
www.evrensel.net