Fotoğraflarla savaş ve oyun

Merih Akoğul'un 'Bronz Askerler' başlıklı fotoğraf sergisi Fotağrafevi-Fujifilm'de açıldı.

Fotoğraflarla savaş ve oyun
Özlem Ergun
Merih Akoğul'un 'Bronz Askerler' başlıklı fotoğraf sergisi Fotağrafevi-Fujifilm'de açıldı. 'Bronz Askerler' serisi heykeltıraş Rasim Konyar'ın Osmanlı ve Bizans'ı kurgulayan, 'Yeniçağ Santraç Takımı'ndan yola çıkılarak görüntülenip, yorumlanan bir çalışma. Akoğul'un sergisinde tarih ve fotoğrafın buluşmasını izlerken, son yıllarda hayli konuşulan doğu-batı tartışmalarını bir kez daha düşünüyoruz. Çalışmanın bir başka yönü ise, gerçek bir santraç takımının işlevine sahip bu heykeller aracılığı ile, savaş ve oyun kavramlarına vurgu yapılması.
'Bronz Askerler'in böylesi bir çalışmada hayat bulması üç sene önce Yeniçağ Satranç Takımı'nın katalog çekimleri sırasında gündeme gelmiş. Akoğul'u bu çalışmaya yönlendiren ise, zaten var olan bir şeyi yeniden üretmek, yeniden yorumlamak isteği: "Santranç takımının özelliği, bir tarafının Osmanlı-Fatih bir tarafının da Bizans-Konstantin olması. Böyle olunca bunu hareketlendirmek yeniden üretmek istedim. Rasim Konyar zaten belirli bir tarihsel döneme işaret edip, revize etmiş. Bende üretilmiş bir şey üzerinden gidip bir kez daha üretebilirmiyim diye düşündüm."
Objelere dair
Çalışma tekniğine, objelere yaklaşımına, renk seçimine ve en nihayetinde serginin bütününe ilişkin olarak pop art göndermeler yapan bir çalışma diyor Akoğul: "Geleneksel, o döneme paralel bir şey yapayım dedim ve iki boyutlu ele aldım. Biraz minyatür gibi baktım. Fon düzlemi ve figürlerin yer aldığı düzlem olmak üzere iki düzlem yaptım. Birçok siluet fotoğraf var, heykellerin yüzlerindeki ifadelerden çok, onların uzayda kapladıkları yeri kullandım. Renklerde ise, Bizans'ın arkasında mavi, Osmanlı'nın arkasında yeşil ve iki ordunun karşılaşma sahnelerinde de kırmızı kullanarak renklerin de yoğun olduğu bir çalışma yaptım. Çekimler sırasında pop art göndermeler yapan bir yöne doğru gitmeye başladı fotoğraflar. "
Akoğul, her ne kadar 'dış çekimler yapmayı seviyorum' dese de, son üç yıldır yoğunlaştığı konu objeler. Nesnelerin farklı ışıklarda, başka açılardan görüntülendiği, figürlerin yeniden betimlendiği fotoğraflar...
Bu tür çalışmaların dezavantaşı; kişinin yaratıcı yönünü çok daha fazla zorlaması gerekliliği, avantajı ise dış çekimlere oranla çok daha kontrollü ve denetlenebilir olması.
Kazanan kimdir, kaybeden kim?
Akoğul, savaş kavramına ilişkin olarak, "İster imparator, ister yeniçeri... Savaş karşısında herkes bronz askerlere dönüşmektedir, tarihin acımasız ellerinde. Kazanan kimdir, kaybeden kim?" derken, savaşların ayrım gözetmeksizin yok eden yönüne dikkat çekiyor, diğer taraftan da yaşananlar karşısındaki tepkisizliğimiz ile bronz askerlerin hareketsizliği arasında haklı bir parallelik kuruyor.
Çalışmanın temasına; yani oyun ve savaş kavramlarına yönelik olarak ise, bu iki olgunun birbirine dönüşmesi için gerekli potansiyeli bünyesinde barındırdığına dikkat çekiyor. Akoğul, "İnsan ilişkileri içinde pek çok oyun var ve ne kadarı gerçek, ne kadarı oyun bilmiyoruz" derken, bu birlikteliğin gündelik yaşamda nasıl hayat bulduğuna ilişkin örnekler veriyor. "İşyerinde, okulda, mahallemizde hep böyle bir oyun ve hep böyle bir devinim var. Ve an gelip bunların bir anda savaşa dönüşmemesi için hiçbir neden yok. Manav çürük meyve verdiyse, bayi gazetenizi ayırmadıysa, sonra karı kocanın evliliğin gereklerini yerine getirirken yaptığı acemilikler...Şimdi bunların tümünün o oyun içinde birden gerçeğe dönüşüp savaş haline gelmesi o kadar muhtemel ki."
Şiir ve fotoğraf
Aynı zamanda Marmara Üniversitesi Fotoğraf Bölümü'nde öğretim görevlisi olan Akoğul'un, bir diğer ilgi alanı da edebiyat. 'Son Dokunuş' ve 'Kuğunun Ölümü' adlı yayınlanmış iki şiir kitabı olan sanatçı, bu alanların benzeş ve ayrı yönlerini de şöyle diye getiriyor: "Fotoğraf, imgeyi iki boyutlu bir görüntüye, şiir de sözcüklere dönüştürme işi. Hayatımızı bu ikisiyle götürüyoruz; biri sarf ettiğimiz, duyduğumuz sözcükler, diğeri gördüklerimiz. Ama her ne kadar yakın gibi görünse de şiire ve fotoğrafa dönüşen malzemeler ayrı ayrı."
Merih Akoğul'un bu farklı çalışması, 5 Kasım tarihine kadar Fotoğrafevi'nde sizleri bekliyor. Ve yine 'Bronz Askerlere' dair bir diğer etkinlik de 11 Kasım'da Aksanat'ta gerçekleştirilecek olan müzikli dia gösterisi...
www.evrensel.net